KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/583
- Karar No
- 2025/576
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 17/06/2025 (Ara Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçe tarihi
- 18/09/2025
Karar Metni
1.103 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu oluşan trafik kazası neticesinde yaralanan müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, trafik kazasında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunun trafik kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, olayla ilgili olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosya ile davalı ... hakkında soruşturma başlatıldığını ve incelemenin devam ettiğini, müvekkilinin kaza sebebi ile malul kaldığını,
eskisi gibi hareket edemediğini ve çalışamadığını, davalılara ait aracın kaza esnasında ... poliçe numarası ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS'si kapsamında olduğunu, kaza sonrası başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin ...
Hastanesinde tedavi gördüğünü, dava sonunda alacağın tahsil kabiliyeti olabilmesi için davalıların borca yeter mal varlığının teminatsız olarak ihtiyaten haczini, bu mümkün değilse uygun görülecek bir teminat ile ihtiyaten haczini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Mahkemece " dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle, kusura ilişkin yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemiş olması, alacağının varlığının ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, ihtiyati haciz talebinin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kazada tam kusurlu olan araç sürücüsü ve kusursuz sorumlu olan araç sahibi davalıların dava sonucunu bildiklerinden mal kaçırma ihtimalleri bulunduğunu, müvekkilinin dava sonundaki haklarına ulaşabilmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile 17/06/2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat istemine, uyuşmazlık ise, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bilindiği üzere, ihtiyati haciz geçici nitelikte hukuki koruma tedbiridir. Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir.
Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.
İİK'nın 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Talep değerlendirilirken tam ispat aranmaz, yaklaşık ispat yeterlidir.
Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat ve alacak isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin, 24/05/2016 tarih ve 2016/4517 Esas 2016/6851 Karar sayılı ilamı) Yine İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının devam etmekte olan (veya henüz başlamamış olan) bir takip veya davasının sonunda bir para alacağının ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. Bu nedenle ihtiyati haczin kesin (icrai) bir etkisi yoktur.
Alacaklı, ihtiyati haciz kesinleşmeden önce, ihtiyaten haczedilmiş olan malların satılmasını isteyemez. Borçlunun ihtiyaten haczedilen mallar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır.
Açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK'nın 117/2 maddesi gereğince tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Olay 01/02/2025 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu aşamada zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyete uygun değildir. Davacının maddi ve manevi tazminata ilişkin alacağını dava dilekçesine ekli belgeler ile ceza soruşturma evrakları, trafik kazası tespit tutanağı içeriğiyle yaklaşık da olsa ispat ettiği gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince belirtilen gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dosya kapsamı incelendiğinde.
01/02/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle dosyadaki kayıtlara göre davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, kaza tespit tutanağına göre davalı ...'in tam kusurlu olduğu, henüz yargılamanın tamamlanmadığı diğer davalı Vedat'ın kazaya karışan ... plaka sayılı aracın maliki ve aynı zamanda kaza sırasında işleteni olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ... plaka sayılı aracın ZMMS kapsamında sigortalı olduğu, davacının yaralanması nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat bakımından eldeki davanın açıldığı,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile davacının kaza nedeniyle gördüğü zarar bir arada değerlendirildiğinde yargılamanın henüz sonuçlanmamış olması da dikkate alınarak yaklaşık ispat koşulu sağlanan ihtiyati haciz talebi bakımından 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ölçülülük ilkesiyle uyumlu olarak ihtiyati haciz kararı verilebileceği kanaatine ulaşılmıştır.
Bu nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esastan kabulüne, Diremizce ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davacının adli yardım talebinin ilk derece mahkemesince tüm yargılama giderleri bakımından kabul edilmiş olması da göz önünde bulundurularak bu bakımdan teminat aranmasına yer olmadığına, davalılar adına kayıtlı tüm gayrimenkul ve menkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları bakımından takdiren 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/583, K. 2025/576, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama