KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1983
- Karar No
- 2024/1866
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22/05/2024
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 31/12/2024
Karar Metni
1.254 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ..
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Davalı tarafın yapılan icra takibine yetki itirazında bulunduğunu, iş bu itirazın yerinde olmadığını, icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde açıldığını, davalının Antalya Genel İcra Dairesi ...
Esas sayılı icra takip dosyasındaki borca itirazında açıkça "Müvekkilim şirket kiralanan araçların bedelini ödemiştir." beyanı ile sözleşmesel-ticari ilişkinin varlığının kabul edildiğini, ayrıca işbu itirazın iptali davasının konusu icra takip dosyası incelendiğinde, dosyaya sunmuş oldukları cari hesap ekstresinde görüleceği üzere davalının müvekkile olan toplam borcu 714.000,00 TL olup, takibin 174.000,00 TL üzerinden başlatıldığını, bu durumda davalı tarafından yapılan kısmi ödeme ile de taraflar arasında sözleşmesel-ticari ilişkinin varlığının sabit olduğunu, bu nedenle yetki itirazının yerinde olmadığını, davacı müvekkil şirketin,
Türkiye'nin dört bir yanına turizm hizmeti veren aktif bir seyahat şirketi olduğunu, davalı şirketin de bu kapsamda faaliyet gösterdiğini, davalının, müvekkil şirketten 714.000,00 TL karşılığında 25 adet araç kiraladığını, müvekkilinin, işbu 25 adet aracı kiralamasından kaynaklı olarak davalı şirkete 714.000,00 TL bedelli fatura kestiğini, ancak davalı şirketin faturadan kaynaklanan 174.000,00 TL'yi ödemediğini, cari hesap ekstresi ile davalı şirketin 174.000,00 TL borçlu olduğunun görüleceğini, işbu 174.000,00 TL bedelindeki alacak için davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını,
davalı tarafından ise işbu icra takibine itiraz edildiğini ve neticesinde İcra Müdürlüğü tarafından dosyanın durdurulduğunu, davalı şirketin, borca itirazı ile taraflar arasındaki ticari ilişkiyi açıkça kabul ettiğini ancak haksız olarak 25 değil 20 adet aracın teslim edildiğini iddia ettiğini, davalının işbu iddialarının asılsız olduğunu, borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, yapılacak yargılamada davacı müvekkilin icra takibi tutarında alacağı olduğu ortaya çıkacağını, davalı şirkete ait ticari defter kayıtları incelendiği takdirde davacı müvekkilinin haklı alacağının ortaya çıkacağını,
davaya konu hizmet tesliminin gerçekleştiğinin ispatı bakımından davalıya kiralanan 25 adet aracın bilgilerinin, araçları sevk ve idare eden şoförlerin bilgilerinin ve tüm araçların takograf çıktılarının, davalı ile yapılan whatsapp görüşmesinin mahkemeye sunulduğunu beyan ederek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, .. müvekkili aleyhine yaptığı icra takibinde cari hesap ekstresine dayandığını, davacı şirketin, müvekkili şirkete cari hesap ekstresinde ve faturada belirtilen sayıda araç kiralamadığını ve bu araçları müvekkiline teslim etmediğini, söz konusu araçların bir kısmının yolcuları yarı yolda bırakarak gittiğini, bir kısmının ise araçlardaki yolcuları birbirine aktardığını, bu şekilde otobüs sayısını azaltarak boşalan araçları müvekkiline teslim etmeden geri çevrildiklerini, davacı şirketin müvekkili şirketten bir alacağı bulunmadığını, müvekkilinin icra takibine itirazlarını bildirdiğini,
ikame edilen itirazın iptali davasının haksız ve yersiz olduğunu, davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkiline hizmet verilmediğini, yine müvekkilinin, hizmet eksik ifa edilmesine rağmen, iyi niyetle ödeme yaptığını, bakiye araçların bu güne kadar gönderilmediğini, iddianın yazılı delil ile ispatlanmak zorunda olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, " 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda "Sulh Hukuk Mahkemesi" görevlidir. Mülga HMUK'tan farklı olarak, HMK da sulh hukuk mahkemelerinin kira ile ilgili uyuşmazlıklarda görev alanı genişlemiştir. Yukarıdaki açıklamalar, iddianın içeriği, iddia dayanağının araç kira bedeline ilişkin olması göz önüne alınarak, görevli mahkemenin Sulh Hukuk mahkemesi olduğu, mahkemenin görevsiz olduğu anlaşılarak, davanın usulden reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi yargılaması ile 22/05/2024 tarihli ilk celsede mahkemenin görevsiz olduğuna karar verilmiş olup, ilk derece mahkemesi kararın dayanağında ise uyuşmazlığın araç kiralama ilişkisinden kaynaklandığı, tarafların verdiği dilekçelerde hizmet ilişkisine dair bir belirleme olmadığına hükmedildiğini ancak 31/01/2024 tarihli dava dilekçesinin 5 no'lu paragrafında açıkça aradaki işlemin hizmet ilişkisi olduğu, davacı müvekkilinin 25 adet aracı kullanan şoför bilgilerinin ekteki şoför listesinde sunulduğu, yine hizmete konu araçların takograf çıktılarının ekte sunulduğu,
müvekkili şirketin verdiği taşıma hizmetine konu araçları kullanan şoförlerin vardiyalı çalıştığının bildirildiği, hizmet veren davacı şirketteki şoförlerin bir kısmının tanık olarak bildirildiği ve gerektiği takdirde tüm hizmet veren şoförlerin verilen hizmete tanıklık edebileceklerinin beyan edildiği,
buna rağmen ilk derece mahkemesi tarafından hatalı olarak şoförlü araç teslimi yapıldığına dair dilekçede beyan olmadığından görevsizlik kararı verildiğini, gerek dava dilekçesinde sunulu şoför listesi ve takograf çıktısı ekleri gerek dava dilekçesindeki beyanlar ile şoförlü olarak davalı tacirin müşterilerine taşıma hizmeti verildiğinin açık olduğunu, TTK m. 4/1’e göre 6102 sayılı Kanunla her iki tarafın ticari işletmesinden ve her iki tarafın da tacir olmasından doğan hukuk davalarının ticari dava olduğunun düzenlendiğini, dava konusu somut olayda, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu,
ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. TTK'nın 5/3. maddesi "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmünü haizdir.
Somut olayda; iddianın dayanağının araç kira bedeline ilişkin olduğu belirtilmiş ise de sözleşmenin konusu, kapsamı ve şartları göz önüne alındığında sözleşmenin şoförlü taşıma hizmetine ilişkin olduğu, taraflar arasında kira ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davanın; şoförlü taşıma hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, tarafların tacir olduğu, TTK m. 4 uyarınca davanın ticari dava olarak aynı kanunun 5.maddesi gereğince Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, bu nedenle davacının istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Dava şartı olan görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden mahkemece işbu davanın esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi Dairemizce doğru görülmemiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1983, K. 2024/1866, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama