KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1067
- Karar No
- 2026/40
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 26/09/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 19/01/2026
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi yapıldığını ancak müvekkilinin çok yaşlı olduğunu senedin düzenleme tarihinde akıl zayıflığı bulunduğunu ve senedin bu nedenle geçersiz olduğunu öne sürmüş borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacının imzaya bir itirazının olmadığını senedi oğlu ile birlikte gelerek imzaladığını öne sürmüş davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı vekili müvekkilinin senet tanzim tarihinde akıl zayıflığıyla malul olduğunu öne sürmüştür. İşlem ehliyeti kambiyo senetlerinde ileri sürülebilecek kişisel mutlak defilerdendir. Buna göre senet tanzim tarihinde fiil ehliyeti olmayan bir kimsenin düzenlediği senet onun açısından borç doğurmaz.
Davacı vekili her ne kadar icra takip tarihi itibariyle de bu hususun değerlendirilmesini talep etmişse de kambiyo senetlerinde borç senedin tanzim tarihinde doğmaktadır ve ehliyetin de bu tarih itibariyle var olması gerekir. Dosyaya alınan rapora göre tanzim tarihinde davacının fiil ehliyeti olduğu anlaşılmıştır.
Davacının senette başka bir hususa itirazının da olmadığı görülmekle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca dava sırasında takibin durdurulmasına karar verildiğinden %20 oranın kötü niyet tazminatına hükmedilerek davanın reddi"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK raporlarına itirazların değerlendirilmediğini, daha önce yapılan testlerin, konulan tanıların göz ardı edildiğini, bedelsizlik iddiasının ise hiç irdelenmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava dilekçesinde menfi tespit sebebi olarak akıl hastalığına ve bedelsizlik iddiasına dayanılmasına rağmen, mahkemece bedelsizlik iddiası nedeniyle bir karar verilmemesi hatalıdır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf istemi kabul edilmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacının bedelsizlik iddiası noktasında münhasıran davalı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayandığı gözetilerek, davalı tarafa HMK 222/5. Maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmesi, ardından hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, yukarıdaki istinaf sebebi incelenerek bu yönden istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1067, K. 2026/40, 19 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama