KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/396
- Karar No
- 2025/791
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 05/03/2025
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 09/07/2025
Karar Metni
1.869 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında, davalı şirket aleyhine 62.392,50 TL asıl alacak için icra takibi yapıldığını, karşı yan şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığı gerekçesi ile takibe ve yetkiye itiraz ettiğini, takibin itiraz ile durduğunu, takip konusunun para alacağı olup, taraflar arasında cari hesap ilişkisi ve ticaret bulunduğunu, davacı tarafından yapılan fason taş kesim işinin, Denizli'de davacı tarafından kendi iş yerinde yapıldığını, iş yerinde de davalıya teslim edildiğini, davalı tarafın yetki itirazının yerinde olmadığını beyan ederek, davalının Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu borca ve yetkiye itirazının iptaline, takibin devamına itiraz sonrası yapılan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından nazara alınmasına, kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davalı şirkete karşı davacı tarafından Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve itiraz ettiklerini ancak daha sonra işbu dava açılmadan önce davalının da kabul ettiği gibi üç adet müşteri çeki ile davacıya toplamda 63.392,00 TL ödeme yapıldığını, davacı firmanın işbu davayı açarken yapılan ödemeleri düşmediğini ve hiç ödeme yapılmamış gibi dava açarak harca esas bedelinin dava dilekçesinde 62.392,50 TL olarak belirttiğini beyan ederek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/06/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...dava değerinin 62.392,50 TL olarak gösterildiği, dilekçe içeriğinde davalı tarafça bu tutarda ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de; talep sonucunda icra takibine yapılan itirazın tümden iptalinin istendiği, harcın 62.392,50 TL üzerinden yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bir başka anlatımla davacı taraf, davalının ödediği tutarı dava konusu yapmış ve bu tutara ilişkin itirazın da iptalini talep etmiştir.
Bu durumda davalı tarafça dava tarihinden önce yapılan ödemenin varlığı taraflar arasında çekişmesiz olduğuna göre, davacının değinilen tutarı davaya konu etmesinde hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varıldığından bu miktar yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça dava tarihinden önce davacıya 63.392,00 TL ödeme yapılmış ise de; takip sonrası işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masrafı olmak üzere diğer masrafların hesabı için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hüküm kurmaya elverişli ... havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafından yapılan ödeme Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takip dosyasında asıl alacak ve takipten sonra işleyecek faizden düşülmek ve icra dosyasındaki takip masrafları vekalet ücreti de hesaba katılmak suretiyle davalının yapmış olduğu ödemeye göre bakiye borç miktarının 14.783,95 TL olduğu tespit edildiğinden, davanın bu miktar yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş, davacı taraf icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de, dava tarihinden önce asıl alacak miktarı ödendiğinden şartları oluşmayan bu talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAİREMİZİN 27/09/2024 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE
"...Davalı tarafından, takipten sonra davadan önce davacıya verilen toplam bedeli 63.392,00 TL olan 3 adet çek ile ödeme yapıldığı hususu ihtilafsızdır. Davacı vekili, davasını asıl alacak miktarı üzerinden açmış, netice-i talepte takipten sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınmasını istemiştir. Davacının bu hali ile istinaf dilekçesindeki iddialarının aksine davalı tarafça yapılan ödemelerin bu takip dosyasına istinaden yapıldığı bilincinde olduğu anlaşılmaktadır.
Kaldı ki davacı taraf yapılan ödemelerin bu takip dosyasına istinaden yapıldığını bilmediğini ileri sürmekle birlikte, ödemenin başka bir borca ilişkin olabileceği ile ilgili somut bir anlatımda bulunmamıştır. Bu haliyle takipten sonra yapılan ödemelerin takip borcuna istinaden yapıldığından hareketle, davacının davasını yapılan bu ödemeyi mahsup ederek kalan miktar üzerinden açması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı bu mahsubu yapmaksızın 62.392,50 TL asıl alacak miktarı üzerinden davasını açmış olup, mahkemenin taleple bağlılık ilkesi uyarınca, bu tutarla bağlı kalarak hükmünü oluşturması gerekir. HMK'nın taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26. maddesine göre. "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Mahkemece, bilirkişi raporuna istinaden 62.392,50 TL asıl alacak miktarı ödendiğinden bahisle bu kısmın hukuki yarar yokluğundan reddine, faiz, masraf ve vekalet ücreti olarak hesaplanan 14.783,95 TL üzerinden takibin devamına karar verilerek talep miktarını aşar şekilde hüküm kurulmuş, bu husus kamu düzenine aykırı görüldüğünden, kararın re'sen nedenlerle kaldırılması gerekmiştir.
Diğer taraftan, mahkemenin icra kapak hesabını son ödeme tarihini bildirmeksizin o günün tarihine göre talep etmesi, yine bilirkişi raporu alınmasına ilişkin ara kararda TBK'nın 100. maddesi ve bu maddeye uygun şekilde takip talebinde ödemenin öncelikle faiz ve ferilere mahsup edilmesine yönelik talep gözetilmeksizin, bilirkişiden ödemenin asıl alacaktan başlanarak mahsubunun yapılmasını istemesi ve bilirkişi raporunu da buna göre hazırlanması, hükümde 14.783,95 TL tutarın ana alacakmış gibi yazılması ve takip tarihinden itibaren takibin devamına karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde, mahkemece son ödeme tarihi olan 14/11/2019 tarihi itibariyle icra dosya borcunu gösteren kapak hesabı celp edildikten sonra bilirkişiden ödemenin öncelikle faiz, masraf ve vekalet ücreti gibi feri alacaklardan düşülmek suretiyle, son ödeme tarihi itibariyle kalan borcun miktarına yönelik ek rapor alınması, borç sona ermiş ise davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmesi, borç devam ediyor ise bu tutar üzerinden son ödeme tarihi belirtilerek takibin bu tarihten itibaren devamına karar verilmesi gerekir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen nedenlerle esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05/03/2025 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Davalı tarafça dava tarihinden önce davacıya 63.392,00 TL ödeme yapılmış ise de; takip sonrası işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masrafı olmak üzere diğer masrafların TBK'nın 100. maddesi ve bu maddeye uygun şekilde takip talebinde ödemenin öncelikle faiz ve ferilere mahsup edilmesi yoluyla bakiye borcun hesabı için dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiş, hüküm kurmaya elverişli hesap bilirkişi ... tarafından hazırlanan 28/11/2024 havale tarihli ek raporda özetle, dava tarihi olan 03/11/2020 tarihinden önce toplam 63.392,00 TL ödeme yapıldığı davacı tarafça da kabul edilmekle,
TBK'nın 100. maddesi gereği faizi, masraf ve fer'ilerinin alacaktan öncelikle mahsup edilmesi gerekeceğinden, Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (yeni esas ...) icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu ödemeye göre bakiye borç miktarının 12.345,63 TL olduğu tespit edilmiştir.
Buna göre davalının bakiye borç miktarının 12.345,63 TL olduğu tespit edildiğinden, davanın bu miktar yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş, davalının takibe yapılan itirazının iptali ile takibin 14/11/2019 tarihi itibariyle 12.345,63 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı taraf icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de, dava tarihinden önce ödenen miktara göre bakiye alacak bulunup bulunmadığı, miktarı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,
takibin 14/11/2019 tarihi itibariyle 12.345,63 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, yasal şartlar oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkili şirketin dava konusu icra takibinde alacaklı olduğunun sabit olduğunu, icra aşamasında yapılan ödemeler mahsup edildiğinde kalan bakiyenin 12.345,63 TL olduğunu, davanın kabulü ile bu kısım üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen reddi ile yargılama giderlerinin müvekkili üzerinde bırakılmasının ve davalı lehine 30.000,00 TL vekalet ücretine takdir edilmesinin yerinde olmadığını, kaldı ki, ilk ilamda davalı lehine 6.989,11 TL vekalet ücretinin takdir edildiğini,
bu ilamın davalı tarafından istinaf edilmemiş olması sebebiyle usuli kazanılmış hak olduğu nazara alınmadan, 30.000,00 TL vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığını, müvekkili şirket lehine kabul edilen kısmın likit olduğunu, takibin davalının kötüniyetli itirazı ile durmasına rağmen, %20 icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, hizmet alım ilişkisinde faturaya dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun Dairemiz kaldırma kararına uygun bilimsel verilere göre hazırlanmış olması sebebiyle, mahkemenin bu raporu dikkate alarak davayı kısmen kabul etmesinde ve yeni kurulan hükme göre davalı lehine karar tarihi itibariyle hesaplanan vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından, davacı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.
Ancak borçlu itirazında haksız ve alacak likit olduğundan, kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi hatalı bulunmuş, davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/396, K. 2025/791, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama