KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1695
- Karar No
- 2024/1445
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 07/08/2024
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 16/10/2024
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında hiçbir ticari faaliyet bulunmadığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, alacaklının hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, dava konusu icra takibinin tahsili halinde, müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağının muhtemel olduğunu, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının öncelikle teminatsız olarak durdurulması gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde uygun görülecek bir teminat mukabilinde takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dosyada hukuka aykırı olarak konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 07/08/2024 tarihli tensip zaptı ile; "... davacı, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını iddia etmekle, iddia tahkikat aşamasında yapılacak araştırma ile ispatlanabileceğinden, alacak kambiyo senedine dayandığından, bu aşamada yaklaşık ispat hususunda Mahkememizde kanat oluşmadığından tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili 07/08/2024 tarihli dilekçesi ile. "07/08/2024 tarihli tensip tutanağı ile ihtiyati tedbir talebimiz icra dairesinin kasasına giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde açıkça talebimiz bulunmadığından reddedilmiştir. .... sayın mahkemenizden İİK'nın 72/3 maddesi "icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir" uyarınca sayın mahkemenizce uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ... talep ederiz." şeklinde belirterek, dava dilekçesinde açıkça talep edilmeyen icra veznesine giren ya da girecek paranın davalı alacaklıya verilmemesi hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dilekçenin üzerine "taleple ilgili tensip zaptında değerlendirme yapılmış olmakla talebin mükerrer olduğu anlaşılarak karar verilmesine yer olmadığına karar verildi." şeklinde şerh düşüldüğü, ilgili talep hakkında ara karar düzenlenmediği görülmüştür. Bunun üzerine davacı vekili tarafından aynı gün dilekçe düzenlenerek UYAP üzerinden tekrar ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde bu hususta ara karar kurularak istinaf yolunun açık bırakılması talep edilmiştir. Mahkemece iş bu talep hakkında değerlendirme yapılarak ara karar oluşturulmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 08/08/2024 tarihli istinaf dilekçesi ile ilk derece mahkemesinin 07/08/2024 tarihli tensip tutanağı ile verilmiş olan ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak öncelikle ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne, aksi kanaat oluşur ise İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Dava, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, istinafa konu karar ise ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması isteminden ibarettir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
2004 Sayılı İİK'nın 72/3. maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. İİK'nın 72/3.maddesindeki anlatımdan da anlaşılacağı üzere, düzenlemenin borçluya verilen bir hak olduğu, borçlunun icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde istemde bulunabileceği, söz konusu madde uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talep koşulunun yeterli olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı vekili takibin durdurulmasını talep etmiş ise de, "çoğun içinde azı da vardır" kuralı gereğince İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesi gerekirken, talebin bu husus tartışılmaksızın tümden reddedilmesi yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1695, K. 2024/1445, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama