İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2026/137 K.2026/387

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2026/137Karar2026/387Tarih30 Mart 2026Okuma10 dk · 2.078 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Esas No
2026/137
Karar No
2026/387
Karar tarihi
30 Mart 2026
İncelenen kararın mahkemesi
ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
13/12/2023
Dava tarihi
05/07/2023
Asıl davanın konusu
İtirazın İptali
Birleşen dava konusu
Mülkiyetin Tespiti
Yazım tarihi
30/03/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.078 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, gerçekte mülkiyeti müvekkili şirkete ait olup da müvekkili şirketin bazı işler için ulaştırma bakanlığının ticari araçlardan istediği K1 yetki belgesi olmadığından davalı şirket adına tescil edilen ve davalı şirkete kiraya verilen ... ve ... plakalı iki adet aracın kayıtların davalı şirketin 3. kişilere veya kamu borçları sebebi ile hacizler konulması sebebi ile davalının bu araçları takyidatsız olarak müvekkiline iade etmemesi ve 2014 yılı kira borçlarının ödememesi,

bu konuda defalarca ihtarname gönderilmesinin de sonuç vermemesi sebebi ile iki aracın değeri olan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 60.000,00-TL'nin ve iki aracın 2014 Ocak -Ağustos ayları 8 aylık kira bedellerinin tahsili için davalı hakkında Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamını borçlunun %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili, davacı tarafın taleplerinin tamamen keyfi olduğunu, araç bedelini ödeyenin davalı olduğunu, karşı tarafın davalıdan keyfi araç bedelinin ödenmesini isteyemeyeceğini, davalının Antalya 13. İcra Dairesi ve ... Esas sayılı dosyası ile karşı tarafa asıl alacak kısmından 9.640,00-TL fazla ödeme yaptığını, yine DSİ 13. Bölge Müdürlüğüne 33.600,00-TL ceza ödediğini, davacının araçları haksız yere elde bulundurulan anahtarlar ile alarak kaçırdığını beyan etmekle; davanın reddini, %20' den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DOSYA

Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...

Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araç kiralama ve taşımacılık işi ile uğraşmakta olup davalı şirket ile arasında iş ilişkisi bulunduğunu, Ulaştırma Bakanlığı'nın ticari araçlarda K1 yetki belgesi istemesi ve müvekkili şirkette K1 yetki belgesi bulunmaması nedeniyle ... ve ... plakalı araçlar davalı şirket adına tescil edilmiş ve kira bedeli karşılığında davalı şirketin kullanımına bırakıldığını, davalı şirketin ihtarnamelerinde ikrar ettiği üzere ... ve ... plakalı araçlar her ne kadar davalı şirket üzerine kayıtlı gözükse de gerçekte araçlar müvekkili şirkete ait olduğunu,

bu hususta gerek sözlü olarak gerek yazılı olarak anlaşma sağlandığını, ancak daha sonra gerek kira bedellerinin ödenmemesi gerek davalı şirketin borçları nedeniyle araçlara haciz uygulanması nedeniyle müvekkili şirketin araçlarını geri isteme, hacizlerin kaldırılarak takyidatsız olarak müvekkili adına tescili ve mevcut kira borçlarının ödenmesini isteme zorunluluğu doğduğunu, araçların ödenmeyen kira bedellerine ilişkin başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davası Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ...

E. sayılı dosyada devam ettiğini, Mahkemeniz dosyasının Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosya ile birleştirilmesi kararı verilmesini, davanın kabulü ile ... ve ... plakalı araçların mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunun tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...

Davalı şirketin ticari defterlerinde, dava konusu olan ... ve ... plakalı araçların davalı şirket adına kayıtlı olduğu ve kayıtlı değerinin; ... plakalı aracın = 23.102,54-TL+ KDV = 27.621,00-TL, ... plakalı aracın = 23.102,54-TL+ KDV = 27.621,00-TL göründüğü, davalı şirketin ticari defterlerinde; dava konusu olan ... ve ... plakalı araçların kasko, sigorta vb. işlemler için bir ödeme yapıldığı ile ilgili bir kaydın bulunmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu araçlar ile ilgili sigorta ödemelerine dair bir kaydın bulunmadığının belirlendiği, davacı taraf;

... ve ... plakalı araçların 60.000,00-TL tutarındaki kasko değerinin tahsilini talep ettiği, dava dosyasına sunulan ... tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu olan ... plakalı aracın 2015 yılı itibariyle rayiç değerinin 32.500,00-TL olduğunun tespit edildiği, yine dava dosyasına sunulan ... tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu olan ... plakalı aracın 2015 yılı itibariyle rayiç değerinin 31.043,00-TL olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan söz konusu bilirkişi raporları gereğince; davacı yanın dava konusu olan 2 adet araç için 60.000,00-TL tutarında alacak talep etmesinin uygun olduğu,

davalı şirket adına kayıtlı olan ... ve ... plakalı araçların 31.12.2012 tarihinde 27.621,00'şer TL ödenerek satın alındığı ve araçların bedeli karşılığında davacı şirket tarafından 02.01.2013 tarihinde 17.000,00-TL ödeme yapıldığı, kalan bakiye bedel karşılığında davalı şirket adına 28.12.2012 tarihinde araç başına 20.000,00-TL ana para 21.300,34-TL geri ödemeli banka kredisi çekildiği ve bu kredi ödemeleri toplamı olan 21.300,34 + 21.300,34 = 42.600,68-TL'nin davalı şirket tarafından ödendiği, bu bağlamda; dava konusu olan ... ve ... plakalı araçlar için; davacı şirketin 17.000,00-TL tutarında, davalı şirketin ise.

42.600,68-TL tutarında ödeme yaptıkları, belirlenen araç bedelleri olan toplam 60.000,00-TL' den davalı şirketin yaptığı 42.600,68-TL tutarındaki kredi ödemesinin mahsup edilmesi ile davalının 17.399,32-TL tutarında davacı şirkete araç bedeli borcunun kaldığı anlaşılmakla. Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takip dosyasında; ... ile ... plakalı araçlara ilişkin talep edilen araç bedeline yönelik davalı yanın itirazının kısmen iptali ile takibin 17.399,32-TL asıl alacak yönünden devamına karar vermek gerekmiş, alacak yargılamayı gerektirmekle likit sayılamayacağından davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine dair; asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

Davacı yanca; Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; Davaya konu; ... ve ... plakalı araçlarda bulunan hacizlerin kaldırılarak takyidatsız olarak davacı adına tescili amacıyla söz konusu araçların mülkiyetlerinin davacıya ait olduğunun tespiti talepli eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir.

Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir.

Somut uyuşmazlığa ilişkin taraflar arasında görülen itirazın iptali davası; davacı yanın davaya konu araçların bedelini talep ettiği eda davası olmakla; davacı yanca tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmış olup; birleşen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi" şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, asıl ve birleşen dosyada davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurularında bulunmuştur.

Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya yöneltilmiş itirazın iptali ve araç mülkiyetinin tespiti talepli dava açtıklarını, ilk derece mahkemesince birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesine,

asıl davanın ise kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin dosya içerisindeki bilgi ve belgeleri görmezden geldiğini, özellikle inanç sözleşmesini değerlendirmeyerek mahsup ilişkisini tersine yorumladığını, bu nedenle kararın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, ilk derece mahkemesinin araç mülkiyetinin tespitine ilişkin davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay kararlarına göre mülkiyetin geriye dönük tespitinde hukuki yarar bulunduğunu,

somut dava konusunda da dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle tarafların karşılıklı dilekçe ve ihtarnameleriyle mülkiyetin müvekkiline ait olduğunun sabit olduğunu, davalının imzalı beyanına dayanan belgede araçların müvekkiline ait olduğunu kabul ettiğini, ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki inanç sözleşmesini farazi bir biçimde kredi geri ödemesine dayanan bir araç satım sözleşmesi gibi yorumlamasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede araçların bedellerinin müvekkil şirket tarafından ödendiğinin tespit edildiğini,

davalının temsilcisinin isticvapla verdiği beyanının dosya içeriğiyle uyumsuz olduğunu, tüm bu hususların yanında 2015 yılından beri devam eden dava kapsamında davalının müvekkiline halen araçların mülkiyetini nakletmediği ve temerrüt durumunun devam ettiği göz önünde bulundurularak araçların karar tarihine en yakın rayiç bedelinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek buna göre davanın ıslahı yönünde tarafına da bir değerlendirme imkanı vermek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini,

9 yıl öncesinin kasko bedellerine göre müvekkilin zararını tayin ederek karar verilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Asıl ve birleşen dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ... ve ... plakalı araçların satın alınmasında davacı tarafça yapılan teminat ödemesi ile davalı tarafça yapılan kredi ödemelerinin mahsubunda takibin fazlaya ilişkin kalan kısım için devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmamasına rağmen hatalı değerlendirme ile takibin kısmen devamına karar verildiğini, davalı tarafça araç bedeli kredi yolu ile ödenmiş olmasına rağmen davacı tarafça araç bedeli talep edildiğini, bu durumun hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

ilk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin kısımlar yönünden verilen karar hukuka uygun olmakla birlikte, itirazın kısmen iptaline ilişkin kısım yönünden istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini, davalı tarafından araç bedeline ilişkin kredilerin ödendiği dikkate alındığında müvekkili adına kayıtlı araçların araç bedeline ilişkin başlatılan icra takibinin haksız olduğu açık olup eldeki davanın reddi gerektiğini, ilk derece kararının kısmen kabulüne ilişkin bölüm yönünden hukuk ve hakkaniyete uygun olduğundan söz edilemeyeceğini,

dolayısıyla istinafa konu kararın kısmen kabulüne karar verilen bölüm yönünden kaldırılarak davanın tümden reddi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Asıl dava, itirazın iptali istemine, birleşen dava araç mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı vekili asıl davada kabul edilen tutar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl davada dava değeri 67.996,44 TL olup; kabul edilen miktar 17.399,32 TL'dir. Bu tutar kararın verildiği 2023 yılı için geçerli olan 17.830,00 TL lik istinaf kesinlik sınırının altında kalmaktadır. İlk derece mahkemesince verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, davalı vekilinin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davacı vekili asıl davada reddedilen miktar ile birleşen davada verilen red kararı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Dosya kapsamı, taraflar arasındaki ihtarnameler ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu iki aracın mülkiyetinin esasen davacıya ait olduğu, ancak K1 yetki belgesi bulunmadığından tescilin davalı adına yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, ana davada araçların mülkiyetinin devrini talep etmek yerine, takip tarihinde araçların rayiç bedelini talep ederek alacağını paraya çevirmiştir.

Bu durumda mülkiyet davalıda bırakılmak suretiyle bedel talep edildiği kabul edilmelidir. Araçların takip tarihi olan 2015 yılı itibariyle rayiç değerlerini hesaplayan ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarından, takipte iki araç için istenen toplam 60.000,00 TL'nin uygun tutarda olduğu anlaşılmaktadır. Davalının ödediği 42.600,68 TL araç kredi bedelinin mahsubu sonucu kalan 17.399,32 TL’nin hüküm altına alınması isabetlidir.

Kira alacağına ilişkin talepler ayrı dosyada görülüp karara bağlandığından, bu dosyada ayrıca değerlendirme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Birleşen dava yönünden ise; mülkiyet meselesi asıl davada ön sorun olarak değerlendirilmiş ve çözümlenmiştir. Bu nedenle ayrıca tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Davacının, geçmişe yönelik mülkiyet tespiti talebinde hukuki yarar bulunduğu yönündeki iddiası da yerinde değildir.

Zira bu tespit kira alacağına ilişkin davalarda ön sorun olarak çözülmüş ve bu doğrultuda karar verilmiştir.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;

asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ayrı ayrı 732,00'şer TL (732,00 x 2=1.464,00 TL) maktu istinaf karar harçlarından peşin yatırılan 1.230,80 TL (615,40 +615,40) harcın mahsubu ile bakiye 233,20 TL istinaf karar harcının asıl ve birleşen davada davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,

4-Asıl ve birleşen davada davalı vekilince yatırılan istinaf karar ve ilam harcının HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca usulden reddine karar verildiğinden talebi halinde asıl ve birleşen davada davalı tarafa İADESİNE,

5-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2026/137, K. 2026/387, 30 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. Birleşen Dosya
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  8. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/137
Karar No
2026/387
Tarih
30 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/137 K.2026/162
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/137 K.2026/311
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/137 K.2026/143
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2026/137 K.2026/354
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/138 K.2026/357
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/138 K.2026/238

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.