KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/977
- Karar No
- 2025/1242
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10/06/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 11/11/2025
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibine girişildiğini, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin takip alacaklısını hayatı boyunca görmediğini, tanımadığını, dolayısıyla aralarında senetteki bu miktarı doğurabilecek bir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkilinin 51 yaşında emekli bir kişi olduğunu, müvekkilinin senedin düzenlendiği tarih olan 04/11/2018 tarihinde Antalya'da bulunmadığını, ayrıca Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... Soruşturma no ile suç duyurusunda bulunduğunu beyan ederek, haksız ve kötü niyetli takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacının, müvekkili lehine 04/11/2018 düzenleme, 04/12/2018 vade tarihli 980.000,00 TL bedelli senedi düzenleyip müvekkiline verdiğini, ancak senedin alacağının vadesinin gelmesi ile birlikte muaccel hale gelmesine rağmen keşidecinin söz konusu borcunu ödemediğini, davacının senedi borcuna karşılık verdiğini ancak sürekli olarak müvekkilini oyaladığını herhangi bir ödemede bulunmadığını, bunun üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının iddialarının hukuki temelden yoksun olduğunu, takibe dayanak belgenin bir kambiyo senedi olduğunu ve miktar bakımından da senetle ispat gerektiren yasal miktarın üzerinde olduğunu, bu konuda davacı tarafın dosyaya hiçbir yazılı belge, delil vs. sunmadan soyut iddialarda bulunduğunu, senetle ispat şartı olan iş bu dava konusunda davacı tarafın tanık vs. gibi yazılı senet olmayan bütün delillerine dayanmasına muvafakat etmediklerini, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılmış olan bu davanın hukuk düzeninde herhangi bir temeli olmadığını beyan ederek,
davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde.
Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden rapor alındığı, rapora göre, takibe konu senet altında bulunan imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, buna dayalı olarak da resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık suçlarından davalı hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yine mahkememizce tarafların tüm delilleri celp edilerek alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 04/04/2022 tarihli raporunda; takibe konu senet altındaki imzaların davacıya ait olduğu tespit edilmiştir. Alınan rapor denetime açık, mevzuata uygun olmakla hükme esas alınmıştır.
Davacı taraf senedin düzenleme tarihinde davacının Erzurum ilinde olduğunu beyan etse de, açığa senet düzenlenmesi de mümkün olup, sadece bu hususun senedin sahte olduğunu ispatlayamayacağının anlaşıldığı" gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin takip alacaklısı şahsa borcunun bulunmadığını, davalıyı hiç tanımadığını, aralarında hukuki, fiili, ticari veya sosyal hiçbir ilişkinin olmadığını, imza örneği alınan belgelerin neredeyse tamamının çok eski tarihli olduğunu, belgelerin fotokopi olduğunu, asıl belge olmadığını, asıl belgenin incelenmesi gerektiğini, inkar edilen yazılar ve imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan müvekkiline ait imzaların celp edilip incelenmesi gerektiğini,
bu hususa riayet edilmeden inceleme yapıldığını, rapora esas incelenen belgelerin yetersiz olduğunu, bu nedenle söz konusu raporun hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin imza incelemesinde son merci olmadığını, bu raporun tek başına yeterli olmayıp, grafoloji alanında uzman bir kurul raporuna ihtiyaç duyulduğunu, senedin düzenlenme tarihinde müvekkilinin Erzurum'da olduğunu, senedin sahte olduğunu, senetteki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesi kararından hemen sonra 22/07/2022 tarihinde davacı ...'nin vefat ettiği, kararın tüm mirasçılara tebliğ edildiği, kararı birtakım mirasçılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf ettiği görülmüştür.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, senedin sahteliği iddiasına ilişkin başlatılan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...
Esas sayılı soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlanmasına, hükme esas alınan ATK bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, bu rapora göre senetteki imzanın davacılar murisinin el ürünü olduğunun sabit olmasına, senedin düzenlenme tarihinde davacılar murisinin Erzurum'da olması durumunun, senedin sahte olduğu iddiasını kanıtlamamasına (benzer yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2012/141125 Esas - 2013/1744 Karar sayılı ilamı), kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;
bir kısım davacı mirasçıları vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/977, K. 2025/1242, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama