KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1112
- Karar No
- 2026/51
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20/04/2022
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazım tarihi
- 19/01/2026
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacı müvekkilinin, davalı bankadan 2019 yılı Şubat ayında 100.000,00 TL ve 2019 yılı Haziran ayında 120.000,00 TL kredi kullandığını, her iki krediden toplam 11.000,00 TL sigorta masrafı ve dosya masrafı adı altında kesinti yapıldığını, yine müvekkilinin çekmiş olduğu bu kredileri 10/12/2019 tarihinde zorunlu olarak kapattığını, bunun için de davalı bankanın kendisinden ilk kredi için 8.009,00 TL, ikinci kredi için 13.310,00 TL erken kapama cezası kestiğini, ayrıca davacıdan her iki kredi için toplam 40.899,86 TL faiz kesintisi yapıldığını, bu kesintinin yasal olmadığını belirterek,
davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkilinden kesilen dosya ücreti ve sigorta masrafının, fazla oranda kesilen faiz miktarının ve erken kapama ücretinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, yetki itirazında bulunduğunu, taraflar arasında mutabakat sağlanmak suretiyle kredi kapatıldığını, söz konusu mutabakat erken kapama ücreti, kredi tahsis ücreti, sigortaları da kapsadığını, davacının erken kapama işlemi esnasında kabulünde olan erken kapama ücretinin iadesini sonradan huzurdaki dava ile talep etmesinin taraflar arasındaki kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, alınan ücretin makul olduğunu, müvekkili bankaya izafe edilebilecek bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığını belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... Yargılamada, banka bilgi ve belgeleri bankadan temin edilmiştir. Davacının talep edebileceği miktarı belirlemesi hali hazırda mümkün değildir. Çünkü, "makul" kesinti hususu mahkemece yapılacak yargılama sonucunda belli olacaktır. Kabule göre, dava, davacının da iddiası gereği belirsiz alacak davasıdır ve davacı talebini netleştirmiştir/artırmıştır. Davacı vekili, dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmamıştır. Talep artırım dilekçesinde ise faiz talebinde bulunmuştur. Talep ıslah olmadığından, davacının faiz talebi karşılanabilir değildir. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davasını ispatladığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile, 18.710,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu uyuşmazlık bakımından sadece İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, yetki itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı ile müvekkili banka arasında mutabakat sağlanmak suretiyle kredinin kapatıldığını, söz konusu mutabakatın erken kapama ücreti, kredi tahsis ücreti ve sigortaları da kapsadığını,
müvekkili banka ile davacı arasında mutabık kalınarak düzenlenen ödeme planları çerçevesinde ve ayrıca davacının sözleşmesel ilişki çerçevesinde kabul etmiş olduğu masrafların davacının hesaplarından tahsil edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, davacının erken kapama işlemi esnasında kabulünde olan erken kapama ücretinin iadesini sonradan işbu dava ile talep etmesinin taraflar arasındaki kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, kredi sözleşmesi şartlarının kredi borçlusunun tek taraflı beyanı ile değiştirilmesinin mümkün olmadığını, kredi sözleşmesinin 11. maddesinde erken kapama ücretinin açıkça belirtildiğini,
tahsil edilen erken kapama tutarının, sözleşmeye ve hukuka uygun olmasının yanı sıra makul olduğunu, erken kapama maliyetinin içerisinde BSMV ücretinin de yer aldığını, müvekkili bankanın erken kapatılan kredi nedeni ile faiz kaybının/maliyetinin diğer banka ortalamaları ile belirlenen sabit bir oran ile değerlendirilemeyeceğini, bilirkişi tarafından hatalı bir hesaplama ile sabit bir oran belirlenmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle haksız olarak tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davalı taraf süresinde verdiği cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında imzalanan ve varlığı inkar edilmeyen sözleşmenin "X- Diğer Hükümler" başlığı altındaki 3. maddesi gereğince İstanbul (Merkez) Mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olarak kararlaştırılmıştır.
HMK’nın “Yetki Sözleşmesi” başlıklı 17. maddesi “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü düzenlemektedir.
Hal böyleyken, ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki yetki sözleşmesi hükmü gereği yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. (Benzer şekilde. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih, 2015/4766 Esas - 2015/15190 Karar sayılı ilamı)
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1112, K. 2026/51, 19 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama