KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/209
- Karar No
- 2025/319
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 18/10/2023
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarih
- 17/03/2025
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin ... ili ... İlçesi ...
Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı arsanın müteahhidi olduğunu, davalının ise aynı yerde ... ada ... parselde yapılan inşaatın müteahhidi olduğunu, müvekkilinin inşaata başlamak üzere ruhsat başvurusunda bulunduğunu, ... ve ... şirketinin ... parsel ile ... parselde bulunan taşınmazlar arasındaki kod farkından dolayı imar yönetmeliğinin 15/4 maddesi uyarınca isnat duvarı yapılması gerektiğinin kendilerine bildirildiğini, söz konusu isnat duvarının davalı tarafından yapılması gerektiğinin bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı tarafa bu hususta ihtarname gönderildi ise de isnat duvarının yapılmadığını,
isnat duvarı yapılmadan müvekkilinin inşaat başlamasının mümkün olmaması nedeniyle isnat duvarının müvekkili tarafından yaptırıldığını, isnat duvarına ilişkin harcanan bedelin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptalini, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, vekil eden şirketin üzerine düşen yükümlüğü yerine getirdiğini, mevcut taşınmazlar arasında yer alan isnat duvarının müvekkili tarafından yapıldığını, taşınmaza ilişkin inşaat izinlerinin ve ruhsat başvurularının alındığını, davacının yaptığını iddia ettiği isnat duvarının müvekkillerinin sorumluluğunda yer almadığını, söz konusu isnat duvarının davalının mülkiyet alanı içerisinde bir sınırlılık niteliğinde olduğunu, belediye tarafından bildirilen isnat duvarının müvekkili tarafından yapıldığını, sonradan ortaya çıkan ihtiyacın davacı tarafından kaynaklandığını, aksi halde müvekkiline de inşaat için ruhsat verilmeyeceğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Eldeki dosyada yapılan istinat duvarı için masrafın davacı tarafından yapılmış ve istinat duvarının davacı tarafından yaptırılmış olması karşısında davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak davalının ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parseldeki yapılan inşaatı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapmayı üstlenen yüklenici olması, eldeki davanın ve takibin tüm taşınmaz sahiplerine yöneltilmesi gerektiği, taraf değişikliği için sürenin ise diğer taraflara karşı arabuluculuk sürecinin başlatıldığına ilişkin bir iddia bulunmadığından verilemeyeceği anlaşıldığından davalı pasif husumet ehliyetine sahip olmadığından davanın usulden reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili ... İlçesi ... mahallesi ...
Ada ....parselde kayıtlı arsanın müteahhidi olduğunu, davalının ise müvekkilinin inşaat yapacağı arazinin yan parseli olan ... ada ... parselde yapılan inşaatın müteahhidi olduğunu, müvekkilinin arsa malikleriyle yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği ruhsat başvurusunda bulunup temel atma işlemlerine başladığını, ancak bu aşamada ... uyarısıyla davalının yapmış olduğu ... parseldeki inşaatla müvekkilinin yapacağı ... parseldeki inşaat arasında kot farkı bulunması sebebiyle imar yönetmeliğinin 15/4.maddesi uyarınca istinat duvarı yapılması gerektiğinin bildirildiğini,
müvekkilince alınan uzman raporunda normalde istinat duvarının ... numaralı parselin müteahhidi davalı tarafından yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkilince davalıya Antalya 22. Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, davalının bu ihtarnameye cevap vermeyip istinat duvarını da yapmadığını, ...yaptıkları başvuruya verilen cevapta da adli mercilerce konunun çözülmesi gerektiğinin belirtildiğini, bunun üzerine müvekkilince istinat duvarının yaptırıldığını ve takip tutarı asıl alacak kadar paranın harcandığını,
ilk derece mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda konunun hatalı ele alındığını ve yanlış mevzuat hükümlerinin uygulandığını, yapılması gereken istinat duvarının inşaat aşamasında yapılması zorunlu bir imalat olup bu imalattan da davalı müteahhidin sorumlu olduğunu, davalının hiçbir aşamada husumet itirazında bulunmadığını, mahkemece hatalı nitelendirme ve yanlış mevzuat hükümlerinin değerlendirmesi neticesinde hatalı karar verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
eldeki dava vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapılan istinat duvarının bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı ile davalı arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı gibi yapılan istinat duvarının yapılmasının aldırılan bilirkişi kök ve ek raporuna göre her iki tarafında sorumluluğunda olduğunun belirtildiği böylece davalının kat karşılığı inşaat yapım işinin yüklendiği arsa maliklerinin davacıya karşı haksız zenginleşmelerinin bulunduğu,
davacının eldeki davayı bu nedenle arsa maliklerine yöneltmesi gerektiği davalının pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/209, K. 2025/319, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama