İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/434 K.2025/430

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik…

Esas2024/434Karar2025/430Tarih14 Mayıs 2025Okuma12 dk · 2.412 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/434
Karar No
2025/430
Karar tarihi
14 Mayıs 2025
İncelenen kararın mahkemesi
DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/11/2021
Dava
Maddi Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan
Karar yazım tarihi
15/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.412 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 13/09/2019 tarihinde, davalı ...A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan... idaresindeki...plaka sayılı aracın sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında araç içerisinde yolcu konumunda seyahat eden davacılar ..., ... ve ...'nın anneleri olan ...'ın vefat ettiği, ölenin maddi desteğinden mahrum kalındığı, sigorta şirketine müracaat edildiği ancak herhangi bir ödeme alınmadığını beyanla ve artırılmış haliyle davacı

... için 10.995,29 TL, davacı ... için 26.797,32 TL ve davacı ... için 114.650,51 TL destekten yoksunluk zararı olmak üzere toplam 152.293,132 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI CEVABININ ÖZETİ

Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığı, kazanın Bilecik ilinde meydana geldiği ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, olayın haksız fiilden kaynaklandığı, taraflar arsasında bir sözleşme de bulunmadığı, davanın asli hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, dava öncesi Güvence Hesabına usulünce başvuru yapılmadığı, KTK 97. maddesinde öngörülen dava şartının gerçekleşmediği, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava öncesi temerrüt oluşmaması ve hadisenin haksız fiil niteliğinde bulunması nedeniyle ancak dava tarihinden ve yasal faiz ile sorumlu tutulabilecekleri, kusurun, maddi desteklik iddialarının ve zararının usulünce ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

DELİLLER

Trafik kazası tespit tutanağı, kusur ve tazminat bilirkişi raporu, nüfus kayıtları, tüm dosya kapsamı.

İDM KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; olayın tek taraflı trafik kazası olduğu, davacılar desteğinin araçta yolcu konumunda bulunduğu, davacılar murisine herhangi bir kusur atfedilmediği, davacıların trafik kazası sonucu vefat eden yolcunun çocukları olması ve annesinin maddi desteğinden mahrum kalması nedeniyle maddi tazminat isteme haklarının bulunduğu, tazminat bilirkişisinden alınan ek raporda davacı... için 10.995,29 TL, davacı ...için 26.797,32 TL ve davacı ...için 114.650,51 TL destekten yoksunluk zararı hesaplandığı, raporun usule uygun olduğu,

davacılar desteğinin emniyet kemeri takıp takmadığı konusunda bir tespit yapılmadığı ve aile bireyleri arasındaki taşımaların hatır taşıması olarak nitelendirilemeyeceği, bundan sebep müterafik kusur ve hatır taşıması savunmalarına itibar edilmediği,

dava öncesi sigorta şirketine yapılan başvuru tarihine göre 16/12/2019 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, sigortalı limited şirketi olduğundan hükmolunan tazminatlar için ticari faiz uygulanması icap ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ... için 10.995,29 TL, davacı ...için 26.797,32 TL ve davacı ...için 114.650,51 TL destekten yoksunluk zararı olmak üzere toplam 152.293,132 TL maddi tazminatın 16/12/2019 temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava öncesi müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuruda tazminat hesaplamasına esas tüm bilgi ve belgelerin sunulmadığı, KTK 97. maddede öngörülen şekilde başvuru koşulunun yerine getirilmediğini, davacılar yakınının vefatı ile neticelenen trafik kazasının davacı ...'nin kusuru sonucu meydana geldiğini, üçüncü kişi konumunda bulunmayan zarar görenin kusuruna isabet eden oranda tazminata hükmedilememesi gerektiğini, emniyet kemeri takılmaması durumunun müterafik kusur sayılmaması ve indirim sebebi yapılmamasının da isabetsiz olduğunu, davacılar desteğinin hatır için taşındığının açık olduğunu,

ancak mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, vefat edenin anne ve babası gösterir nüfus kaydı sorgulaması yapılması, ölenin ebeveynleri hayatta ise bunların desteklik paylarının ayrılması gerektiğini, tazminat bilirkişisi kök ve ek raporlarına yönelik detaylı itirazda bulunduklarını, hesaplama hatası ve desteklik sürelerine ilişkin itirazlarının karşılanmadığını, dava öncesi usulünce yapılmış başvuru olmaması nedeniyle dava ikamesinden evvel temerrüt oluşmadığını, zararlandırıcı olayın haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığını, taraflar arasında sözleşme ilişkisi de bulunmadığını,

faiz başlangıç tarihi ve türünün hatalı belirlendiğini, dava ikamesi önce sigortaya müracaat koşuluna dair dava şartı oluşmadığı ve dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesinin de hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi sigorta şirketine usulünce başvuru yapıldığını, davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda seyahat eden ...'nin sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında vefatı nedeniyle ölenin çocukları olan davacılar tarafından aracın trafik sigortacısı davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği ve davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olmasının tazminat istemlerine engel oluşturmayacağını,

müterafik kusur ve hatır taşıması noktasında ilk derece mahkemesinin kabulünün yerinde olduğunu, nüfus kaydına ve desteklik paylarına ilişkin olarak ise sadece davacıların desteklik zararının hesaplandığını, diğer hak sahipleri açısından bir hak ihlalinin bulunmadığını, davacıların desteklik sürelerinin tespiti bakımından hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunda usule ve yasaya uygun tespit yapıldığını, faizin başlangıç tarihi ve türüne yönelik itirazların da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Davacılar, trafik kazası sonucu annelerinin vefatı nedeniyle ölenin maddi desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek destekten yoksunluk zararı adı altında bir miktar maddi tazminatın karşı aracın trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

1-) Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü üzere, davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuru yönünden bir kısım evrakların eksik sunulduğu ileri sürülmüş, bu yönde bir cevap dilekçesi davacı tarafa iletilmesine rağmen davacı tarafça eksik belgeler tamamlanarak yeniden sigorta şirketine başvuru yapıldığı ispatlanamamış ise de Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında da benimsendiği üzere başvuru şartı her zaman giderilebilen dava şartlarından olduğundan ve somut davada dava açılmakla bu eksiklik giderildiğinden bu dava şartının yerine getirilmediği yönündeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı;

davacıların miras bırakanı olan ve olayda vefat eden...ın araçta yolcu konumunda olması ve olayın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmaması, davacıların murisinin araçta yolcu olduğu ve işleten olmadığı dikkate alındığında davacıların sigorta şirketine karşı üçüncü kişi konumunda olduğu ve mirasçıları olan davacıların tazminat istemesine engel bulunmadığı kanaatiyle bu hususa yönelen istinaf talebinin de yerinde olmadığı; hatır taşımasına yönelik istinaf sebebi ileri sürülmüş ise de bu yöndeki itirazın cevap dilekçesinde ileri sürülmediği,

hatır taşımasının cevap dilekçesinde ileri sürülmemesi halinde istinaf aşamasında da bu yönde bir itirazın dinlenemeyeceği, bunun yanında müteveffanın sürücü ve malik olan kişinin eşi olduğu dikkate alındığında hatır taşımasının varlığından söz edilemeyeceği anlaşılmakla davalı vekilinin hatır taşımasına yönelen istinaf talebinin yerinde olmadığı; dosya arasına alınan nüfus kayıtlarına göre davacıların miras bırakanı olan ...'ın anne ve babasının kaza tarihinden önce vefat ettiği dikkate alındığında aktüerya bilirkişi raporunda anne ve babaya pay ayrılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı,

yine aktuerya bilirkişinin kök ve ek raporundaki hesap farklılıklarının davacıların destek günlerinin asıl raporda hatalı alınmasından kaynaklandığı, dolayısıyla ek raporda asıl rapordaki hata giderildiğinden ek rapora itibar edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatiyle davalı vekilinin aktuerya raporuna yönelen istinaf taleplerinin yerinde olmadığı;

davacı ...nın kardeşleri olan diğer davacılar ...ve ...ın üniversite eğitimi gördükleri dikkate alındığında, davacı...'nın da üniversite eğitimi almasının hayatın olağan akışına uygun olacağı ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca bu davacı yönünden 25 yaşına kadar destek hesabı yapılması gerektiği kanaatiyle davalı vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin yerinde olmadığı; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yargılama sonucunda belirlenen haklılık durumuna göre taraflara paylaştırılmasının zorunlu olduğu,

somut dosyada davanın kabulüne karar verildiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatiyle davalı vekilinin bu hususa yönelen istinaf taleplerinin de yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve tüm bu sebepler yönünden istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Buna karşın;

2-) Zarar görenin veya davacıların desteğinin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 gün ve 2016/19269 esas, 2017/11960 karar. 19/02/2018 tarih ve 2015/7675 esas, 2018/1070 karar sayılı içtihatları).

Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354).

Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalı tarafın bu hususu savunma olarak ileri sürmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre müterafik kusurun belirlenmesi halinde mahkemece kendiliğinden gözetilmesi, tazminattan usulünce tenkis yapılması gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251 - 2018/3894 E.K. Sayılı içtihadı).

Bu açıklamalar ışığında somut dosyaya bakıldığında; davacıların desteği olan ....'ın kaza sonrasında kafa ve vücut travması sonucu çoklu organ yaralanması sonucu vefat ettiği dikkate alındığında, araçta emniyet kemeri takılı olmaksızın seyahat etmesi nedeniyle yaralandığı ve sonrasında vefat ettiği anlaşılmakla, emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle zararın meydana gelmesinde davacıların murisinin müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Tüm bu sebeplerle, davacılar lehine hesaplanan maddi tazminat miktarlarından yukarıda açıklandığı üzere % 20 oranında müterafik kusuru indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken, ilk derece mahkemesince bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu hata, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekmiştir.

3-) Trafik kazasına sebebiyet veren davalıya ait araç ticari amaçla kullanılmayan ve ruhsatında hususi amaçla kullanıldığı yazılı olan otomobildir.

Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/05/2022 gün ve... esas, ... karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının gerekli olduğu, aracın kullanım amacı itibariyle ticari nitelikte olması halinde de avans faizi talep edilmesinin mümkün olduğu,

bu gibi şartların mevcut olmaması halinde ise avans yerine yasal faize hükmedilmesinin gerekeceği, somut dosyada tarafların tacir olmaması ve borcun da ticari işletmeleriyle ilgili olmaması ve davalının aracının kullanım amacı itibariyle ticari nitelikte olmaması da gözetilerek mahkemece yasal faize hükmedilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin faiz türüne yönelen istinaf talebinin de kabulü gerekir.

Ancak bu hata, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekmiştir.

4-) Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında hükmolunan tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmektedir.

Sigorta şirketinin taraf olduğu davada ise, sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihi olarak temerrüt tarihinin kabul edilmesi gerekmekte olup, bu temerrüt tarihinin de sigorta şirketine davadan önce başvuru yapılmış olması halinde bu başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasından başlatılması, başvuru yapılmamış olması halinde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir.

Her durumda, ıslahla dava değerinin artırılması halinde faiz başlangıç tarihi değişmeyecek, yani başlangıçta uygulanan faiz başlangıç tarihi tüm tazminat miktarına uygulanacaktır. HMK 107 maddesi gereği talep artırım ile artırılan kısım yönünden ise, bu davanın niteliği gereği başlangıçta uygulanan faiz başlangıç tarihi tüm tazminat miktarına uygulanacaktır.

Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı incelendiğinde; davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya verilen cevapta bildirilen eksik evraklar giderilerek yeniden sigorta şirketine başvurulduğu davacı tarafça belgelendirilemediğinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden önce temerrüt oluşmadığı kanaatine varılmakla, davadan önce temerrüt oluşmaması nedeniyle davalı aleyhine hükmolunan tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmekte iken, ilk derece mahkemesince temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu hata, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekmiştir.

5-) Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı vekilinin yukarıda 1 nolu bentte gösterilen istinaf sebeplerine yönelen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin yukarıda 2,3 ve 4 nolu bentlerde gösterilen istinaf sebeplerine yönelen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ve yukarıda 2,3 ve 4 nolu bentlerde gösterildiği şekilde Dairemizce yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin sigortaya başvuru koşulunun usulünce yerine getirilmediğinden bu yöndeki dava şartının bulunmadığına, davacı hak sahiplerinin zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunmadığına, olayda hatır taşımasının söz konusu olduğu ve bundan sebep indirim yapılması gerektiğine, davacılar yakını müteveffanın dava dışı hak sahiplerinin desteklik paylarının ayrılmadığına, tazminat bilirkişi raporuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı vekilinin müterafik kusura, hükmedilen tazminat için işletilen faizin başlangıç tarihi ve türüne yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,

3-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas - ...Karar sayılı, 25/11/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,

4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;

a)Davacı...ın açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 21.437,85 TL destekten yoksun kalma zararının 27/01/2020 dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b)Davacı ...ın açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 8.796,23 TL destekten yoksun kalma zararının 27/01/2020 dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

c)Davacı...'ın açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 91.720,40 TL destekten yoksun kalma zararının 27/01/2020 dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

d)Davacıların peşin ödediği (54,40 TL + 2.600,79 TL) 2.655,19 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 5.675,52 TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,

e)Davacılar tarafından sarf edilen (54,40 TL + 2.600,79 TL) 2.655,19 TL peşin harç ve 54,40 TL başvurma harcı ile 1.587,90 TL gider avansı (tebligat,posta,kep,bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 4.467,39 TL yargılama giderinin harç oranlama dışı tutularak kabul ret oranına göre 3.979,91 TL tutarındaki kısmın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,

f)Dava öncesi yapılan zorunlu arabuluculuk faaliyeti masrafı olan 1.320,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,

g)Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 13/1. maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

h)Davanın kısmen reddi müterafik kusur indiriminden kaynaklandığından davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına ret vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

ı)Artan gider avansının ilgililerine iadesine,

5-Davalı tarafından peşin yatırılan 220,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 2.603,75 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,

6-Başvurunun kabul gerekçesine göre istinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

7-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,

8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 14/05/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/434, K. 2025/430, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacı İsteminin Özeti
  5. Davalı Cevabının Özeti
  6. Deliller
  7. İdm Kararının Özeti
  8. İstinaf Nedenleri
  9. İstinafa Cevap
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/434
Karar No
2025/430
Tarih
14 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/434 K.2025/495
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/434 K.2025/408
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/435 K.2025/402
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/435 K.2025/416
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/435 K.2025/676
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/436 K.2025/398

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.