KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1105
- Karar No
- 2024/199
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 27/09/2019
- Davanın konusu
- İflas (İflasın Açılması
- Yazım tarihi
- 04/11/2024
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacı şirketin mobilya ve orman ürünleri sektöründe faaliyet gösteren ve 20 yılı aşkındır faaliyetine devam eden bir firma olduğunu, ancak, son iki yıldır yaşanan ekonomik kriz ve özellikle 2014 yılı Rusya Soçi Olimpiyatlarına bağlı olarak ... alt taşeronu olarak yapmış olduğu yaklaşık 4 milyon USD iş bitim bedelini tahsil edememekten kaynaklanan mali açık ve kredi kurumlarının da şirketin kredi notunu düşürerek kredibilitesini indirmiş olmaları nedeniyle davacı şirketin mali anlamda ciddi sıkıntıya düştüğünü,
şirketin özellikle piyasadaki cari alacağını da tahsil edememesi nedeniyle kendi borçlarını ödemekte zorlanması sonucu borçlanma tutarının yükseldiğini, şirketin borçlanma tutarının resmi sermayesinin 2 katını geçtiğini beyanla şirkete ait gayrımenkuller ile araçların tapu ve araç kayıtlarına öncelikle alacaklıları korumak amacı ile ihtiyati tedbir konmasını ve müvekkil şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... her ne kadar davacı tarafça dava tarihinden sonra iflas istemli davadan feragat edilmiş ise de iflas davasından feragatin geçerli olmaması sebebi ile mahkememizce davacı şirketin tüm aktif ve pasifleri ile durağan varlıklarının kaydi ve rayiç güncel değerlerinin tespitine karar verilmiş, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarından şirketin varlıklarının uzman bilirkişilerce hesaplanan rayiç (güncel) değerlerine göre düzenlenen 31.12.2017 tarihli rayiç değer bilançosuna göre öz sermayesinin 5.613.952,17 TL olduğu (varlıklarının borçlarından fazla olduğu) ve borca batık olmadığı tespit edilmekle açılan iflas istemli davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece görevlendirilen bilirkişinin eldeki davada karar verilebilmek için yeterli olmadığını, iflasın kamu düzeninden olduğunu deliller toplandıktan sonra dava dosyası bilirkişiye gönderilerek rapor hazırlanması gerektiğini, müvekkilinin iflas durumunda olmasının mevcut durumun üzerinde yaşanan pandemi süreciyle de katlandığını, borca batıklığın tespitinde mahkemenin de gerekli gördüğü delilleri toplanması gerektiğini, borca batıklığın tespitinde davacı kayıtlarının değil varlıkların rayiç bedellerinin de dikkate alınması gerektiğini, pandemi sürecinin borca batıklığı artırdığını, gerekli araştırmalar yapılmadan karar verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK 179.maddesine dayalı şirketin borca batık olduğu gerekçesi ile iflası istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İflas davalarında, dava teorisindeki genel ilkenin bir istisnası olarak, borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.
Somut olayda; hükme esas alınan 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin borca batık olup olmadığının tespiti 31.12.2017 tarihli rayiç bilanço değerine göre yapılmış olup, borca batıklık tespitinde satış sırasında gerçekleşecek güncel rayiç değerler esas alınmalı, borca batıklık kesin bir şekilde tespit edilmelidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, şirketin varlıklarının rayiç değerleri güncel fiyatlar üzerinden yeniden hesaplanarak borca batıklık bilançosu hazırlanması gerekirken, dosyaya daha önce sunulan bilirkişi raporları esas alınarak 2017 yılı fiyatları üzerinden rayiç değerler tespit edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çereçesinde davacı şirketin, güncel durumu itibariyle rayiç değerler üzerinden borca batık olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1105, K. 2024/199, 25 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama