KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1104
- Karar No
- 2024/238
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/01/2021
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 27/02/2024
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 25/04/2017 günü ... ' in kullandığı ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkili ... , ... yönetimindeki ... plakalı aracın trafik kurallarına aykırı davranışta bulunarak kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin basit tıbbi müdahele ile giderilemez derecede yaralandığını, davalı sürücü ... ' un kusurlu olduğunu, maddi tazminat yönünden tüm davalıların müvekkiline karşı sorumluluğu müşterek,
müteselsil ve kusursuz sorumluluk kapsamında olduğunu, kaza sonrasında diz kapağından ameliyat olduğunu, müvekkilinin tüm tedavilere rağmen tam iyileşme sağlanamadığını, yaralarını gören müvekkilinin psikolojik olarak da çok fazla etkilendiğini, diz kapağı ve bacağında kalıcı izler olduğunu, davalıların hastane tedavi sürecinde müvekkiline maddi ve manevi destek vermediklerini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi,
50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25/04/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ' dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ
Davalı ... Sigorta Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle görev ve usulden, bu talebi yerinde görülmezse kusur ve hasar yönünden yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu esastan reddine karar verilmesini, kusur ve hasar yönünden müvekkilinin dava açılmadan tazminat ödemesini gerçekleştirdiğini, bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava değerinin miktarının vekileden ve motor sürücüsü olan ...'in kusuru göz önüne alındığında çok fahiş miktarda olduğunu, haksız ve yersiz olarak açılan davanın maddi ve manevi tazminat talepli davanın reddini, söz konusu olayla ilgili soruşturma veya kovuşturma dosyalarının bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Davalı ... ' ün cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DAVACI ... ISLAH DİLEKÇE ÖZETİ
Geçici iş görmezlik tazminat alacağının 01/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre harca esas değer 4.213,42 TL olduğunu, 4.546,75 TL bedelin 1.136,69 TL'sini davalı ... Sigorta Şirketinden 3.410,06 TL'nin ... şirketi, ... , ...'den müşterek müteselsilen, ... Sigorta şirketinden ihbar tarihi olar 17/08/2017 'den ... Şirketinden ihbar tarihi olar 18/08/2017den ve ... , ...'den olay tarihi olan 25/04/2017 tarihinden işleyecek yasal faiziile birlikte tahsiline karar verilmesini,
Kalıcı İş göremezlik alacağının ise harca esas değer 30.978,70 TL olduğunu, 31.645,37 TL bedelin 15.251,79 TL sının Davalı ... Sİgorta Şirketinden ve 16.393,58 TL 'nin ... şirketi ... , ...'den müşterek müteselsiler ... Sigorta Şirketinden ihbar tarihi olan 17/08/2017'den ... Şirketinden ihbar tarihi olan 18/08/2017 'den ve ... , ...'den olay tarihi olan 25/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25/04/2017 tarihinden itibaren yasal fazi iile birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini beyan eden dilekçe vermiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece mahkemesi tarafından verilen karar ile;
"1-Davanın geçici iş göremezlik talebi yönünden; 4.319,41 TL üzerinden KABULÜ ile; bu tutarın 909,35 TL sinin 25.08.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... A.Ş ' den, 3.410,06 TL sinin 20.10.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... A.Ş, ... ve ... ' den alınarak davacıya verilmesine,
*Kalıcı iş göremezlik talebi yönünden; 30.826,70 TL üzerinden KABULÜ ile bunun 12.671,26 TL sinin 25.08.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş' den; 18.155,44 TL sinin 20.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş, ... ve ... ' den alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın 25.04.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... ' den alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin vermiş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; İş kazası olmadığı halde maluliyet raporunun bu mevzuata göre düzenlendiğini, raporun hatalı olduğunu, geçici iş görmezlik zararından SGK'nın sorumlu olduğunu, maluliyet raporu alınarak yeniden aktüerya raporu alınması gerektiğini, davacının kaskı olmadığından müterafik kusuru bulunduğunu, mahkemece hatır taşıması indirimi yapılmasına rağmen hangi tazminattan ne oranda indirim yapıldığının belirli olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DOSYA KAPSAMININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Uyuşmazlık; tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) istemine ilişkindir.
Somut olayda; yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 31/12/2018 gün ve 12697 Karar sayılı raporda, davacının trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Sosyal Sigortalar Sağlık Hizmetleri Tüzüğü hükümleri çerçevesinde %10,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiş ve ilk derece mahkemesince bu rapor hükme esas alınmak suretiyle tazminata hükmedilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerektiği benimsenmiştir.
Hükme esas alınan davacıya ait maluliyet raporu Sosyal Sigortalar Sağlık Hizmetleri Tüzüğü hükümlerine göre belirlenmiştir. Oysa ki trafik kazasının meydana geldiği 25/04/2017 tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranlarının belirlenmesi gerekir.
Davalı vekili süresinde verdiği dilekçeler ile yargılama aşamasında da maluliyet raporuna itiraz etmiştir.
İstinaf eden davalı vekilinin maluliyet raporuna karşı yargılama sırasında da itirazlarının bulunduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihindeki mevzuat hükümlerine göre düzenlenmediği anlaşıldığından, davacının mesleği de belirtilmek suretiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınmak suretiyle maluliyete uğrayıp uğramadığı, uğradı ise maluliyet oranı ile geçici iş görmezlik sürelerinin ne olduğu konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru değildir.
Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Deliller toplanmış olmasına rağmen delilleri değerlendiren bir karar verilmemiş olması (örneğin sadece zamanaşımı yönünden karar verilmesi), delillerin kısmen eksik toplanması ve bu kısmının değerlendirilmemesi, hükmün esasını etkileyen en önemli delilin toplanmaması madde kapsamında değerlendirilmelidir. Karşılaştırılmalı hukukta bu konu örneğin İsviçre’de “…önemli vakıaların tamamlanması gerekiyorsa…”, Alman Hukukunda ise “…eksiklik nedeniyle kapsamlı ya da çok emek harcayarak delil toplanması gerekiyorsa…” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hem yukarıda gösterilen düzenlemelere, hem de 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer verilen Hukuki Dinlenilme, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Haklarına aykırılık teşkil eder. 6100 Sayılı HMK’nun 30. maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesi gözetilerek veya üstü kapalı buna dayanılarak Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı bertaraf edilemez.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf istemlerinin yukarıda gösterilen sebeplerle kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1104, K. 2024/238, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama