KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1720
- Karar no
- 2024/1458
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/06/2024 (Dava) - 08/07/2024 (Karar
- Numarası
- 2024/621 Esas - 2024/652 Karar
- Dava
- Anonim Şirkete Temsil Kayyımı Atanması(4721 sayılı TMK'nın 426/1-2.Bendi Gereğince Açılan
- Bam karar tarihi
- 17/10/2024
- Karar yazım tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
1.102 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2024 tarih ve 2024/621 Esas- 2024/652 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilleri tarafından Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin2024/597 Esas sayılı dosyasında Anonim Şirketin Fehsi istemli dava açıldığını, mahkemenin taraflarına gönderilen 13/06/2024 tarihli tensibin 6 a) ara kararı gereği Davacı ... T.C.Kimlik numaralı ...'ın davalı ... Şirketi'nin müştereken temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle menfaat çatışması olduğundan davalı şirkete temsil kayyımı atanması için; davacı ...
T.C. Kimlik numaralı ... vekiline 4721 Sayılı TMK'nın 426/1-2 maddeleri gereğince davalı şirkete temsil kayyımı atanması için dava açmak üzere 30 günlük kesin süre verilmesine şeklinde karar kurulduğunu, ilgili dosyanın 13/06/2024 tarihli tensipteki ara karar gereği taraflarına verilen kesin süre içerisinde ... Şirketi'ne temsil kayyımı atanmasını talep etme zorunluluğunun doğduğunu, açıklanan nedenlerle ve mahkemece tespit edilen durumlar ile.
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/597 Esas sayılı dosyasında taraflarına verilen ara karar gereği, davalı ... Şirketi'ni temsil etmek ve davayı takip etmek üzere temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...Davacı ...'ın davalı ... ŞİRKETİ'nin müştereken temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle Mahkememizin 2024/597 Esas sayılı dosyasında menfaat çatışması olduğu..." gerekçesiyle "....Talebin KABULÜNE, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426/1-2 Maddesi gereğince Muğla Barosu avukatlarından ... T.C.Kimlik numaralı Av. ...'ın ...'ne ... sicil numarası ile kayıtlı ... ŞİRKETİ'ne "TEMSİL KAYYIMI" OLARAK ATANMASINA, Muğla Barosu avukatlarından ... T.C.Kimlik numaralı Av. ...'a 20.000,00-TL ücret TAKDİRİNE, 20.000,00-TL ücretin mahkememiz kararı kesinleştiğinde Mahkememizce temsil kayyımı olarak atananan Muğla Barosu avukatlarından ... T.C.Kimlik numaralı Av. ...'a ÖDENMESİNE...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... A.Ş. Yanında Fer’i Müdahale İsteminde Bulunan ve İstinaf Yoluna Başvuran Yönetim Kurulu Başkanı ... Vekili 17.07.2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece davalı şirketin cevap süresinin dolması dahi beklenmeden karar verildiğini, yerel mahkemenin davalı şirketin savunmalarına itibar etmeyeceğini ortaya koyduğunu, müvekkili ...'ın haksız davalarla parçalanmaya çalışılan davalı ...
A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğunu ve şirketi en üst düzeyde temsil etmek ve korumak sorumluluğu altında olduğundan feri müdahale de bulunma hak ve yetkisine sahip olduğunu, davalı şirketin cevap süresi sona ermemişken, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkı hiçe sayılarak davanın karara çıkartılması durumunda, müvekkiline davalı yanında feri müdahalede bulunma görev ve sorumluluğunun yüklendiğini, davalı şirketin yönetim kurulu bulunduğunu, şirketin iş ve işlemlerinin hiç bir şekilde aksamadığını, şirketin üst düzeyde yönetici ve temsilinin de yönetim kurulu başkana olarak müvekkili ... tarafından sağlandığını,
tüm beyan ve itirazları baki kalmak kaydıyla, davalı şirket için temsil kayyımı olarak tayin edilecek kişinin Muğla Barosu'na mensup bir avukat olarak belirlenmesini kabul etmediklerini, davacı vekilinin Muğla Barosu Başkanı olduğunu, şirketin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla tarafsız ve bağımsız davranması gereken temsilcinin ticari dava yoğunluğu ve mesleki tecrübe durumu nazara alındığında İzmir Barosu Başkanlığından tayinin makul ve adil olacağını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 11/07/2024 TARİHLİ EK KARARI
İlk derece mahkemesince; "... fer'i müdahale talebi ile birlikte mahkememiz kararına yönelik ayrıca istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmış ve fakat ...'ın dosyada fer'i müdahil sıfatı bulunmadığından gerekçeli kararı istinaf etme hakkı da olmadığı..." gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 67/2.maddesi gereğince Fer'i müdahale talebinin ve istinaf Başvurusunun REDDİNE karar verilmiştir.
Davalı ... A.Ş. Yanında Fer’i Müdahale İsteminde Bulunan ve İstinaf Yoluna Başvuran Yönetim Kurulu Başkanı ... Vekili 13/08/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece istinaf başvurularının reddine karar verildiğini, mahkemece 05/08/2024 tarihinde Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/621 Esas ve 2024/652 Karar sayılı dosyası üzerinden verilen 08/07/2024 tarihli gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edildiğini, mahkemece sehven ve mükerrer şekilde yapılan gerekçeli karar tebligatı karşısında istinaf başvurularının dikkate alınması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme ek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; 4721 sayılı TMK'nın 426/1-2.Bendi Gereğince Açılan Anonim Şirkete Temsil Kayyımı Atanması talebine ilişkindir.
Mahkemece; talebin kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı ... A.Ş. İle davalı yanında Fer’i Müdahale İsteminde Bulunan ve İstinaf Yoluna Başvuran Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 127 nci maddesinde; "Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir." hükmü, aynı Kanun'un cevap dilekçesinin içeriğini düzenleyen 129 uncu maddesinin birinci bendinin "e" fıkrasında ise "Savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği" hükmü düzenlenilmiştir.
Yine 6100 sayılı Hukuki Dinlenilme Hakkı başlıklı HMK' nın 27. Maddesinde; "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c)Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir." hükmü düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kayyım tayini istenilen davalı şirkete dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğinin 02/07/2024 tarihinde yapıldığı, davalı şirkete cevap dilekçesi sunması için iki haftalık süre verildiği, ancak mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda iki haftalık cevap süresi dolmadan ve tahkikat aşaması bitmeden 08/07/2024 tarihinde karar verildiği, bu şekilde davalı tarafın savunma hakkının kısıtlandığı ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla, kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1720, K. 2024/1458, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama