KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/268
- Karar No
- 2024/392
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20/09/2023
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 29/02/2024
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; Davalı ile oluşan cari hesap nedeniyle davalıdan 162.039,05 TL tutarında alacağı kaldığını, bu hususta 23.11.2021 tarihinde davalı ile mutabakat sağlandığını, mutabakat mektubuna rağmen 41.692,33 TL tutarındaki alacağa itiraz edildiğini, itirazın iptalini, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takipte asıl alacağın 23.705,05 TL lik kısmına itiraz ettiklerini, bu kısım yönünden takibin durduğunu, müvekkilinin davacı tarafa borcunun 138.832,00 TL tutarında olduğunu, nitekim 23.11.2021 tarihinde davacı ile mutabakat mektubu imzalandığını ve davacı tarafın bilgisi dahilinde 30.11.2022 tarihinde yani mutabakat mektubunun taşıdığı tarihten sonra müvekkili tarafından davacı tarafa 22.475,58 TL tutarında iade faturası kesildiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; ".... Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 161.307,58 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalının takibe konu alacağın 138.832,00 TL lik kısmını ödemesi ile davacının ticari defter kayıtlarına göre kalan alacağının 22.475,58 TL olacağı ancak davalının bu tutara tekabül eden iade faturası kestiği ve iade faturasının da davacı tarafından ticari deftere kayıt edildiği anlaşılmakla davacının davalıdan alacak talep edemeyeceği kabul edilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar iade faturasının iade edilememesinin vergi dairesindeki sistemsel bir hatadan kaynaklandığını belirtmiş ise de sunulan mail kayıtlarında iade faturasının davacı tarafından kabul edildiği anlaşılmakla davacının davasının reddine, davalının tazminat talebinin davacının kötü niyetle takip başlattığı ispatlanamadığından reddine," karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece isabetli şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olmasına rağmen davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi yönlü taleplerinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının bu yönü ile kaldırılmasını, davacının alacağı olmadığını bildiği halde kötü niyetle icra takibine giriştiği açık olduğundan %20’den azolmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı ödemesi gerektiğinden yerel mahkemenin kararının kötü niyet tazminatı açısından kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini ya da kaldırma neticesi dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın ve davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının icra takibini kötüniyetle başlattığına ilişkin bir delil bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;
davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/268, K. 2024/392, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama