KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/289
- Karar No
- 2025/171
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/10/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 24/02/2025
Karar Metni
1.264 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait 2 dairenin eksiklerinin tamamlanması için ... Yapı Tasarım sahibi ... ile 22/06/2018 tarihinde "sipariş ve satış" sözleşmesi imzalandığını, sözleşme altında matbu bono senedini de imzaladığını, müvekkilinin 40.000,00 TL bono senedi bedelinin 2.500,00 TL'sini peşin olarak ödediğini, kalan kısmını da 2.500,00 TL'yi 05/06/2018 tarihli tahsilat makbuzu ile,
22.000,00 TL'yi 19/07/2018 tarihli tahsilat makbuzu ile ödediğini, geri kalan 17.500,00 TL borcunu da ... plakalı arabayı teslim ederek ödediğini, 17.500,00 TL bedel kabul edilen arabanın satışını almak istemeyen ..., arabanın 3. şahıslara satışının önlenmesi amacı ile müvekkilinden araba bedeli karşılığı, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 30/07/2018 vadeli 19/07/2018 tanzim tarihli 17.500,00 TL bedelli bono senedini müvekkilinin cirosu ile teslim aldığını, müvekkilinin senet üzerine teminat senedi ve senet borçlusu adı üzerine "... nolu araç karşılığında verilmiştir" kaydı yazdığını,
... plakalı aracın daha sonra ...'ın gösterdiği 3. şahsa noter aracılığı ile müvekkili tarafından satıldığını, müvekkilinin ciro ettiği bono senedi iade edilmesi gerekirken, senet kayboldu bahanesi ile müvekkiline iade edilmediğini, iade edilmesi gereken bono senedinin 1 buçuk yıl sonra davalının eline geçtiğini, davalının kendi adını yazıp imzalayarak müvekkili aleyhine Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü yol ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinde alacaklı görünen davalıya müvekkilinin hiçbir borcunun olmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile, yazılı anlaşmaya göre bedelsiz kalan bononun iptaline, davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...hem sözleşmede 17.500 TL'nin ... plakalı araç ile ödeneceği hem de bonoda ''teminat senedi'' ibaresi bulunduğu ve ... plakalı araç için teminat olarak verilmiş olduğu açıkça düzenlenmiş olduğundan, HGK'nin 14/03/2001 tarih, 2001/12-233 ve 20/06/2001 tarih ve... sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile ispatlandığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Denizli 2. İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında takibe konu 30/07/2018 ödeme tarihli, 17.500,00 TL bedelli, keşidecisi ... olan, lehtarı ... olan bonodan dolayı davalı ...'na borçlu olmadığının tespitine, İİK'nın 72/5. maddesi gereği takibin kötüniyetli olduğu ispat olunamadığından, kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu senedin borcuna karşılık davacı tarafından cirolanarak müvekkiline verildiğini, senedin teminat senedi olduğundan bahsedilmediğini, bu iddiaların yersiz olduğunu, araç satışı sözleşmesinde görüleceği üzere, aracın üçüncü bir ilgisiz şahsa satıldığını, bu kişinin tanık olarak dinlenmediğini, müvekkiline yemin teklif edilmediğini, müvekkilinin alacağının silinip atıldığını, davacının iddialarının müvekkili ile uzaktan yakından alakasının olmadığını, teminat senedi olduğunu kabul etmemekle birlikte, bir an için teminat senedi olarak kabul edilmesi halinde dahi,
davacının kötüniyetli olarak bu senedi ciro edip müvekkiline verdiğini, sebepsiz zenginleşme amacında olduğunu, dolayısıyla senedin adi senet olarak delil başlangıcı niteliğinde sayılmasının gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, takip konusu bonodan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf, dava dışı ... isimli kişi ile sözleşme yaptığını, bu sözleşmede belirlenen 40.000,00 TL borcu için, sözleşmenin altına dercedilen 40.000,00 TL’lik bir bonoyu imzaladığını, bono borcuna istinaden ödemeler yapıp makbuzlar aldığını, bakiye 17.500,00 TL’lik borç için, kendisine ait ... plakalı aracın devrini yapacağı konusunda anlaştıklarını, bu hususun sözleşmenin arkasına yazıldığını, sonrasında ...’in bu aracı satın almak istememesi üzerine arabanın başkalarına da satılmasının önlenmesi için, araba bedeli olarak belirlenen 17.500,00 TL kadar ...’e bono verdiğini, daha sonra ...’in gösterdiği üçüncü kişiye aracın devredildiğini, dolayısıyla bu bonodan ötürü borcunun bulunmadığını belirtmektedir.
Takip konusu 19/07/2018 tanzim tarihli, 30/07/2018 vade tarihli 17.500,00 TL bedelli bononun incelenmesinde; keşidecisinin dava dışı ..., lehtarının davacı ... olduğu, bedelin "teminat senedi" olarak ahzolunduğunun yazılı olduğu, keşidecinin imzasının üzerinde "... nolu araç karşılığında verilmiştir." ibaresinin yazılı olduğu, ...’in cirosuyla bononun davalı ...’e geçtiği görülmüştür.
Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir.
Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini, teminat altına alınan aracın, sözleşme ilişkisi içerisinde olduğu ...'ın gösterdiği üçüncü kişiye devredildiğini, dolayısıyla borcun kalmadığını ileri sürmüştür.
Senet sebepten mücerret olup, davalının da bu senedin borca karşılık alındığı savunmasına karşın, aksini iddia eden yani bononun teminat amaçlı düzenlendiğini, taraflar arasında esasen herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını iddia eden davacı taraf, bu hususu ispatla yükümlüdür. Davacının iddiasında geçen ...'ın ismi, bonoda herhangi bir şekilde yer almamaktadır.
Bono üzerinde bedelin "teminat senedi" olarak ahzolunduğu yazılı ise de, neyin teminatı olduğu konusunda bir açıklama bulunmadığından, bu ifadenin tek başına bonoyu teminat senedi haline getirdiği kabul edilemez. Bononun ön yüzünde bulunan "... nolu araç karşılığında verilmiştir." ifadesi, bononun, bu aracın satılmasının teminatı olarak düzenlendiğini göstermemektedir. Yazılı ifadeden anlaşılan, bononun, ... plakalı araç karşılığında yani malen düzenlendiğidir.
Somut olayda, davacının anlatımlarında geçen temel ilişkinin tarafı zaten davalı değildir. Dava dilekçesinde, davalıya atfedilen herhangi bir kötüniyet iddiası da bulunmamaktadır.
Davacı taraf senede karşı senetle ispat kuralı gereği iddiasını aynı kuvvette kesin bir delille ispatlayamadığından, davanın bu gerekçeyle reddedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bononun teminat senedi olduğu ve teminat altına alınan edimin ifa edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/289, K. 2025/171, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama