KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/762
- Karar No
- 2025/1062
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 08/02/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 14/10/2025
Karar Metni
1.406 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 04/05/2017 tarihinde davalılar aleyhine Antalya 5. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yaptıklarını, borçlu ... Tarım...Ltd. Şti ve ... vekilinin 17/05/2017 tarihli Kumluca İcra Müdürlüğü aracılığı ile verdiği itiraz dilekçesi üzerine müdürlüğün 22/05/2017 de itiraz eden borçlular yönünden takibin durdurulduğunu, borçlu ...
Ltd Şti vekilinin 15/05/2017 tarihli itiraz dilekçesi üzerine 15/05/2017 tarihinde itiraz eden borçlu yönünden takibin durdurulduğunu, borçlu ...'in ise 07/10/2017 de ödeme emrini tebliğ aldığını, borca itiraz etmediğini ve bu borçlu yönünden takibin kesinleştiğini, takibin dayanağının 28/03/2017 faiz başlangıçlı 29.000,00 TL tutarında çek olduğunu, itirazların haksız,
dayanaksız icra takibini sürüncemede bırakmak amaçlı kötü niyetli olduğunu belirterek dava konusu Antalya 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ydosyasına yapılan itirazın iptaline ve yapılan takip talebinde belirtilen faiz oranı işletilerek davalıların itirazında kötü niyetli olduğundan %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle; ... Ltd.
Şti.'nin çeki hatır çeki olarak diğer davalı ...'in yetkilisi olduğu şirkete verdiğini, dava konusu edilen çekin bedelinin davalı ... tarafından ödendiğini, davaya dayanak yapılan çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğinden kambiyo vasfını yitirdiğini, çek bedelinin dava dışı ...'e ödenmiş olması nedeniyle mükerrer şekilde yeniden bedel talep edilemeyeceğini, dava konusu çekin kambiyo vasfını kaybettiğini ve çekin ciro zincirinin bozuk olduğunu, davacı tarafın ciro zincire göre sadece son ciranta olan ...'den talepte bulunabileceğini ve bu şahıs yönünden yapılan icra takibinin kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini,
davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "..Somut olayda davacı hamilin talebinin dayanağın TTK'nın 732. Maddesidir. Buna göre davacı hamil ibraz süresi geçmesi sebebiyle kambiyo vasfı niteliğini yitirmiş çekten ötürü keşideciden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunabilir.
Davacı hamil kambiyo vasfını yitirmiş çekten ötürü sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciden veya aralarındaki temel ilişkiye göre kendisine çeki devreden kişiden talepte bulunabilir. Bunun dışında çek kambiyo vasfı niteliğini yitirdiğinden TTK'nın 732/2 maddesinde de belirtildiği üzere hamil bu maddeye dayalı olarak cirantalardan herhangi bir talepte bulunamaz. Dolayısıyla çekte ciranta olarak yer alan ve davacı ile aralarında temel ilişki bulunmayan davalılar ...
Tarım Ltd. Şti. Ve ... aleyhine açılan dava reddedilmiş, red sebebine göre davacının kötü niyetli olduğu söylenemeyeceğinden koşullarının bulunmaması sebebiyle bu davalıların tazminat talepleri de reddedilmiştir.
... Şti.'ne açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede TTK'nın 732/4. Fıkrasına göre ispat yükü keşidecide olup, keşideci bu çekten ötürü sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmek zorundadır. Somut olayda davalı çeki herhangi bir ticari ilişki olmaksızın güvenilir bir firma olduğundan hatır çeki olarak düzenleyip davalı lehtara verdiğini iddia etmektedir.
Lehtar ve ikinci cirantanın yaptığı ödeme savunması, çekin hatır çeki olabileceğinin lehtar tarafından da kabul edildiğini gösterse de, bu husus davacı hamile karşı ileri sürülebilecek bir savunma değildir. Lehtar ve ikinci ciranta tarafından davacıdan önceki hamil olan ...'e yapıldığı iddia edilen ödemenin ispatlanması durumunda bile çek ibraz edilmeden yapılan bu ödeme kötü ödeme niteliğindedir.
Çek düzgün ciro silsilesiyle davacı hamilin eline geçmiş ve hamil çek vasfına güvenerek bunu iktisap etmiştir. Davalı keşidecinin çek bedelini ödediği yönünde iddiası olmayıp, ileri sürdüğü hatır çeki savunmasının da davacı hamile karşı herhangi bir etkisi yoktur. Dolayısıyla davalı keşideci sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediğinden TTK'nın 732. maddesi uyarınca davacı hamile karşı sorumludur.
Davalı keşideci sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre takipten evvel temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatiyle sadece asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, borçlu itirazında haksız olduğundan aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile Davalılar ... ve ... Tarım Gıda Pazarlama San. Ve Tic. Ltd.
Şti'ne açılan davanın reddine, hakkında red kararı verilen davalılarca ileri sürülen tazminat talebinin koşullarının bulunmaması nedeniyle reddine, davalı ... İnşaat Tic. Ve Paz. Ltd.
Şti'ne açılan davanın kısmen kabulü ile, Antalya 5. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında bu davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin 29.000,00- TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın takdiren %20 si oranında belirlenecek olan icra inkar tazminatının davalı ... İnşaat Tic. Ve Paz. Ltd.
Şti'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresi içinde muhataba ibraz edilmeyen çekin delil başlangıcı olduğunu, tanıklarının dinlenmesi için kendilerine imkan tanınması gerektiğini, ayrıca gerekçeli kararda ''TTK md. 696 ve 808'' uyarınca davacının müracaat hakkının kaybolduğunun ifade edildiğini, mahkemenin TTK md. 696 da yer alan poliçenin kabulü ile ilgili hükmü değil 796. madde de yer alan çekin yasal süresi içindeki ibrazını ifade eden kanun hükmünü esas almaya çalıştığını tahmin ettiklerini, bu yanlışlığın düzeltilmesinin gerektiğini,
bedeli ödendiği iddia edilen çek hasebiyle borcu olmadığını iddia eden davalının bu iddiası ancak menfi tespit davası ile ispat edebileceğini, müvekkilinin yetkili hamil olarak yasal başvurularda bulunmasının hukuki bir engeli olmadığını, hukuki tavsifin mahkemece yapılması gerektiğini, söz konusu çekin geçerli bir çek olup olmadığının öncelikle incelenmesi gerektiğini, mahkeme kararının hatalı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu 'belgenin' bedelinin ödendiğini, bu sebeple davanın tümden reddedilmesi gerekirken, mahkemenin kötü ödeme yönündeki gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, somut olaydaki belgenin kambiyo vasfını kaybetmiş bir çek olduğunu, dekontları dosyaya sunduklarını, çekin ibraz tarihinden sonra davacının eline geçtiğini, vekil eden davalının sebepsiz zenginleşmediğini, ciro silsilesinin düzgün olmadığını, davanın tümden reddi gerektiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, TTK'nun 818/1-m maddesi atfıyla çeklerde de uygulama alanı bulan TTK'nın 732.
Maddesi gereğince davacı hamilin kambiyo vasfını yitirmiş çekten ötürü sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre düzenleyenden veya aralarındaki temel ilişkiye göre kendisine çeki devreden kişiden talepte bulunabilecek olmasına, bunun dışında çek kambiyo vasfı niteliğini yitirdiğinden TTK'nın 732/2 maddesinde de belirtildiği üzere hamilin bu maddeye dayalı olarak cirantalardan herhangi bir talepte bulunamayacak olmasına, çekte ciranta olarak yer alan ve davacı ile aralarında temel ilişki bulunmadığı anlaşılan davalılar ...
Tarım Ltd. Şti. Ve ... aleyhine açılan dava reddedilmesinin yerinde olmasına, çek ibraz edilmeden yapılan ödemenin kambiyo senetlerinin özelliği gereği kötü ödeme niteliğinde olmasına (Emsal.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2011/5652 Esas, 2011/15649 Karar), ödeme iddiasının somut olay bağlamında davacıya karşı ileri sürülemeyecek olmasına, çekin düzgün ciro silsilesiyle davacı hamilin eline geçmiş olmasına, somut uyuşmazlıkta hatır çeki savunmasının davacıya karşı ileri sürülemeyecek olmasına, TTK m. 732 gereği sebepsiz zenginleşilmediği konusunda ispat külfetinin düzenleyende olmasına ve düzenleyenin bu hususu dosya kapsamında ispat edememesine, davalı düzenleyenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre takipten evvel temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına,
sonuç olarak kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/762, K. 2025/1062, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama