KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1021
- Karar No
- 2025/1219
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 31/03/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 06/11/2025
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Müvekkili banka ile davalının müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi gereği davalı borçlu ... adına TT-... nolu Ticari kredi tanımlandığını, borcun ödenmediğini, davalıya Beşiktaş 1. Noterliği'nin 22/08/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ticari kredi kaynaklı borcun 22/08/2019 tarihi itibari ile kat edildiğini, kat tarihi itibar ile asıl alacak tutarının 29.132,89TL olduğunu, davalının borca itirazlarının haksız, kötü niyetli ve dayanaksız olduğunu belirterek,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile Antalya 4. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazların iptaline, ilamsız icra takibinin devamına, alacağın tahsiline ve itiraz, haksız ve kötü niyetle yapıldığından davalıların alacak ve ferilerinin %20 sinden aşağı olmama
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı davaya cevap sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Belirlenen bu temerrüt tarihi, asıl borç ve faiz oranları ile taraflar arasındaki sözleşme ve yasaya uygun şekilde hazırlanan, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın takip tarihi itibari ile krediden kaynaklı 29.196,31.-TL asıl alacak, 4.255,85.-TL işlemiş faiz toplamı, 181,04.-TL gider vergisi, 151,27.-TL masraf olmak üzere toplam 33.784,47.-TL alacaklı olduğundan davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olduğundan haksız itiraz edilen alacağın takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunduğu makbuzlarda belirtilen ödemeleri yaptığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için girişilen ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davaya esas ilamsız takip dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından davalı borçlu aleyhine 29.312,89.-TL asıl alacak, 2.331,58TL kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 3.620,66 TL işlemiş temerrüt faizi, 181,04 TL vergiler toplamı, 151,27 TL masraf olmak üzere toplam 35.597,44.-TL alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde sunduğu itiraz dilekçesinde 28/02/2017 tarihinden 04/07/2019 yılına kadar ödediği paraların borçtan düşülmediğini, toplam 24.000,00 TL ödediğini, kalan borca bir diyeceğinin olmadığını belirttiği görülmektedir.
Borçlunun kısmi itirazına rağmen davacı davasını toplam alacak miktarı üzerinden harçlandırmış olup, davacının asıl alacağın 24.000,00 TL lik kısmını aşan tutar ile bu tutara denk gelen faiz ve ferileri yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak karar verilmesi hatalı olmuştur.
Davalı bilirkişi raporuna itirazında, toplam 33 adet ödeme makbuzu ibraz ederek bu ödemelerin bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını ileri sürmesine rağmen Mahkemece bu konuda ek rapor alınmadığı, kararın gerekçesinde de davalının ödeme itirazını karşılayan herhangi bir bir gerekçeye yer verilmeksizin raporda belirtilen tutara hükmedildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre, davalı tarafından bilirkişi raporuna ekli olarak sunulan makbuzlarda en son ödemenin 10/05/2019 tarihli taksit ödemesi olduğu, oysa bilirkişi raporunda en son 10/04/2019 tarihli taksit ödemesi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, yine raporda, yapılandırmadan önce ödenen son taksitin Ağustos 2018 tarihli olduğu belirtilmişse de, makbuzlarda Eylül 2018 tarihli bir ödemenin mevcut olduğu, dolayısıyla en son ödeme tarihleri ve taksit dönemleri bakımından rapor ile makbuzlar arasında çelişki olduğu görülmektedir.
Davalının ibraz ettiği bu makbuzların değerlendirilmemesi, hesaplamada fark yaratabilecek nitelikte olup, davalının bu konudaki itirazının ek rapor alınarak incelenmesi gerekmektedir. Hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde, taraf itirazlarının teknik olarak karşılanması zorunludur. Aksi durumda raporun doğruluğu konusundaki kuşku giderilememekte, davalının savunma hakkı kısıtlanmaktadır. Mahkemece bu yönde ek rapor alınmadan doğrudan karar verilmiş olması, yargılamanın eksik inceleme ile sonuçlandırıldığını göstermektedir.
Mahkemece yapılacak iş, davalı tarafından ibraz edilen makbuzların banka kayıtlarında yer alıp almadığı, bu ödemelerin alacak hesabına dahil edilip edilmediği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması, hukuki yarar ile ilgili yukarıdaki açıklamalara dikkat edilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesidir.
Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1021, K. 2025/1219, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama