KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/471
- Karar No
- 2025/282
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 14/02/2022
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat (Trafik Kazası Nedeniyle
- Gerekçe tarihi
- 28/05/2025
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracıyla seyir halindeyken önünde plakasını tespit edemedikleri aracın ani fren yapmasıyla yoldan çıkarak bariyerlere çarptığını ve kaza nedeniyle malul kaldığını, kusurlu aracın tespit edilememesi nedeniyle davalının bu zarardan sorumlu olduğunu öne sürerek ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve kusurun somut delillerle ispat edilemediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…meydana gelen kazada kusurun davacıda olduğu bildirilmiştir. Her ne kadar davacı vekili kendi anlatımlarına göre kusur ihtimalinin değerlendirilmediğini öne sürse de ek raporda bu ihtimal değerlendirilmiş ve arkadan gelen araç olarak davacının kusurlu olduğu belirtilmiştir. Gerçekten de her ne kadar tanık anlatımında böyle bir husus yer almasa da olay dava dilekçesine anlatıldığı gibi gerçekleşmiş olsa dahi bu durumda da takip mesafesini korumayan arkadaki araç sürücüsü olan davacının kusurlu olacak açıktır. Bu sebeple dava dışı araca kusur atfedilememesinden ötürü davalının sorumluluğunun bulunmadığı…” gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İlk derece mahkemesinin 15/03/2022 tarihli ek kararıyla mahkeme kararının kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiş, davacı vekili ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün istinaf kesinlik sınırının üzerinde kaldığını zira davanın belirsiz alacak davası olduğunu bu nedenle kararın kesin olmasından bahisle istinaf taleplerinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılması gerektiğini, davanın esasına yönelik olarak mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, müvekkilinin idaresinde olan aracın teknik özelliklerine bakıldığında aşırı hız yapabilecek bir araç olmadığını, yan yolun kapalı olması sebebi ile kazanın meydana geldiği bulvar üzerinde trafik akışında yoğunluk ve karışık olduğunu,
ancak yol yapımından kaynaklı gerekli işaretlerin olup olmadığının dosyada kesin olarak belli olmadığını, müvekkilinin önüne geçerek aniden fren yapan aracın sebep olduğu kaza nedeniyle yeni bir bilirkişiden yeni kusur raporu alınması gerektiğini, gündüz ve görüşün açık olduğu yolda müvekkili davacının hiçbir neden yokken direksiyon hakimiyetini kaybetmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sıralı halde araç trafiği olan ve görüşün açık olduğu kaza mahallinde vekil edeninin ayağını gazdan hiç kaldırmadan yoluna devam etmesinin de mümkün olmadığını, verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu,
kaza nedeniyle davacının ampute edilerek malul kaldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Öncelikle ilk derece mahkemesinin istinaf değerlendirme kararına karşı istinaf başvurusunun incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile miktar veya değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş; Kanun'a eklenenen madde ile de söz konusu kesinlik sınırının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığı’nca her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Buna göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen malvarlığına yönelik istinaf kesinlik sınırı 2022 yılı için 8.000,00 TL olup; HMK'nın alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kesinlik sınırı, alacağın tamamına göre belirlenecektir.
Belirsiz alacak davası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.
Kural olarak HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davalarına ilişkin olarak verilen davanın reddi ya da kısmen kabulüne ilişkin kararlar davacı tarafça istinaf edildiği takdirde talep konusunun neye ulaşacağı belirli olmadığından istinafa tabidir. Bu itibarla davanın belirsiz alacak davası olarak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla açıldığı dikkate alındığında mahkemece davacının alacağının belirlenmesine yönelik bir inceleme henüz yapılmadan davanın reddine karar verildiğinden, kararın istinaf kanun yoluna tabi bir karar olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16/03/2022 tarihli ....istinaf numarası ile verilen ek kararını kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Ancak, HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
dosya arasında bulunan kaza tespit tutanağı ile krokisine, araçta yolcu olarak bulunan dava dışı kişinin kolluktaki ifadesine göre keşif neticesi alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli görülmesine, önünde aniden fren yapan araca dair iddianın davacı tarafça ispatlanamamasına göre davanın reddine yönelik mahkeme kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmeyerek HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/471, K. 2025/282, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama