KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/127
- Karar No
- 2026/230
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/12/2025
- Davanın konusu
- MENFİ TESPİT
- İstinaf talep tarihi
- 22/12/2025
- İstinaf karar tarihi
- 04/02/2026
- Kararın yazım tarihi
- 12/02/2026
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı 15/12/2025 tarihli ara kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TALEP VE DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davaya konu, 16.10.2025 tarih, ... nolu, 12.654.285,36TL tutarlı fatura'dan dolayı davalı şirkete hiçbir borcu olmadığını, müvekkili şirketin 2025 yılı elektrik tüketiminin, 2024 yılına oranla daha düşük olmasının sebebinin, davalı şirketin iddia ettiği gibi kaçak elektrik kullanımı olmadığını, otelde elektrik kullanılan kurulu gücün azaltılması ve müşteri sayısının azalmasından kaynaklandığını, müvekkili şirketin kiracı olarak işlettiği, ...
Mah. ... Cad. No : ... Alanya/Antalya adresinde bulunan ... Otele ait, ... nolu elektrik abonesinin elektriğinin kesilmemesi ve elektrik hizmetinin devamı için Mahkemenin ... D.İş Esas - ... D.İş Karar sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek; davanın kabulü ile ...
Dağıtım A.Ş. tarafından müvekkili şirkete düzenlenen 16.10.2025 tarih ... numaralı 12.654.285,36TL tutarlı faturadan dolayı müvekkili şirketin, davalı şirkete borcu olmadığının tespitine, Mahkemenin ... D.İş - ... D.İş Karar sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İTİRAZ
Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı taraf hakkında düzenlenen kaçak tutanağına istinaden mevzuata uygun şekilde kaçak tahakkuk işlemi yapıldığını ve davacı şirkete 12.654.285,36TL kaçak tahakkuku faturası çıkartıldığını, davacı şirketin sayaca müdahale ederek elektrik kullanmasının açık şekilde kaçak elektrik kullanımı olduğunu, kaçak elektrik kullandığı video kaydı ile sabit olan davacı şirket lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin kanun ve usule aykırı olduğunu, tedbir kararı için belirlenen teminat miktarının da çok düşük olduğunu belirterek, ...
D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının devamına ilişkin karara itirazlarının dikkate alınarak bu kararın kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle hesaplanan tahakkuk faturası bedeli olan 12.654.285,36TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2025 tarihli ve ... Esas sayılı ara kararı ile; "Mahkememizin 23/10/2025 tarih ... D.İş E-K. sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının devamına" karar verilmiş, ara karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine 15/12/2025 tarihli ara karar ile; "ihtiyati tedbire itirazın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbirin devamına ilişkin karara karşı yaptıkları itirazın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacı şirketin kaçak elektrik kullanma eylemlerinin video ile kayıt altına alındığını, teminat miktarının düşük olduğunu, verilen kararın hakkaniyete uygun olmadığını beyan ederek, istinaf itirazında bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 Sayılı HMK'nun 355/1 maddesi uyarınca, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, kaçak/usulsüz elektrik kullanımı yapıldığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ve ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Mahkemece ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
HMK’nun 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenmekle ihtiyati tedbir açıklanmıştır.
6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen İhtiyati tedbir hukuki müsessesi ile davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.
HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır.
İhtiyatî tedbirde asıl olan, ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmıştır.
HMK'nun 390/1 maddesi gereğince; dava açıldıktan sonra ihtiyati tedbir davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir, bu nedenle davaya bakan mahkeme tedbir konusunda görev ve yetkilidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde sakıncalı bir halin veyahut telafisi imkansız ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu, 6100 sayılı HMK'nun 389 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluştuğu, davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varıldığından; HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İncelenen ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine,
3-Davalıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararla değerlendirimesine,
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/127, K. 2026/230, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama