KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/92
- Karar No
- 2024/317
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 30/03/2021
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 22/11/2024
Karar Metni
1.121 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacı banka ile davalı .... Ltd. Şti.arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, diğer davalılar .,.. , ... ve ..,... Ltd.
Şti'nin sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla bulunduklarını, ayrıca asıl borçlu ile davacı banka arasında çek hesabı açılış sözleşmesinin de akdedildiğini, genel kredi sözleşmesi uyarınca borçlu şirkete şirket kredi kartını kullandırılarak krediler tahsis edildiğini, iş bu kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller aleyhine Antalya 9.Noterliği’nin 23/02/2018 tarihli ...yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, ihtara rağmen borcun ödememesi üzerine Antalya 8.İcra Müdürlüğü ,...Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe başlandığını, borçlu ve kefillerin itirazı üzerine takibin durduğunu,
itiraz dilekçesinde borca, faiz oranına ve borcun ferilerine itiraz edildiğini, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile Antalya 8.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI .... VEKİLİ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davalının kredi borcu olmadığını, hukuken geçerli bir kefaletinin de söz konusu olmadığını, davacının alacağının muaccel olmadığını, davacının taraflarından tahsilini talep ettiği alacak kalemlerinin hesapların kat edildiği tarih itibariyle muaccel hale gelmediğini, alacak muaccel hale gelmeden hesapların kat edilmesi ve bu hesaplara bağlı alacak kalemleri için aleyhlerine icra takibine girişilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen faiz miktarının yasal sınırın üstünde ve fahiş olduğunu, davacı tarafça talep edilen %5 gider vergisi talebinin hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine,
asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... VEKİLİNİN SAVUNMALARININ ÖZETLE
Davalı vekili; alacağının muaccel olmadığını, alacak muaccel hale gelmeden hesapların kat edilmesi ve bu hesaplara bağlı alacak kalemleri için aleyhlerine icra takibine girişilmesinin hukuki dayanaktan yosun olduğunu, talep edilen faiz miktarının yasal sınırın üstünde ve fahiş olduğunu, davalının hukuka uygun bir kefaletinin söz konusu olmadığını, davacı tarafça talep edilen %5 gider vergisi talebinin hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında 24/07/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, 24/04/2014 tarihinde sözleşme limitinin artırıldığı, taraflar arasında 27/03/2017 tarihli ikinci Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmenin devamında davalılar ... , ... ve ...Ltd. Şti'nin müteselsil kefil oldukları anlaşılmıştır.
Davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerinde davalıların kefaletlerinin 6098 Sayılı TBK 583. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu kefalete ilişkin şekil şartlarının bulunduğu alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davalı banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefillerin sorumlu olup, davalıların borçlu cari hesap kredisi ve işletme kredisi yönünden hüküm kurmaya ve yargıtay denetimine elverişli bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda yapılan hesaplamalarda belirtilen tutarda sorumlu olduklarının kabulü ile davacının itirazın iptali isteminin kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının gayri nakdi çek depo talebinden doğan itirazın iptali istemine ilişkin yapılan değerlendirmede;
Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında çerçeve kredi sözleşmesi haricinde 12/12/2013 tarihli çek açılış sözleşmesi de düzenlenmiştir.
Sözleşmenin 5.maddesinde bankanın tüm çek yaprakları için ödemekle yükümlü olduğu toplam tutarın müşterinden talep edebileceğinin belirtildiği görülmüştür.
Davacının davalı asıl borçlu şirket yönünden 49 adet çek yaprağı yönünden depo talebinin yerinde olduğu görülmüştür. " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kredinin ticari kredi olduğunu, faiz oranın taraflarca serbestçe belirlenebileceğini, özel bir kanun olan TTK yerine Genel Kanun TBK hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece temerrüt faiz oranın %48'den %28,70-22,30'a neden indirildiğine dair hiçbir gerekçenin açıklanmadığını, hakimin tarafların talep etmediği hususta araştırma yapamayacağını, davalının Merkez Bankasına bildirilen azami faiz oranlarının gerçek olmadığına yönelik bir itirazının bulunmamasına rağmen bilirkişinin res'en bu hususta karara varmasının,
mahkemenin de bu rapor uyarınca itirazları dikkate almadan karar vermesinin hatalı olduğunu, mahkemenin azami faiz oranının fiilen uygulanmadığına dair savlarını çürüten örnek kredi kartonlarını sunduklarını, istinaf dilekçesi hazırlanırken emsal nitelikte 10 adet kredi dosyası tespit edildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
taraflar arasındaki sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı kararlaştırılmamış olması karşısında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02/05/2019 tarih, .,..Esas – ...Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere ticari işlerde TBK’nın 88. ve 120. madde hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmamasına, davacı bankanın fiilen uyguladığı en yüksek temerrüt faiz oranı esas alınarak düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;
davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/92, K. 2024/317, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama