KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Yedinci Hukuk Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/375
- Karar No
- 2024/536
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
Karar Metni
1.478 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İncelenen Kararın Mahkemesi : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 28/01/2021 Davanın Türü: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Antalya 5. İcra ... Esas)
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davalıya ait araçların onarımını yapan davacının 14.901,23 TL bedelinde 7 adet fatura düzenlendiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, edimin ifa yerinin yetkili servisin bulunduğu Antalya olması nedeniyle Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia ederek, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olan Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini, davacı tarafından davalı şirkete ait araçlarda tamir ve bakım yapılmadığını, öncelikle akdi ilişkinin ispatlanması gerektiğini, tamir ve bakıma ilişkin düzenlendiği iddia olunan faturaların davalı şirkete teslim edilmediğini ve şirket kayıtlarında bulunmadığını, fatura içeriğindeki hizmetin verilmemesi nedeniyle fatura içeriğine itiraz ettiklerini, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, akdi ilişkinin ve mal tesliminin ancak yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, davacı ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporları, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda, davacının ..., ... , ... , ... numaralı dört adet faturadan dolayı 8.928,64 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davacının ... ,... ve ... numaralı faturalardan dolayı 5.977,59 TL alacağını ispatlayamadığı, ayrıca davacının ispatlayamadığı bu üç fatura nedeniyle teklif edilen yeminin davalı şirket yetkilisi tarafından ifa edildiği,
davacının reddedilen talebi yönünden kötü niyetle icra takibi bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın 8.928,64 TL üzerinden kısmen kabulü ile, Antalya 5. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın bu tutar üzerinden iptaline, davalı aleyhine bu tutarın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili, akdi ilişkinin yazılı belgeyle kanıtlanması gerektiği, davacının yazılı belge sunmadığı, alacak konusu faturalara ilişkin düzenlendiği iddia edilen istek formlarından ikisinde imzası bulunan ... davalı şirket çalışanı olmadığı SGK yazı cevabı ile sabit olduğu, bu halde istek formlarının delil niteliğinde sayılamayacağı, davanın tümden reddi gerektiği, mahkemenin kabul ettiği tek taraflı düzenlenen 4 adet faturadan 2 sine ilişkin istek formlarında imza olmadığı sadece araç plakası ve isminin yazılı olduğu, bu şekilde istek formundaki hizmetin sunulduğunun ve buna ilişkin düzenlenen faturadan dolayı davacının alacaklı olduğunun kabulünün yerinde olmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, iddiaya göre davacı araçta onarım yapan/ yüklenici, davalı ise iş/araç sahibidir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1.Davacı iddiasına göre, taraflar arasında kurulan ilişki eser sözleşmesi ilişkisi olup davacı yüklenici/ araç onarımı yapan, davalı ise iş/ araç sahibidir. Eser sözleşmelerinde akdî ilişkinin varlığı ve işin yapılıp teslim edildiğinin ispat külfeti yükleniciye, eser bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise iş sahibine aittir.
3.2. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. HMK'nın 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
3.3. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir.
3.4. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse, HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.
3.5. Dosya kapsamında davacı taraf sözleşme ilişkisini geçerli ispat vasıtalarıyla ispatlayamamış, davalıdan sadır olan yazılı delil başlangıcı mahiyetinde herhangi bir belgede sunamamıştır. Davacı tarafından düzenlenen 7 adet faturadan, 3 adet faturanın bedeli bakımından davanın reddine karar verilmiş olup, davacı vekilinin istinafı bulunmaması nedeniyle bu husus maddi anlamda kesinleşmiştir.
İlk derece mahkemesince dışlanan 3 adet fatura dışında kalan ve mahkemenin hükmüne dayanak teşkil eden 4 adet faturadan, 2 tanesinin (... ve ... numaralı faturalar) dayanağı olan müşteri istek formunda ve yapılan işler başlıklı belgenin altında imzası bulunan ...'in açık kimliği ve şirket çalışanı olduğu belirlenememiştir. Diğer 2 faturanın (... ve ... numaralı) dayanağı olan müşteri istek formunda ... ismi yazılı ise de bu belgeler de imzasızdır.
Buna göre, Mahkemece taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de, bu kabul dosya kapsamında taraflarca sunulan delillere uygun düşmemektedir. Başka bir ifadeyle davacı taraf sözleşmenin varlığını ispatlayamamaktadır.
3.6. Yemin delili 6100 Sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez.
3.7. Davacının diğer delillerle birlikte yemin deliline de dayanması nedeniyle ilk derece mahkemesince davalı şirket yetkilisine yemin teklif edilmesi bakımından talimat yazılmış ve davalı şirket yetkilisince, yukarıda açıklandığı üzere mahkemece davanın reddedilen kısmına dayanak oluşturan 3 adet fatura bakımından yemin edilmiş ise de, bu yemin usulüne uygun yaptırılmadığı gibi, mahkemenin davanın kabul edilen kısmına dayanak yaptığı 4 adet fatura bakımından da davalı şirket yetkilisine yemin teklif edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan 4 adet fatura bakımından yemin teklif edilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.8. HMK 233. maddesinde '' Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir.
Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır.
Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkar düzenlemesi bulunmakta olup, yine aynı yasanın 238. maddesinde '' Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder '' düzenlemesi bulunmaktadır.
3.9.
İlk derece mahkemesince, davalı şirket yetkilisine davanın dayanağı olan ... , ... , ... ve ... sıra numaralı faturalar ile bu faturaların dayanağı olarak bildirilen müşteri istek formu ve yapılan işler başlıklı belge de gösterilip açıklandıktan sonra yukarıda belirtilen yasa hükmünde açıkça ve sırasıyla düzenlediği üzere yeminin taraf üzerinde etkili olabilmesi için öncelikle yemin edecek tarafın bu konuda dikkatinin çekilmesi, daha sonra maddenin 4. fıkrasında geçen yemin formülünün aynen mahkemece hakimince okunup, davalıya tekrar ettirilmesi,
bundan sonra yemin teklif eden tarafın sorduğu sorulara ilişkin yemin eden tarafın hakim tarafından ayrıntılı sorgusunun yapılması, varsa mahkeme hakimi tarafından başka sorular da sorulup, yemin eden tarafa beyanının okunup, imzalatılması, ondan sonra yeminin de sebat edip etmeyeceğinin sorulması, bu sıra ve düzen ile ettirilmeyen yeminin HMK'da açıklanan ilkelere uygun bir yemin sayılmayacağının özellikle nazara alınması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.10. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/375, K. 2024/536, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama