KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Yedinci Hukuk Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/841
- Karar No
- 2024/939
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İncelenen Kararın Mahkemesi : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi : 18/02/2021 Davanın Türü : Tazminat (Ortaklık Sözleşmesi) Karar Yazım T. : 19/09/2024
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davalının hakim niteliği olduğu ... şirketler grubunun şirketlerinde Ağustos 2007 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, geçen sürede grubun muhtelif şirketlerinde yurtdışı yatırımlarda görev aldığını, davalının hakim olduğu şirketlerin İran'da yatırım kararı alması üzerine davalının bu projeyi geliştirmek, hayata geçirmek ve yürütmek üzere davacıyla anlaşarak aralarında yönetici ortaklığı sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden vekaletnameler verildiğini, davacının yaklaşık 2 yıl İran'da kalmak suretiyle ...
A.Ş.'nin hisselerini satın alma ve müzakere işlemlerini yaptığını, 08/11/2015 tarihinde bu şirketin hisselerinin tamamını ... Holdinge devrini öngören hisse devir sözleşmesi imzaladığını, kendisinin bu şirketin yönetim kurulu başkanlığına getirildiğini, ancak davalının İran'daki yatırım askıya aldığını ve satış işleminden vazgeçtiğini, kendinin 4 ayrı azilname ile vekillikten azledildiğini ve ... A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden azledildiğini, sonuçta davacının sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen, davalının kasten ve kusurlu olarak sözleşmenin hayata geçmesini engellediğini ve davacının elde edeceği gelirlerden mahrum kaldığını ileri sürerek sözleşme gereği ödenmesi gereken aylık ödemelerini ve peşin ödenmesi gereken miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, sözleşmeyle kararlaştırılan şirketin kurulmasından ya da hisselerin devralınmasından önce bir borç doğmayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin hayata geçmediği, İran'daki şirketin satın alınmasına ilişkin hisse bedellerinin %30'unun ...
Holding A.Ş.tarafından ödendiği, bu hacimdeki bir yatırımdan vazgeçilmesinin davacının ağır kusuru ve özensiz davranışlarından kaynaklandığı, davacının üstlendiği işi özen ve sadakatle yürütmediği, satın alınan şirketin satışından önce mobilya fabrika makinelerinin 3.kişilere satılmış olduğu, yıllarca ödenmeyen kıdem tazminatı bulunduğu, şirketin muhasebe defter ve belgelerinin gerçeği yansıtmadığı, binaların tapusunun bulunmadığı, sigorta borcu nedeniyle taşınmazların önemli bir kısmının ipotekli olduğu,
davacının değerleme çalışması yaptırmadan müzakereleri yürüttüğü, vekilin sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, taraflar arasındaki yönetici ortaklık sözleşmesine göre, davalının davacıya borcunun bulunmadığı, sözleşmede belirtilen peşin ödenecek tutarın 100.000 USD'sinin ödendiği, davacının özensizliği nedeni ile azledildiği, davacının yönetim kurulu üyeliğinden azledildiğinde İran'daki yetkililerden 10.000 USD aldığı, şahsen yaptığı bir gider bulunmadığı, vekalet hükümlerine aykırı davrandığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı 01/02/2017 tarihinde kesinleşen kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/05/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas ...
Karar sayılı kararı ile henüz ticaret ortaklığının bulunmadığı, kurucular ortaklığının söz konusu olduğu, bu aşamadaki ilişkiye adi ortaklık kurallarının uygulanacağı, tarafların tacir olmadığı, davanın TTK'da yer alan mutlak ve nisbi ticari davalardan ve özel kanunlarda düzenlenen ticari davalardan olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine, görevli mahkemenin Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili, taraflar arasındaki ilişkin adi ortaklık olmayıp ticari vekil ve vekil eden ilişkisinden ibaret olduğu, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olmadığı, davacının vekaletnameye göre vekil sıfatıyla hareket ettiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmeye dayalı alacak davasıdır.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1. Davaya son olarak bakan Antalya 3. Ticaret Mahkemesi taraflar arasındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğu, davacının da tacir olmadığı gibi nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemesine karşı görevsizlik kararı vermiştir.
3.2.
Davacı ile davalı arasında yönetici ortaklık sözleşmesi adı altında 10/07/2014 tarihli sözleşme düzenlendiği, buna göre İran'da bir şirket kurulması veya satın alınmasının kararlaştırıldığı ve davacının bu şirkete %5 oranında hissedar olacağı ve şirketin yönetimi ile ilgili kuralların belirlendiği, davacının görev yaptığı sürece aylık 10.000 USD net maaş alacağı, ayrıca kendisine avans verileceği gibi düzenlemelere yer verildiği, gerek davalı gerekse davalının hakim ortağı olduğu ...
Holding A.Ş.tarafından davacıya işleri yürütmesi için vekaletnameler verildiği, davacının da İran'da bulunan ... A.Ş.'ni davalının hissedarı ve temsilcisi olduğu ... Holding A.Ş.adına vekaletnamelere dayalı olarak vekil sıfatıyla 07/11/2015 tarihinde satın aldığı, ancak hisse miktarının %70'inin ...
Holding A.Ş.tarafından ödenmemesi nedeniyle satış işleminin tam gerçekleşmediği, ancak davacının satın alınan şirkette yönetim kurulu başkanlığına getirildiği, ancak davalının ve ... Holding A.Ş.'nin kalan ödemeden ve yatırımdan vazgeçmesi üzerine davacıya verilen vekaletnamelerin azledildiği anlaşılmaktadır.
3.3. Görevsizlik veren Ticaret Mahkemesi, uyuşmazlığı TBK 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi olarak nitelendirmiş ise de, davacının belli bir süreden beri davacının hakim olduğu şirketlerde çalışan konumunda olduğu, İran'da yatırım kararı alındıktan sonra da bu işleri yürütmek için görevlendirildiği, bu amaçla davalı ve ortağı olduğu şirketler tarafından davacıya vekaletler verildiği, davacının İran'da yaptığı tüm iş ve işlemleri ...
Holding A.Ş.adına yaptığı, satın almayı da bu şirket adına gerçekleştirdiği ve azillerden sonra da davacının görevinin sona erdiği, davacının ne kendi adına, ne de iddia edilen adi ortaklık adına herhangi bir iş ve işleminin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi, açılan davanın da adi ortaklığın tasfiyesi davası olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Davacının yaptığı iş ve işlemler karşılığında aylık ücret almasının yanında, kurulması hedeflenen şirketten de kendisine hisse verileceğinin taahhüt edilmesi taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi adi ortaklık haline dönüştürmeyecektir. Kaldı ki, tarafların böyle bir iddiası da bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme atipik bir sözleşme olup, bu sözleşmenin vekalet hükümlerinin yanında TBK 547-557 maddelerinde düzenlenen ticari temsilci, ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları gibi hükümlere temas eden yönleri de bulunmaktadır. Dolayısıyla TTK'nun 4/1-c maddesi hükmü de dikkate alınarak davanın Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.4. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/3 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/841, K. 2024/939, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama