KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/487
- Karar No
- 2025/484
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 13/12/2019
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 25/04/2025
Karar Metni
1.278 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkil şirkete iş yeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ...'in maliki olduğu ...
Otel isimli iş yerinde ... tarihinde yağan yağmur suları nedeniyle bina dışından gelen sel sularının zemin katta bulunan ana mutfak, disko, kazan dairesi ve havuz ana motorları, çamaşırhane, yük asansörü, müşteri asansörü, müşteri odalarındaki banyo, tuvalet giderlerinden geri tepen foseptik suları sebebi ile bina dekorasyon, demirbaş makine ve tesisatta hasar oluşmasına sebep olduğunu, araştırmalar neticesinde hasara alt yapı ve çevre düzenlemelerinin yetersiz olması sebebi ile foseptik ve rögarların taşması neticesinde oluştuğunun anlaşıldığını, yağmur sularının otelin içine kadar girdiğini,
yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde müvekkili tarafından sigortalıya 13.01.2014 tarihinde 55.000,00 TL hasar bedelinin ödendiğini, hasardan davalı kurumun sorumlu oluğunu belirterek, ödenen bedelin tahsili için Antalya 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlattıkları icra takibine davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacı tacir olup, müvekkili idarenin de tacir niteliği taşıdığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunduklarını, uğranılan zarar ile idari faaliyetler arasında nedensellik bağı olmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ... tarihinde olay mahallinde metre kareye düşen yoğun yağış miktarının felaket-afet düzeyinde olup, mücbir sebep oluşturup oluşturmadığı hususunun önem arz ettiğini, zararın meydan geldiği otelin yağmur sularına maruz kalmasının kot farkından, imar durumundan ve yoldan kaynaklı kusurlardan olabileceğini,
zararı meydana getiren olayın 2013 tarihinde gerçekleştiğini, 6360 sayılı Yasa ile dava konusu yer olan ... İlçesinin altyapı sorumluluğunun 01.04.2014 tarihi itibari ile müvekkili kuruma devrolunduğunu, bu nedenlerle dava konusu zararın meydana gelmesinde hizmet kusuru olabilecek ilgili Belediyeler olan ... Belediyesi ve ...
Belediyesi'ne de davanın ihbarı gerektiğini, davanın bu Belediyelere de ihbar edilmesini, davanın öncelikle müvekkil idare yönünden görevden, husumetten zamaşımından veya esastan reddine ve % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " dosyada aldırılan raporda ... Otelde meydana gelen su baskınının oluşmasında otel yönetiminin %60 oranında kusurlu olduğu, davalı İdarenin ise olayın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen zararın ihtilaflı olmadığı, sigorta şirketinin 55.000,00TL ödeme yaptığı, davalı ... müdürlüğünün %40 oranındaki kusuruna denk gelen zarar miktarının 22.000,00 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; otel sahibinin kaçak zemin kat oluşturduğunu, eksi 2. katın ruhsat alınmadan, proje haricinde yapıldığını, hiçbir kurumun buradan haberi bulunmadığını, kot farkı nedeni ile pis su ana çıkış borusuna çekvalf konulması gerektiğini, ayrıca bu sistem ile ilgili projenin mühendis onayından geçerek müvekkili kuruma bildirilmesi gerektiğini, davalının böyle bir onay almadığını, keşif esnasında çekvalfin arızalı olduğunun tespit edildiğini, kanalizasyon şebekesine deşarj yönetmeliğinin 12/m maddesine göre proje ve izin almadan drenaj hattını yapan otelin tam kusurlu olduğunu,
mahkemece alınan son rapora göre müvekkiline %40 kusur izafe edilerek verilen kararın hatalı olduğunu, son raporun dosyada alınan diğer raporlar ile birebir aynı olduğunu, ... tarihli rapordaki tek farklılığın idarenin de sistemi kontrol yükümlülüğü bulunduğu tespiti olduğunu, rapordaki bu tespitin yasal dayanağının olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptaline istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece ... tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalı tarafa %40 kusur izafe edilip davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, raporda davalı idareye kusur atfının " davalı idarenin sistemin iyi ve sıhhatli çalışıp çalışmayacağını kontrol yükümlülüğü bulunduğu" sebebine dayalı olduğu, bu kontrol yükümlülüğünün ise yasal dayanağının bulunmadığı gözetilmeden yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir. Ancak, HMK'nın 353/1-b bendi uyarınca bu hatayı gidermek yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak Dairemizce yeniden karar vermek gerekmiştir.
Buna göre, dosyada alınan tüm raporlardan davacıya sigortalı otelde meydana gelen hasarın, otelin eksi 2. katında meydana geldiği, eksi 2. katın ise onaylı bir projesinin ve ruhsatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Alınan tüm raporlarda. Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ...
Sokağın diğer ...,...,... ve diğer sokaklar ile bağlantılı bir sokak olup, yol sathının birleştiği kısımların daha yüksek olduğu, diğer bağlantı sokaklarının rampa inişli olduğunundan ... sokakta sel suyu birikintisi veya selin olma ihtimalinin bulunmadığı, ancak projeye aykırı olarak binanın güney tarafının ... sokak tarafının ve arka tarafının açıkta yapılarak eksi 2,5 kotunda bahçe oluşturulduğu, otel odası yapıldığı, havuz yapıldığı, parselin çevresinin bahçe duvarları ile çevrili olduğu, bu parsele dışarıdan yağış suyu girmesinin mümkün olmadığı, kanalizasyon akış kotunun yükselmesinin ve geri tepmesinin de mümkün olmadığı,
mümkün olsa bile kanalizasyonun rögara girdiği noktada rögarın akış kotunun 10-15 cm daha yüksek olduğu, kanalizasyon hattına çekvalf bağlanması gerektiği, çekvalf bağlanmasının davacıya sigortalı otel yönetimin sorumluluğunda olduğu, oluşan hasarın otel işletmesinin uygun proje ve izin almadan drenaj hattını yapmasından ve gerekli bakım ve onarımları yapmamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. ...
Yönetmeliği 12/m bendine göre," taşınmazların bodrum katlarının döşeme kotu, şebeke kanalındaki en yüksek su seviyesi kotunun altında kalıyor ve kanalizasyon şebekesine kendiliğinden akış sağlanamıyorsa bu gibi düşük kotlu binaların bodrum katlarının atık suları, uygun bir pompaj sistemi ile kanalizasyon şebekesine verilir, atık su gelme riski taşıyan binalar ile ilgili önlemler mülk sahibinin sorumluluğunda dır.
Taşınmaz sahibi her durumda gerekli önlemleri almaya ve sistemi çalışır durumda tutmaya mecburdur.
Kanalizasyon şebekesinden atık su geri gelmesi durumunda binaların uğrayacağı zarardan mülk sahibi sorumludur." hükmü bulunduğu, somut olayda da; hasarın meydana geldiği yerin proje ve ruhsatının olmadığı, çekvalf bağlama yükümlülüğünün otelde olduğu, drenaj hattının da proje ve izin alınmadan yapıldığı, bu hususta davalı tarafa bir bildirimde bulunulmadığı, bu nedenle davalıya kusur atfedilemeyeceği sabit olduğundan, ... tarihli bilirkişi raporunda belirtilen davalı idarenin kontrol yükümlülüğü bulunduğu tespitinin somut olayda yasal dayanağı bulunmadığından raporun bu kısmına itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/487, K. 2025/484, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama