KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/491
- Karar No
- 2024/523
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 26/12/2023
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 12/03/2024
Karar Metni
1.189 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı-borçlu .... ile davacı banka arasında tanzim ve imza olunan kredi sözleşmesine istinaden, davacı bankadan kredi kullandığını, söz konusu kredi sözleşmesini davalı-borçlu ... ın kefil sıfatı ile imzaladığını, kullandırılan krediden kaynaklanan borcun ödenmediğini, borcun tahsili amacıyla Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlulara ödeme emri tebliğ edildiğini fakat davalı-borçluların ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davalı-borçluların Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunduklarını, davalılardan ... ın davacı bankadan kredi çektiğini kefil olarak diğer davalı ...ı kefil olarak gösterdiğini, davalı ... ın davacı bankaya takip konusu olan borcu çok fazla hesaplandığını, davalı ... ın davacı bankaya bu kadar borcu bulunmadığını ve bu kadar kredi çekmediğini, davalının söz konusu borcun bir kısmını ödediğini, davalı gerek icra takibi başlatılmadan gerekse başlatıldıktan sonra ödemeler yaptığını ve bu ödemeler nazara alınmadan davalı hakkında icra takibi ve dava açıldığını,
davalının davacı bankaya yaptığı ödemelerin hesaplanmasını ve yapılan ödemelerin borçlarından mahsup edilmesini talep ettiklerini beyan ederek davanın reddi ile davacının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle reddedilen miktarın %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini dilemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı banka ile davalı ... arasında 30.06.2011 tarihinde 50.000,00 TL limit ile Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, 26.08.2019 tarihinde davaya konu ... kredi numarası ile 32.000,00 TL limit ile 24 ay vadeli, aylık 62,49 basit usulde yıllık 429,88 akdi faiz oranı ile taksitli kredi kullanıldığı, sözleşmelerde ve kredi ödeme planlarında davalı ... ın adı, soyadı ve imzası olduğu, 04.06.20212 tarihinde davacı banka ile davalı ... ve dava dışı .... arasında Kefalet Sözleşmesi akdedildiği,
akdedilen sözleşmede davalı ... ve dava dışı ... nın 50.000,00 TL limitten sorumlu olarak müteselsil kefil sıfatı ile imzaları olduğu, icra takibine konu kredi borçlarının ödenmediği, alınan, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişi raporunda hükme esas hesaplanan asıl alacak, faiz ve ferileri tutarında davalıların icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu, davalıların borcunu ödediğine dair delil sunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle, hesap edilen alacak kalemleri üzerinden ve davacının takip talebindeki talep ettiği miktarlar aşılmamak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı bankanın müvekkilleri hakkında aynı sözleşmeden kaynaklı olarak haksız ve hukuka aykırı bir şekilde birden fazla takip başlattığını, müvekkilinin söz konusu sözleşme ve kredilere ilişkin ödemeleri düzgün bir şekilde yapmasına rağmen davacı bankanın müvekkilinin çekmediği kredilere ilişkin takipler yaptığını, bu hususu defalarca mahkemede dile getirmelerine rağmen mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan sadece bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurma yoluna gidildiğini, davacı bankanın haksız kazanç sağlama peşinde olduğunu,
müvekkiline verdiğini iddia ettiği kredilerin şeffaflıktan uzak olduğunu, müvekkilinin defalarca davacı bankaya neye göre kendisine kredi verildiğini, kendisinin bu kadar kredi çekmediğini, kendisine ne şekilde 14 tane kredi verildiğini açıklanmasını talep etmesine rağmen davacı banka tarafından bu hususta herhangi bir açıklama yapılmadığını, ayrıca davalı müvekkili ... ın verilen 14 krediye kefil olması durumunun da mümkün olmadığını, müvekkili ... ın davaya konu olan borçtan dolayı sorumlu olmadığını, zira müvekkili söz konusu kredi için herhangi bir kredi ve sözleşmeye özellikle imza atmadığını,
müvekkil ... ın kefil olarak imzalamadığı sözleşmelerden doğan borçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, kabul etmemekle beraber bir an müvekkili ... ın müteselsil kefil olması nazara alınsa dahi alacaklı bankanın, borcun ödenmemesi ve borçluya ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması hallerinde, borçlu için takip yapmadan kefile başvurabileceğini, bu nedenle müvekkili ...a yapılan takip hukuka aykırı olduğundan davanın ... yönünden reddine karar verilmesi gerekirken müvekkili ... açısından davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
söz konusu kredinin tüketici kredisi olduğu için işbu davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili tarafından Dairemize gönderilen 28/02/2024 tarihli dilekçe ile; Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas(Denizli İcra Dairesi ... yeni Esas) sayılı ilişkin borcun haricen ödendiğini, bu nedenle işbu davanın konusuz kaldığını, dava konusu alacak ile ilgili taraflarınca haricen tahsilat yapıldığından, borç ödendiği için davanın konusuz kaldığını, bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalılar vekili tarafından Dairemize gönderilen 01/03/2024 tarihli dilekçesi ile; Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas(Denizli İcra Dairesi .... yeni Esas) sayılı ilişkin borcun müvekkilleri tarafından haricen ödendiğini, bu nedenle işbu davanın konusuz kaldığını, dava konusu alacak ile ilgili müvekkillerince ödeme yapıldığından, borç ödendiğinden davanın konusuz kaldığını, bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Karar kesinleşinceye kadar davalı tarafların hakkındaki davaya konu icra takibindeki itirazlarından vazgeçmesi, davacı tarafın alacaklarını haricen tahsil etmesi halinde davanın konusuz kalacağı anlaşıldığından kararın bu sebeple kaldırılması ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince re'sen sebeplerle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/491, K. 2024/523, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama