KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2460
- Karar No
- 2024/1278
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 15/11/2024
Karar Metni
1.340 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde sürücü davalı ... in sevk ve idaresindeki davalı .... ''a ait .... plakalı sayılı araç ile dava dışı ... in kullandığı .... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında ... in aracında yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, davalı sürücünün olayda kusurlu olduğunu, ceza soruşturmasında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ....
Hazırlık .... karar sayılı kararı ile takipsizlik kararı verildiğini, davalı sürücünün kullandığı .... plakalı aracın ... numaralı ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, davacının kazadan hemen sonra ve halen tedavisinin devam ettiğini, süreç içerisinde psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak; davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı için şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 07.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat miktarını 4.507,90 TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat miktarını 61.540,54 TL'ye artırmak suretiyle toplam 66.048,44 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada davacının daimi iş gücü kaybının oluşmadığını, davacının geçici iş göremezlik taleplerinin 25.02.2011 tarihli 6111 sayılı yasa gereğince davalı şirketçe karşılanmasının mümkün bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanununun 99. Maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi suretiyle davalı şirkete müracaat tarihinden önce sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün gerekli belgelerin ibrazından itibaren (8) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... cevap dilekçesinde özetle; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .... Soruşturma nolu dosyasından görüleceği üzere gerçekleşen kaza neticesinde davacı da basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalar oluştuğunu, kaza nedeniyle davacının iddia ettiği gibi bir psikolojik sorun yaşanmasının da söz konusu olmadığını, kötü niyetle açılmış davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ....a usulüne uygun tebligatın yapıldığı ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili yargılama aşamasındaki beyanında; dosyaya gelen kayıtlarda davacının 2013-2015 yılları arasında depresyon tedavisi gördüğü yada başvurduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığını, bu haliyle davacının iş gücü kaybına neden olacak bir rahatsızlığının bulunmadığını, davacının geçirmiş olduğu hastalık ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; "davanın kabulü ile 4.507,90 TL geçici iş gücü kaybı, 61.540,54 TL daimi iş gücü kaybı tazminatının davalılar .... ve ... dan kaza tarihi olan 19/10/2013, davalı sigorta şirketi .... A.Ş.'den (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ihbar tarihi olan 08/03/2018 tarihinden 8 gün sonrası olmak üzere hesaplanan 16/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı .... Sigorta A.Ş. (Eski Adı ....
Sigorta A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine kanunda belirtilmiş olan evraklar tamamlanmak suretiyle müracaat edilmediğini, bu itibarla zarar gören tarafından dava ikame edilmeden evvel sigorta şirketine yazılı müracaat etmekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin 3. Kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğu bulunup sigortalının kusurlu olması halinde teminat limiti dahilinde bu sorumluluğun bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru yoksa işletene ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir yükümlülük bulunmadığını,
müvekkili şirketin ancak sigortalısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğunun olduğunu, yine geçici iş göremezlik talebinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının SGK'nın sorumluluğu kapsamında bulunduğunu, meydana gelen kazaya ilişkin müterafik kusur indirimi uygulanması hususunun da dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kişilik hakları zedelenenler aynı kanunun 58. maddesi gereğince manevi tazminat isteyebilirler.
Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Ceza mahkemesince davalının eylemi nedeniyle verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, ceza mahkemesinin maddi olayı kabulü hukuk hakimini bağlamayacaktır.
Buna karşın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla sonuçlanan ceza mahkumiyeti, maddi vakıanın oluşu yönünden hukuk mahkemesini bağlayıcı etki göstermese de, ceza mahkemesince elde olunan veriler, hukuk mahkemesince "kanıt" olarak kullanılabilir.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .... karar nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın incelenmesinde; müştekinin .... , şüphelilerin .... ve .... olduğu, taksirle yaralamaya neden olma ve maddi hasarlı trafik kazası eylemlerinden dolayı soruşturma yapıldığı, müşteki ....'ın şüphelilerden şikayetci olmaması üzerine suçun niteliği itibariyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davalı sürücü .... idaresindeki ... plakalı aracın yeni hal istikametinden ... istikametine seyir halindeyken .... caddesi ile ...
Sokağın kesiştiği kontrolsüz kavşağa geldiğinde aracının sol ön kısmı ile ....Caddesinden ...Sokağı takiben kavşak içerisinde bekleyen sürücüsü dava dışı ... in idaresindeki .... plakalı araca sol arka çamurluk ve sol arka stop lambası kısmından çarpmak suretiyle meydana gelen trafik kazasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ... ın yaralandığı, mahkemece Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan rapor içeriğine göre; meydana gelen kazada dava dışı sürücü ... in %75 davalı sürücü ... in ise %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı,
davacının geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlik oranlarının tespitine dair İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ile yine Genel Kuruldan alınan raporlara göre; davacı ... ın geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, sürekli iş göremezliğe ilişkin maluliyet oranının ise %6,2 olduğu,
yerel mahkemece davacının yaralanmasına ilişkin dava dışı sürücü ile davalı sürücü ... in kusur oranları da dikkate alınmak suretiyle denetime ve hükme esas alınmaya elverişli aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda davacının geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin ıslah dilekçesi kapsamında kabulüne dair verilen karar yerindedir.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalı .... A.Ş.'nin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/2460, K. 2024/1278, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama