KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/786
- Karar No
- 2025/999
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 01/06/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 03/10/2025
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı ...' ın mali müşavir olduğunu, diğer davalıların davalı ...' in kardeşi ve çalışanları olduğunu, müvekkilinin oğlunun davalı ...' in işçisi olduğunu, müvekkilinin oğlunun davalı ...' in işyerinde zimmetine para geçirdiğinin anlaşıldığını, davalının beyanı üzerine davalı ...' e elden 42.000,00 TL ödendiğini, yine davalı ... tarafından 24.096,66 TL yekün tutar çıkarıldığını, davalının el yazısı ile ...' a ...' ın borcu kalmamıştır yazıldığını, borcun kalmamasının nedeninin müvekkilinin davalı ...'e 24.000,00 TL lik bono vermesi olduğunu, bu bononun tahrif edilerek 124.000,00 TL haline getirildiğini,
dosyalardaki alacağın ...ya ardından her iki dosya alacağının ...' e devredildiğinin, Antalya 10 İcra Müdürlüğünün ... ve ... esas sayılı dosyalarından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar vekili, ispat külfetinin davacıda olduğunu, davanın reddini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı söz konusu senetlerin oğlunun zimmetten kaynaklı borcuna karşılık verildiğini yazılı delil ile ispatlayamamıştır. Davacı her ne kadar dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de yeminin konusunun somut olayda suç teşkil ettiği anlaşıldığından davacıya yemin delili hatırlatılmamıştır. Bu nedenle davacının davalılara karşı açmış olduğu davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Takip konusu bonoların zimmet olayına ilişkin olduğunu, davalılardan bu miktarlarda borç para alınmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ilk 42.000-TL tutarındaki borcu öderken tutanağa 'Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla' ibaresi eklendiğini, bu ibarenin müvekkilinin oğlundan dolayı doğacak olan borçlarını isteyeceklerine karine niteliğinde olduğunu ve aralarındaki borç ilişkisinin bitmediğini gösterdiğini, bu nedenle bonoların bu ilişkiye binaen alındığını, 124.000,00 TL bedelli bononun üzerinde tahrifat yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf, icradan tahsil edilen paranın müvekkile ödenmemesi yönünde aldığı tedbir kararıyla birlikte müvekkilinin alacağına kavuşmasını 3 yıla yakın bir süreyle ötelediğini ve müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, senede karşı senetle ispat kuralının mevcudiyetine karşı, herhangi bir yazılı delil sunmaksızın açılan menfi tespit davasının kötüniyetli olduğunu, bu nedenle kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; takip konusu bonolar yönünden bedelsizlik ve tahrifat iddialarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kambiyo senetlerinin mücerretlik özelliği karşısında, davacının, takip konusu senetlerin zimmete ilişkin olduğu ve tahrifata uğradığı iddialarını ispat edememesine,
hükme esas alınan grafoloji uzmanı bilirkişinin raporunun bilimsel yöntemlere uygun gerekçesinin tatminkar olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Dava konusu takip dosyalarının incelenmesinde; Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu 80.000,00 TL bedelli bono yönünden takibin, lehtar alacaklı davalı ... tarafından keşideci davacıya karşı başlatıldığı, dosyanın daha sonra davalı ...'a temlik edildiği, bu dosya için Mahkemece verilen tedbir kararlarının teminatın yatırılmaması sebebiyle infaz edilmediği, dolayısıyla uygulanmış bir tedbir kararının bulunmadığı ve davalılar ... ve ... lehine tazminata hükmedilme koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından adı geçen davalıların istinaf başvuruları reddedilmiştir.
Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu 124.000,00 TL bedelli bono yönünden takibin, lehtar alacaklı davalı ... tarafından keşideci davacıya karşı başlatıldığı, mahkemece bu takip dosyası hakkında 28/10/2020 tarihli ara kararla verilen tedbir kararının, davacı tarafın teminatı yatırması üzerine infaz edildiği, dolayısıyla İİK'nin 72/4 maddesi uyarınca bu davalı lehine tazminata karar verilmesi gerekirken tazminat talebinin tümden reddedilmesinin hatalı olduğu değerlendirilmiş, adı geçen davalının istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; hatalı görülen husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/786, K. 2025/999, 3 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama