KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2140
- Karar No
- 2024/1341
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2021
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 06/12/2024
Karar Metni
1.330 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
03.04.2016 tarihinde ... mahallesinde ... ve ... sokak kavşağında ... istikametinden ... sokağı takiben ... caddesi istikametine seyir etmek isteyen ... plakalı otomobil ve sürücüsü ... sevk ve idaresinde iken ...sokak kavşağına geldiğinde aracının ön kısımları ile ... sokak istikametinden gelerek ... sokak istikametine seyir etmek isteyen ...plakalı otomobil ve sürücüsü ... sevk ve idaresindeyken ... sokak kavşağına geldiğinde aracının sol yan kısmına çarpılmasıyla savrularak gidişine göre yolun sağ kaldırım üzerinde bulunan ağaca çarparak savrulup ileri noktada durmasıyla yaramalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
...sevk ve idaresinde olan ...plakalı otomobilde kaza anında oğlunun aracında yolcu konumunda olan ... 'ın ağır derecede yaralandığını, kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağına göre ... plakalı otomobil sürücüsü .,..
2918 Sayılı KTK'nun 84/h kuralını ihlal ettiğini, .... plakalı araç sürücüsü .... ise 2918 Sayılı KTK'nun 52/1-a kuralını ihlal ettiğini, kazada çarpışma sonucu davacı ... arabanın camından 8-10 metre uzaklığa yola fırladığını, yüzü şiş, göz kapağı yarılmış, sol beyninde kanama gerçekleşmiş, kaburgaları kırılmış, boynunda ve kafatasında kırıklar oluştuğunu, ....
Hastanesine getirildiğini, ameliyat geçirdiğini, belinde ve omiriliğinde olmak üzere toplam 9 platin takıldığını, 2 gün yoğun bakımda kaldığını, iyileşme süresinin uzun süreceğini, tedavisinin devam ettiğini, tek başına yürümekte zorlandığını, günlük ihtiyaçlarını aile bireylerin yardımıyla sağladığını, müvekkilinin bir yemek firmasında asgari ücretli olarak çalıştığını, bu nedenlerle trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacının sakatlıktan doğan geçici ve sürekli işgöremezlik , kalıcı kazanç kaybı, işgücü kaybı,
güç ve efor kaybı nedeniyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminat tutarının sigorta limiti aşılmamak üzere dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi , yargılama gideri ve vekalet ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesi ile, davaya konu 03.04.2016 tarihli kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirketin nezdinde 22.07.2015-2016 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza sırasındaki kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı için ödenecek maddi tazminat miktarının tespiti bakımından dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi edilmesini, davacının, emniyet kemeri takmıyor olması halinde ki, araçtan fırladığına dair beyana göre kaza anında takmadığını, tespit edilecek tazminatın % 50 müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; "bu yasal düzenlemeler uyarınca mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalılardan.... A.Ş.yönünden vaki feragat beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı bu nedenle çarpışmanın şiddeti ile camdan fırladığı ve maluliyet raporunda belirtildiği şekilde yaralandığı kanaati mahkememizde oluşmuştur.
Emniyet kemerinin takılmaması, kask kullanılmaması gibi koruyucu önlemlerin alınmaması; alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binilmesi; ehliyetsiz sürücünün aracında seyahat edilmesi ve istihap haddi üzerinde yolcu taşınması gibi durumlar TBK 52 madde anlamında zararın doğmasında yada artmasında etkili davranışlar olarak kabul edildiğinden zarar görenin müterafik kusurunu oluşturur.
Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz.(17.
Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354) Hal böyle olunca, davacı emniyet kemeri takmayarak müterafik kusurlu olduğundan yerleşik yargısal uygulamalarına göre bilirkişi raporu ile tespit edilen tutarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır. "1-Davalı .... A.Ş.yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Davalı ... % 20 müterafik kusur indirimi nedeniyle davanın kısmen kabulü ile.
68.819,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.(....) 'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Davalı vekili, davalının sigorta limitleri ile sorumlu olduğunu, kusur durumu bakımından ATK’dan rapor alınması gerektiğini, ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 23/05/2018 tarihli 18/362 sayılı Raporu ile ...
Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 07/11/2018 tarihli ....sayılı Raporu arasında Maluliyet oranı yönünden çelişki bulunduğunu, ...Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 07/11/2018 tarihli ve .... ... sayılı raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edildiği bildirilen %30 değerindeki oran dahi olması gereken değerden yüksek olduğunu, ...
Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 23/05/2018 tarihli ... sayılı Raporu ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmiş olup somut olay nezdinde kabulünün mümkün olmadığını, fakat yerel mahkemenin; %30 oranındaki raporu asla ve asla kabul anlamına gelmemek üzere bu raporu dahi göz önüne almadan %46-47 oranındaki raporu hükme esas alarak karar verdiğini, geçici iş göremezlikten sigortanın sorumlu olmadığını, ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davacıdan müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını davalının istinaf sebeplerinin yersiz olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi-manevi istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Mahkemece davacının maluliyet oranını tespiti için ...Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınmış, 25.05.2018 tarihli raporda özetle; davacının maruz kaldığı olay nedeniyle Vücut Genel Çalışma Gücünden kayıp oranının olay tarihi 2016 yılındaki yaşına göre %46 olduğunu, 2018 yılındaki yaşına göre %47 oranında olduğunu, saptanan bu maluliyet oranının sürekli nitelikte olduğunu, kayıtlı lezyonların iyileşme süresinin 9 (üç) ay kadar uzayabileceğini, kişinin bu kadar süre ile işgöremezlik halinde kaldığı ve mesleğini icra edemediğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkemece tekrar ... Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına na yeniden gönderilerek 30/03/2013 tarihli 28603 sayılı resmi gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkında Yönetmelik çerçevesinde yeniden ek rapor alınmış, davacının maruz kaldığı olay nedeniyle özür oranının % 30 olduğunu, saptanan bu maluliyet oranının sürekli nitelikte olduğunu, kayıtlı lezyonların iyileşme süresinin 9 (üç) ay kadar uzayabileceğini, kişinin bu kadar süre ile işgöremezlik halinde kaldığı ve mesleğini icra edemediğinin bildirildiği görülmüştür.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Mahkemece aldırılan ...Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 23/05/2018 tarihli raporu çalışma gücü kaybına ilişkin yönetmeliğe göre belirlenmiş ikinci rapor olan 07.11.2018 tarihli rapor ise doğru şekilde özürlülük ölçütüne göre hazırlanmıştır. Ancak hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu hatalı rapor olan ilk rapor üzerinden hazırlanmış maluliyet oranı hatalı olarak %46-47 uygulanmıştır.
Buna göre olayın 03.04.2016 tarihinde gerçekleştiği az yukarıda belirtildiği üzere 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre maluliyetin belirlenmesi gerektiği mahkemece aldırılan aktüer bilirkişi raporunda ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldığı, aktüer raporun davalı sigortaya 16.10.2021 tarihli celsede elden tebliğ edildiği,
davalı vekilinin 25.01.2021 tarihli dilekçesi ile raporu kabul etmediklerini bildirdiği anlaşıldığından aktüer bilirkişiden özürlülük ölçütüne göre belirlenen maluliyet oranı üzerinden yeniden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/2140, K. 2024/1341, 6 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama