KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1995
- Karar No
- 2024/1863
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24/10/2024
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/08/2024
- Yazım tarihi
- 31/12/2024
Karar Metni
1.133 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı arasında 2022 yılında sona ermiş evveli kiracılık ilişkisi olduğunu, müvekkillerinin 31/10/2022 tarihinde bahse konu mezkur adresi tahliye ettiklerini, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosyası ile müvekkillerine karşı Örnek 13 tahliye talepli takip başlattığını, müvekkillerinin itirazı sonucu İcra Müdürlüğü tarafından resen takibin durdurulmuş olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davalının, itiraza ilişkin hiç bir işlem yapmadığını, itirazın iptali davası açmadığı,
müvekkillerinin kendi rızaları dahilinde, bahse konu iş yerini kendilerinin tahliye ettiğini, kiracılığı karşılıklı olarak sözleşme ile fesh ettiklerini, iş bu bahse konu sözleşmeyi davalının avukatının vekil sıfatı ile imza ettiğini, ilk kiralama tarihinde bu davaya konu olan teminat olarak verilen senedi davalının davacılara geri iade etmediğini, hiç bir zaman oluşmamış bir borç varlığını iddia ederek teminat olarak verilen senedin kötü niyetle icra takibine konu ettiğini, davalının alacağının hukuken ispatı hususunun kendisine ait olduğunu, taraflar arasında kiracılık dışında herhangi bir alış veriş söz konusu olmadığını belirterek,
Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin tedbiren durdurulmasına, davalının, iş bu davadan haksız çıkması karşısında kötü niyet tazminatı olarak % 20 den aşağı olmamak üzere, tazminata hükmedilmesine, tüm dava harç masraflarının davalıdan tahsiline ve vekalet ücretine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, borçlu olmadığını ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafça davaya konu senedin teminat senedi olduğu iddia edilmekteyse de, senet üzerinde teminat için verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, davaya konu senedin sözleşmeye bağlı senet olmayıp davacının da dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığını, buna rağmen dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesindeki imzanın da müvekkiline ait olmayıp davacılar tarafından düzenlenmiş bir belge olduğunu, kira sözleşmesindeki imza ve içeriği kabul etmediğini,
kaldı ki sunulan sözleşme içeriğinde de teminat senedine ilişkin bir ibare bulunmadığını, bonoda nakden kaydı varsa menfi tespit davası açan davacının teminat verdiği iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini ayrıca dosyaya sunulan ödeme evraklarının takibe konu senede istinaden yapılan ödemeler olmadığını, davacılar tarafından senette bulunan imzaların inkar edilmediğini, davacıların kendi iradesi ile senedi müvekkiline verdiğini kaldı ki senet üzerindeki yazıların tamamının senedi bizzat düzenleyen davacılara ait olduğunu, davacıların borçlu olmadığını belge ile ispat etme zorunluluğu bulunduğunu,
davacıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...Somut olayda; dava kira sözleşmesi yapılırken teminat senedi olarak verildiği iddia edilen ve davalı tarafından takibe konu edilen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik olup, taraflar arasında kira sözleşmesi düzenlendiği, davacının kira sözleşmesi kapsamında borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde davanın Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, HMK'nın 115. maddesi gereğince yapılan incelemede mahkememizin görevli olmadığı, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmadığı ve tamamlanmasının da mümkün olmadığı saptanmakla mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın kiralayan-kiracı husumetine ilişkin olmadığını,
borçlu olmadığını ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafça davaya konu senedin teminat senedi olduğu iddia edilmekteyse de senet üzerinde teminat için verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, davaya konu kambiyo senedinin sözleşmeye bağlı senet olmayıp davacının da dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığını, buna rağmen dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesindeki imzanın da müvekkiline ait olmayıp, davacılar tarafından düzenlenmiş bir belge olduğunu, kira sözleşmesindeki imzayı ve içeriğini kabul etmediklerini kaldı ki,
sunulan sözleşme içeriğinde de teminat senedine ilişkin bir ibare dahi bulunmadığını, dosyaya sunulan ödeme evraklarının ise takibe konu senede istinaden yapılan ödemeler olmadığını, senet üzerindeki yazıların tamamının senedi bizzat düzenleyen davacılara ait olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda davacı taraf, takibe konu senedin kiralamış oldukları işyerine teminat olarak verdiklerini iddia etmiş ve taraflar arasında düzenlendiğini iddia ettikleri 01/07/2020 başlangıç tarihli kira sözleşmesini sunmuş, davalı taraf ise cevap dilekçesinde davacı tarafça sunulan kira sözleşmesindeki imzanın kendilerine ait olmadığını, kira sözleşmesinin davacılar tarafından düzenlendiğini, sözleşmedeki imza ve içeriği kabul etmediğini, kaldı ki senedin teminat için verildiğine dair bir ibarenin de bulunmadığını beyan etmiştir.
Bonoya ilişkin hükümler 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 4. maddesinde taraflardan biri tacir olmasa bile bu Kanunda düzenlenen hususlara ilişkin davaların ticari dava sayıldığı açıkça hükme bağlanmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği, 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevinin, kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu düzenlenmiştir.
Dava bonoya dayalı menfi tespit davası olup, davalı tarafça davacının iddia ettiği kira ilişkisi inkar edilmekle menfi tespit davasına konu olan icra takibi, kambiyo senedine istinaden başlatıldığından ve takip dayanağı bononun şeklen zorunlu unsurları tam kambiyo vasfında olduğundan görevli mahkeme TTK'nın 4 ve 5.maddesi uyarınca Ticaret Mahkemeleridir. Taraflar arasında kira ilişkisi olup olmadığı, senedin teminat senedi olup olmadığının görevli olan Ticaret Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesi Dairemizce doğru görülmemiştir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1995, K. 2024/1863, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama