KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/555
- Karar No
- 2025/1224
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/03/2022
- Dava
- Maddi Tazminat
- Gerekçe tarihi
- 22/01/2026
Karar Metni
1.998 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 03/09/2016 tarihinde, davacının yolcu konumunda bulunduğunu, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile kanal boyu istikametinden ...
Mahallesi istikametine seyir halinde iken sürücü ...'in bilinmeyen bir sebep ile direksiyon hakimiyetini kaybederek, yol kenarında bulunan toprak yığınına çarptıktan sonra takla atması sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kazada özürlü kalacak şekilde yaralandığını, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... plakalı aracın sürücüsü davadışı ... kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, 2918 sayılı yasanın 97. Maddesi gereği davacının, kazaya sebep olan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde ZMMS sigortası olan ...
Sigorta A.Ş.'ye başvuru ile uğradığı maddi zararlarının tazminini talep ettiğini, 08/05/2017 tarihinde davalı ile davacı arasında uzlaşma görüşmeleri yapıldığını ve bu görüşmeler sonucunda sigorta edenin davacıya verilmek üzere teklif ettiği belli bir miktar para karşılığında uzlaşı sağlandığını, ancak;
anlaşma yapıldığı esnada uğradığı zararın derecesini ve tutarını kestiremeyen davacının almış olduğu tazminatın eksik/yetersiz olduğunu, davacıya ödenen meblağ ile gerçek zararını karşılanmadığı kanaati ile davalı tarafça karşılanması gereken ve fakat karşılanmayan alacağın hesabı ile davacıya verilmesi istemli iş bu davanın açıldığını beyan ederek 3.600,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve trafik kazası tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespiti üzerine, sigorta şirketi tarafından hesap raporu aldırıldığını ve davacı ... için 05/05/2017 tarihinde hesabına 86.448,66 TL ödeme yapıldığını, davalı şirket tarafından davacının başvurusu üzerine yapılan hesaplama mevzuata uygun biçimde,
davacının heyet raporundaki maluliyet oranı ve diğer tıbbi evrakları esas alınarak mevzuata uygun hesaplama tablosu ile yapıldığından ve poliçe teminatı kapsamındaki sorumluluğu tam olarak karşıladığından yapılan ödeme sebebi ile davalı şirketin başkaca tazminat ödeme sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı aracı işletenin kusur oranı ile sınırlı olduğundan, trafik kazası tespit tutanağı da dikkate alınarak dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücünün kusurunun açık bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini,
... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 20/06/2016 - 20/06/2017 tarihleri arasında sigortalandığını, poliçeden dolayı sakatlanma halinde kişi başına azami sorumluluk limiti kaza tarihinde 310.000,00-TL olup sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir sorumluluk sigortası niteliği taşımakta olup, işbu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, öncelikle davacıların trafik kazası nedeniyle meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığı,
varsa oranının ve söz konusu trafik kazası ile ilişkisinin belirlenmesi gerekmekle müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi talepleri de değerlendirilmek suretiyle hesaplamanın aktüerler siciline kayıtlı bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının, sürücünün arkadaşı olduğu, olay tarihinde birlikte eğlendikten sonra aynı araçla seyir halinde iken kazanın meydana geldiği, desteğin karşılıksız olarak araçta taşındığı görülmekle somut olayda hatır taşımasına ilişkin yasal koşulların bulunduğu,
yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği belirlenen tazminat miktarından %20 oranında indirim yapılması gerektiği, mahkeme dosyası ve ceza soruşturma dosyası kapsamından desteğin kaza tarihinde müterafik kusurlu olduğuna ilişkin alkollü olduğu ya da emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin bir delil bulunmadığı görülmekle müterafik kusura ilişkin indirim yapılmadığı,
davacının maddi tazminata ilişkin talepleri yönünden aktüerya bilirkişisi tarafından dosyada toplanan deliller ışığında tazminat hesabında Yargıtay tarafından nazara alınan ilkeler doğrultusunda düzenlenen mahkeme ve yargı denetimine elverişli kök ve ek raporlarda belirtilen tutarlar dikkate alınarak 178.841,07 TL daimi iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden ödeme tarihi olan 05/05/2017'den tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği" gerekçesiyle "davanın kısmen kabul, kısmen reddine,
178.841,07 TL daimi iş göremezlik tazminatının ödeme tarihi olan 05/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hatır taşımacılığı indirimi takdiri indirim olması nedeniyle tazminatta indirime gidilmesi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken ilk derece mahkemesinin kendi kabullerine aykırı düşecek şekilde davalı lehine vekalet ücretine hükmetmelerinin hatalı olduğunu, davalının temerrüde düştüğünü kabul ettikleri 27/02/2017 tarihinin tazminatın faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmesi gerekirken 05/05/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle daimi iş göremezliğe bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut dosya incelendiğinde. 03/09/2016 tarihinde, davacının yolcu konumunda bulunduğu, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile kanal boyu istikametinden ...
Mahallesi istikametine seyir halinde iken sürücü ...'in bilinmeyen bir sebep ile direksiyon hakimiyetini kaybederek, yol kenarında bulunan toprak yığınına çarptıktan sonra takla atması sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, davacının kazada engelli kalacak şekilde yaralandığı, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, 2918 sayılı yasanın 97. maddesi gereği davacının, kazaya sebep olan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde ZMMS sigortası olan ...
Sigorta A.Ş.'ye başvuru ile uğradığı maddi zararlarının tazminini talep ettiği, 08/05/2017 tarihinde davalı ile davacı arasında uzlaşma görüşmeleri yapıldığı ve bu görüşmeler sonucunda sigorta edenin davacıya verilmek üzere teklif ettiği belli bir miktar para karşılığında uzlaşı sağlandığı,
ancak davacının almış olduğu tazminatın yetersiz olduğu gerekçesiyle davalı tarafça karşılanması gereken ve fakat karşılanmayan alacağın hesabı ile davacıya verilmesi istemli açılan davada ilk derece mahkemesince hatır taşımasına yönelik % 20 oranında indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek 178.841,07 TL daimi iş göremezlik tazminatının 05/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut dosyada mevcut olan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna göre, sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu bulunduğu, yine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurumu tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihi olan 03/09/2016 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında; torokal omurganın yaralanması karşılığında %23 oranında daimi iş göremezliğinin ve 9 ay geçici iş göremezliğine dair raporun hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı,
yine ilk derece mahkemesince dosya kapsamına alınan ... tarihli aktüerya bilirkişi ek raporu kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce davacı tarafa yapılan ödeme miktarı da gözetilerek davacının talep edebileceği tazminat miktarının 242.478,71 TL olarak belirlendiği tespit edilmiştir.
Somut dosyadaki istinafa konu uyuşmazlığın; ilk derece mahkemesince hükmedilen maddi tazminat miktarının hangi tarihten itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsil edilmesi gerektiği, diğer bir anlatımla davalının hükmedilen maddi tazminat bakımından temerrüt tarihinin belirlenmesi, diğer taraftan hatır taşıması nedeniyle %20 oranında mahkemece takdiren yapılan indirim nedeniyle reddedilen miktar bakımından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilip edilmeyeceği, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılıp bırakılmayacağı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davalı Sigorta şirketi kazaya neden olan karşı aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Somut olayda; davacı tarafın dava öncesi davalı sigorta şirketine 09/02/2017 tarihinde başvuruda bulunduğu, bu hususun davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan hasar dosyasındaki kayıtlardan açıkça anlaşıldığı, yapılan incelemede davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonrasına karşılık gelen 22/02/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, ancak davacının ıslah dilekçesindeki talebi de dikkate alındığında taleple bağlı kalınarak 27/02/2017 tarihinde davalının temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerekmekle,
davacı tarafından dava tarihinden önce yapılan başvuru tarihi açıkça belirli olduğundan davalı sigorta şirketinin dava tarihinden önce davacıya ödeme yaptığı 05/05/2017 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi doğru görülmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/17527 Esas 2021/6679 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/5931 Esas 2020/4962 Karar sayılı ilamları)
Diğer taraftan, Kanun koyucu, hatır için taşıma veya araç tesliminde, işletenin sorumluluğunu genel hükümlere tabi tutmuştur. Bu nedenle, her olayda hakim hatır işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, bunu bir indirim sebebi sayarak kısmi bir tazminata da hükmedebilir.
Bu nedenle KTK'nın 87/1 maddesinde düzenlenen hatır taşımacılığının hukuki niteliği bir def'i niteliğinde bulunmakla davalı sigorta şirketi tarafından ise süresi içerisinde hatır def'inde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince davacının kazaya karışan araçta hatır için taşındığı kabul edilerek davacının ıslah ettiği dava değeri ve davalı sigorta şirketinin bakiye kalan limit miktarı üzerinden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığı ve bu kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği sabit olup,
hatır taşımasına bağlı olarak ilk derece mahkemesince maddi tazminat miktarından yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarı hüküm altına alınırken TBK'nın 51. ve KTK 81. maddesi uyarınca yapılan hakkaniyet ve takdiri indirim kapsamında reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerekirken hatır taşıması nedeniyle reddedilen kısım için ilk derece mahkemesince davalı yararına vekalet ücretine hükmedilerek yargılama giderlerinin kabul ve reddedilen dava değeri üzerinden oranlama yapılarak bir kısmının davacı üzerinde bırakılmış olması doğru
görülmemiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin yukarıda izah olunan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyadaki mevcut delil durumu nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne 178.841,07 TL daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 27/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/555, K. 2025/1224, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama