İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1707 K.2024/1436

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2023 tarih ve 2023/358 Esas - 2023/948 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2024/1707Karar2024/1436Tarih9 Ekim 2024Okuma9 dk · 1.820 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Ekim 2024
Dosya no
2024/1707
Karar no
2024/1436
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/04/2023(Dava) - 28/11/2023 (Karar
Numarası
2023/358 Esas - 2023/948 Karar
Dava
Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
Bam karar tarihi
09/10/2024
Karar yazım tarihi
09/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.820 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2023 tarih ve 2023/358 Esas - 2023/948 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

06.03.2020 tarihinde, Adatepe Mah. 3. Sokak ile 3/8 Sk. kesişimi Buca-İzmir istikametinde seyir halinde olan ... idaresindeki ... plakalı aracın, ... idaresindeki ... plakalı aracı geçmek isterken aracın sağ arka köşe kısmına çarparak yan şeride geçtiğini ve akabinde sürücü ... idaresindeki müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın sol ön kısmına çarptığını, çarpmanın etkisiyle aracın yolun sağ tarafındaki kaldırıma çıkarak beton direğe çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında oluşan hasara ilişkin ...

Şirketi tarafından hazırlanan rapora göre; araçta değişmesi gereken parçaların bedelinin 24.204,05 TL, işçilik masrafı ise 4.363,20 TL olmak üzere toplam 28.603,25 TL hasar bedeli ortaya çıktığını, araçta ortaya çıkan hasar bedelinin tazmini için karşı tarafın sigorta şirketine başvurulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, 18.09.2020 tarihinde 2020.E.76961 sayılı dosya ile araçta oluşan hasar ve işçilik masraflarının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, Komisyonun 15.02.2021 tarihli K.2021/18448 sayılı kararında '' ...

Dava konusu uyuşmazlığın, keşfen yapılacak inceleme ile kusur tespiti de dahil olmak üzere esasa yönelik çözümü amacıyla genel yargılamaya tabi olmak üzere adli yargı nezdinde dava açılması, karşılıklı yarar ve sorumluluk dengesi gereğince her iki tarafın da hukuki yararına olacağının anlaşıldığı, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun dava konusu uyuşmazlık hakkında görevsizliğine bağlı olarak usulden reddine'' şeklinde karar verdiğini, arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan sebeplerle;

davanın kabulü ile maddi hasarlı trafik kazası sonucunda müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 28.608,25 TL tutarındaki hasar bedelinin, davalı taraftan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinin 06.03.2020 olup davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını işbu davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Ek 6. maddesi gereğince müvekkili şirkete başvuru yapılması esnasında davacı tarafça ibrazı zorunlu olan belgelerin dosyaya ibraz edilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, mahkemece bilirkişi marifeti ile yaptırılacak hasar incelemesinde, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlenmesi,

aracın tamirinin ekonomik olmadığının anlaşılması halinde, aracın “trafikten çekilme belgesi” alınarak hurdaya ayrılmasını ve bu belgenin ibrazı şartıyla aracın rayiç değerinden hurda bedelinin mahsup edilerek bulunacak tazminat değerinin ödenmesi gerekeceğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, davacıya ait aracın davaya konu kazadan önceki tüm hasarlarının mahkemece tespitinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle; karşı tarafın haksız ve yersiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; "....Davalı vekili zamanaşımı savunmasında bulunmuştur.

2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.

KTK’nın 109. maddesinde yer alan özel düzenlemeler dışındaki diğer hususlarda, 109. maddenin 5. fıkrasında yer alan “Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır” şeklindeki düzenleme uyarınca, TBK’nın 149 ve devamındaki genel hükümlerin uygulanması gereklidir. TBK’nın 149. maddesi “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.

Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar” şeklinde düzenlenmiştir. Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağı yönündeki ifadesiyle TTK’nın 1420. maddesinin 1. fıkrası hükmünün de, TBK’nın 149. maddesiyle paralel bir düzenleme olduğu görülmektedir.

Bu nedenle, TBK’nın zamanaşımının kesilmesine ilişkin 154. maddesinin yanında kesilen zamanaşımı süresinin yeniden başlamasına ilişkin 156. ve 157. madde hükümlerinin de dikkate alınması gereklidir.

TBK’nın 154. maddesi uyarınca zamanaşımı, borçlunun işlem ve eylemleri “borcun ikrarı, tanınması, faiz ödenmesi, kısmi ifada bulunulması, rehin verilmesi, kefil gösterilmesi” ile kesilebileceği gibi, alacaklının işlem ve eylemleri “dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurulması, icra takibinde bulunulması veya iflas masasına alacağın kaydettirilmesi” ile de kesilebilmektedir. TBK’nun 157/1.

Fıkrası uyarınca “Bir dava veya defi yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.” Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. Maddesinde “Arabuluculuk Bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur…”hükmüne yer verilmiştir.

Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında, kazanın 06.03.2020 tarihinde gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine 09.06.2020 tarihinde başvuruda bulunduğu, başvuru üzerine sonuç alamayınca davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna 18.09.2020 tarihinde başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 15.02.2021 tarihinde “uyuşmazlığın keşfen yapılacak inceleme ile çözülmesinin taraflar yararına olduğu, bu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonu’nun görevsiz olduğundan bahisle” başvurunun usulden reddine karar verdiği, davacının bunun üzerine 10.06.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvuruda bulunduğu,

son tutanağın 27.06.2022 tarihinde düzenlendiği, TBK’nun 154.

Maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunması zamanaşımını kesen neden olup, TBK’nun 157/1. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 15.02.2021 tarihli karar ile yeniden işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin 15.02.2023 tarihinde dolacağı, davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğu 10.06.2022 tarihi ile son tutanağın düzenlendiği 27.06.2022 tarihi arasında zamanaşımı durduğundan, durma süresi kadar (17 gün) zamanaşımı süresinin dolacağı 15.02.2023 tarihine eklenmesi gerektiği, bu halde zamanaşımı süresinin 05.03.2023 tarihinde dolduğu,

davanın 28.04.2023 tarihinde zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı...." gerekçesiyle davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı vekilinin cevap süresinde olmadığını, davalının zaman aşımı def'ini süresinde ileri sürmediğini, müvekkilinin aracında oluşan hasardan dolayı zarar uğradığını, müvekkilinin bu zarardan kaynaklı alacağının zaman aşımına uğramadığını, davaya konu kaza sonucunda müvekkilinin aracında oluşan hasara ilişkin ... Ltd. Şti.

Tarafından hazırlanan rapora göre, araçta değişmesi gereken parçaların bedelinin 24.204,05 TL, işçilik masrafının ise 4.363,20 TL olmak üzere toplam 28.603,25 TL hasar bedelinin ortaya çıktığını, araçta ortaya çıkan hasar bedelinin tazmini için karşı tarafın sigorta şirketine başvurulduğunu ancak her hangi bir ödeme yapılmadığını, 18/09/2020 tarihinde 2020 E.76961 sayılı dosya ile araçta oluşan hasar ve işçilik masraflarının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, komisyonca görevsizlik kararı verildiğini, tahkim kararı sonrasında Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulduğunu,

dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak yapılan görüşmenin 27/06/2022 tarihinde tarafların anlaşamaması üzerine son bulduğunu, müvekkili şirkete ait aracın kendi şeridinde seyir halinde iken başka bir araca çarparak şeridinden çıkıp, müvekkiline ait araca çarparak araçtaki bir çok parçanın değişmesine sebep olan ... plakalı aracın asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu kazadan kaynaklı aracında meydana gelen hasardan dolayı 28.608,25 TL masraf yapmak zorunda kaldığını, kazaya sebep olan ... idaresindeki ... plakalı aracın sorumluluğunun, ...

Sigorta A.Ş. Tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkilinin alacağının zaman aşımına uğramadığını, buna ilişkin davalı itirazının süresinde ve yerinde olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davacı aracında meydana gelen hasar bedeline ilişkin maddi zararın karşı araç ZMMS sigortacısından tahsiline ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davacının davasının zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.

KTK’nın 109. maddesinde yer alan özel düzenlemeler dışındaki diğer hususlarda, 109. maddenin 5. fıkrasında yer alan “Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır” şeklindeki düzenleme uyarınca, TBK’nın 149 ve devamındaki genel hükümlerin uygulanması gereklidir. TBK’nın 149. maddesi “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.

Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar” şeklinde düzenlenmiştir.

Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağı yönündeki ifadesiyle TTK’nın 1420. maddesinin 1. fıkrası hükmünün de, TBK’nın 149. maddesiyle paralel bir düzenleme olduğu görülmektedir. Bu nedenle, TBK’nın zamanaşımının kesilmesine ilişkin 154. maddesinin yanında kesilen zamanaşımı süresinin yeniden başlamasına ilişkin 156. ve 157. madde hükümlerinin de dikkate alınması gereklidir.

TBK’nın 154. maddesi uyarınca zamanaşımı, borçlunun işlem ve eylemleri “borcun ikrarı, tanınması, faiz ödenmesi, kısmi ifada bulunulması, rehin verilmesi, kefil gösterilmesi” ile kesilebileceği gibi, alacaklının işlem ve eylemleri “dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurulması, icra takibinde bulunulması veya iflas masasına alacağın kaydettirilmesi” ile de kesilebilmektedir. TBK’nun 157/1.

Fıkrası uyarınca “Bir dava veya defi yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.” Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. Maddesinde “Arabuluculuk Bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur…”hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda bu düzenlemeler dikkate alındığında, kazanın 06.03.2020 tarihinde gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine 09.06.2020 tarihinde başvuruda bulunduğu, başvuru üzerine sonuç alamayınca davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna 18.09.2020 tarihinde başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 15.02.2021 tarihinde “uyuşmazlığın keşfen yapılacak inceleme ile çözülmesinin taraflar yararına olduğu, bu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonu’nun görevsiz olduğundan bahisle” başvurunun usulden reddine karar verdiği, davacının bunun üzerine 10.06.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvuruda bulunduğu,

son tutanağın 27.06.2022 tarihinde düzenlendiği, TBK’nun 154.

Maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunması zamanaşımını kesen neden olup, TBK’nun 157/1. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 15.02.2021 tarihli karar ile yeniden işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin 15.02.2023 tarihinde dolacağı, davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğu 10.06.2022 tarihi ile son tutanağın düzenlendiği 27.06.2022 tarihi arasında zamanaşımı durduğundan, durma süresi kadar (17 gün) zamanaşımı süresinin dolacağı 15.02.2023 tarihine eklenmesi gerektiği, bu halde zamanaşımı süresinin 05.03.2023 tarihinde dolduğu,

davanın 28.04.2023 tarihinde zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı anlaşılmakla davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/358 Esas - 2023/948 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1707, K. 2024/1436, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1707
Karar No
2024/1436
Tarih
9 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1709 K.2024/1769
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1710 K.2024/1733
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1714 K.2024/1708
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1716 K.2024/1432
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1720 K.2024/1458
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1720 K.2024/1492

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.