İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA13. HUKUK DAİRESİ KARAR

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1014 K.2024/1243

Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme…

Esas2023/1014Karar2024/1243Tarih4 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.318 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa Karar Tarihi

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1014
Karar No
2024/1243
Karar tarihi
4 Haziran 2024
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
—
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
—
Esas no
—
Karar no
—
İstinaf başvuru tarihi
—
Davacılar
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
B.a.m. karar tarihi
04/06/2024
Karar yazım tarihi
05/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.318 kelime·12 dk okuma·2 bölüm

Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; .. Tic. Ltd.

Şti.’nin sigorta işleteni olduğu... plaka sayılı aracın, ... nolu "Kasko Sigorta Poliçesi " ile davalı şirkete sigortalı iken, sürücü ...nin sevk ve idaresindeyken, 03.07.2017 tarihinde müvekkili ...’ın eşi ve diğer müvekkillerinin anneleri olan ...’a çarparak trafik kazasına sebep olduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların eşi ve anneleri olan müteveffa .......'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini, kazaya ilişkin olarak ..Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...

E. sayılı dosyasında kusur oranının tam olarak belirlenemediğini, yalnızca asli ve tali kusurlu değerlendirmeleri yapıldığını, ceza mahkemesi dosyasında yapılan kusur izafesini kabul etmediklerini, karşı tarafın davaya konu kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olup, bu durum mahkemece yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde de açıklığa kavuşacağını, yaşanan elim hadise sebebi ile müvekkili ...'ın kırk yıllık hayat arkadaşını, diğer müvekkillerinin ise biricik annelerini kaybettiklerini, müteveffanın beklenmedik ve acı şekilde ölümü eş ve çocuklarını tarifi kabil olmayacak derecede büyük üzüntüye boğduğunu,

hayata karşı umutlarını, yaşama sevinçlerini kaybettiklerini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere eş için 100.000.-TL. ve çocukların her biri için ayrı ayrı 50.000’er TL. olmak üzere, toplam 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle 333000001873829 nolu "Kasko Sigorta Poliçesinden dolayı davalı Sigorta Şirketinden kaza tarihinden itibaren işlemeye başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacılar lehine ayrı ayrı ücreti vekalet takdir edilerek, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davaya konu ... aracın kaza tarihinde 333000001873829 numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile teminat altına alındığını, işbu poliçe ile 100.000,00 TL limitle sınırlanmış olmak üzere İMM manevi tazminat teminatı verildiğini, müvekkil şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde zarar gördüğü iddia edilen şahıs tarafından manevi tazminat talep edildiğini, dava konusu uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu,

davacı taraf karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını ve arabulucuk dava şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, Emine Kaçak'ın vefatı nedeniyle müvekkil şirketin tüm sorumluluğunun poliçede verilen 100.000,00.-TL teminat limiti ile sınırlı olduğunu, poliçe teminatının işlerlik kazanabilmesi için, kazanın oluş şeklinin incelenmesi ve kusurun kime ait olduğunun belirlenmesi gerekmekle, davacının zararını ve kaza ile zararı arasındaki illiyet bağını kanıtlaması gerektiğini, davanın kabulü anlamında olmamakla,

kusur oranlarının tespiti bakımından mahkemece dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, zira müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; davacılardan.. için 25.000,00TL ve diğer davacılar için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 25/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davacılara verilmesine ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, faizin olay tarihi yerine dava tarihinden başlatılmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere en kötü ara buluculuk sürecinin temerrüt tarihi kabul edilmesi gerektiğini, kusur raporunda belirlenen kusur oranlarının hatalı olduğunu, kazanın oluşumunda müteveffanın kusuru bulunmadığını, mahkeme tarafından davalı lehine ilk karar ile tek vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalının karara karşı istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle bu hususun kazanılmış hak teşkil etmesine rağmen ikinci kararda davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; mahkeme tarafından ilk karar ile hükmedilen manevi tazminatın icra yoluyla davacılara ödendiğini bu nedenle usuli müktesep hak gereği davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar tarafından açılan bu dava ile manevi tazminatın bölünmezliği ilkesine aykırı hareket edildiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, zarar görenin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini bu nedenle manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini,

kasko poliçesi ile teminat altına alınan manevi tazminat tüm hak sahipleri için geçerli olup davaya konu kazada birden fazla hak sahibi bulunduğunu bu yönüyle mahkeme tarafından araştırma yapılarak garameten paylaştırma yapılması gerektiğini, faiz olarak avans faiz yerine yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazadaki kusur durumu, takdir edilen manevi tazminat miktarı, faiz türü ve başlangıcı ile vekalet ücretidir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ilk kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 26/04/2022 tarih ....karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi tarafından kaldırma kararı sonrası verilen ikinci karara karşı bu kez davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Davalı sigorta vekili tarafından verilen ilk karar sonrası ilamda hükmedilen tazminat ve ferilerinin ödendiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf isteminde bulunmuş ise de karardan sonra yapılan ödemenin ve ferilerinin infaz aşamasında da dikkate alınabilecek olması nedeniyle bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. ( Yargıtay 4.HD 24/10/2023 tarih 2021/14638 E 2023/11205 K)

Davacılar vekili alınan kusur raporunda müteveffaya yüklenen kusurun hatalı olduğunu ve kazanın oluşumunda tüm kusurun davalıda olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.

Davalı sanık hakkında ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasında dosyamız davacılarının murisine karşı taksirle ölüme neden olma suçunu işlediğinden bahisle bahisle TCK 85/2 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.

Olaydan sonra tanzim edilen kaza tespit tutanağında müteveffanın yaya geçidi bulunan yerlerde taşıt yolunda geçmemek kuralına aykırı hareket ettiğinden, davalı araç sürücüsünün ise aracın hızını yol ve trafik durumuna göre azaltmak kuralına aykırı hareket ettiğinden kusurlu olduklarının tespit edildiği görülmüştür.

Ceza yargılaması sırasında trafik bilirkişisinden alınan raporda tarafların kaza tespit tutanağından tespit edilen kurallara riayet etmemeleri nedeniyle davacıların murisinin asli, davalının ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.

İlk derece Mahkemesinin yargılaması sırasında trafik bilirkişisinden alınan raporda kaza tespit tutanağı ve ceza yargılamasında trafik bilirkişisinden alınan raporlardaki ile aynı şekilde değerlendirme yapıldığı ve davacıların murisinin taşıt yolundan geçiş kurallarına aykırı hareket ettiğinden % 65 oranında asli kusurlu olduğu ve davalının ise aracın hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamak kuralına aykırı hareket ettiğinden % 35 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmekle alınan tüm raporların kazanın oluşum şekline uygun ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olması hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin kusura ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

2918 sayılı KTK 96 maddesi, garameten ödeme ilkesi gereğince, bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını öngörülmektedir.

Zarar görenlerin birden fazla olması halinde, bunlar arasında eşitlik esasını dikkate alan bu ilkenin, zarar sigortası olan kasko sigortalarında da dikkate alınması gerekmektedir. Birden fazla kişi zarar görmüşse sigortacı, poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağından zarar gören üçüncü kişiler oranlama yoluyla (garameten-oranlı eşit paylaştırma esasına göre) tazminat isteyebileceklerdir.

Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında; somut olayda davacılar için hesaplanan toplam manevi tazminat miktarı, sigorta poliçe limiti olan 100.000,00 TL'den az olduğu gibi, davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olduğu, kazada sadece müteveffanın öldüğü ve davacılar dışında dosyaya yansıyan başkaca bir hak sahibi bulunmadığı anlaşılmakla hükmedilen tazminat miktarının poliçe limitinin altında olması nedeniyle K.T.K'nın 96. madde hükmü gereği garame hesabı yapılması gerekmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

TBK 56/2 maddesinde'' ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin ve ya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir'' hükmü mevcuttur.

Dava konusu olayda davacıların murisinin gerçekleşen kazada ölüme nedeniyle kusuru bulunan davalıdan manevi tazminat talep etme hakları bulunduğu açıktır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.

Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, davalının kusur durumu, paranın alım gücü, tarafların ekonomik sosyal durumu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacı eş için 50.000,00 TL ve davacı çocuklar için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken daha az manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla davalı vekilinin tazminat miktarına ilişkin istinaf isteminin reddi ile davacılar vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.

Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davada davacılar arasında ilişki ihtiyari dava arkadaşlığı olup her bir davacının davasının bağımsız olması nedeniyle kabul edilen ve reddedilen kısım yönünden her bir davacı ve davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de ilk derece mahkemesi tarafından ilk karar ile davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedildiği ve davalı tarafından kararın istinaf edilmediğinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi davalı lehine kazanılmış hak teşkil etmektedir.

Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacılar tarafından davalı sigortacıya dava tarihinden evvel müracaat edilmemiş olup dava açılmadan evvel sigorta şirketi için ara buluculuk yoluna başvurulduğu anlaşılmakla ara buluculuk son tutanak tarihi olan 27/09/2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru olmadığından davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.

Zarara neden olan araç ruhsatında otobüs olarak dava dışı ticari şirket adına kayıtlı ve ZMMS poliçesinde araç maliki sigortalı şirket olup; ticari kullanım sırasında zarara neden olunduğundan temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.( Yargıtay 17.HD 08/05/2019 tarih 2016/11283 E 2019/5765 K)

Kabule göre de; davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarı poliçe limiti olan 100.000,00 TL nin altında kalmasına rağmen hüküm kısmında davalı sigorta şirketi için poliçe limiti ili sınırlı olmak üzere ifadesinin yazılması doğru olmamıştır.

HMK 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1.fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yanılgının giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2022 tarih ve.........sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,

a) Davalı tarafından yatırılan 189,90.-TL nisbi istinaf karar harcının alınması gerekli 3.757,05.-TL'den mahsubu ile bakiye 3.567,15.-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

b) Davalı vekilinin istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

2-Davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Bursa...Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2022 tarih ve .... sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

Davacının davasının kısmen kabulü ile;

a)Davacılardan ... için 50.000,00TL, .... için 25.000,00TL, ... için 25.000,00TL manevi tazminatın ara buluculuk son tutanak tarihi olan 27/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 683,10 TL, nin mahsubu ile bakiye 6.147,9.-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

c)Davacı tarafından yatırılan 683,10.-TL peşin harç ve 44,40.-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

d)Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 660,00.-TL'lik kısmının davalıdan, bakiye 660,00.-TL'lik kısmının davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye ödenmesine,

e)Davacılar tarafından yapılan; 400,00.-TL bilirkişi gideri, 341,00.-TL tebligat gideri, 19,2.-TL posta masrafı olmak üzere toplam 760,2.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 380,1.-TL sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına,

f)Davacı...kendisini vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye 13 Maddesine göre belirlenen 17.900.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,

g)Davacı ... kendisini vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye 13. Maddesine göre belirlenen 17.900.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine

ğ)Davacı ... kendisini vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye 13/3. Maddesine göre belirlenen 17.900.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine

h)Davalı kendisini vekil ile temsil edildiğinden davacı Fevzi Kaçak hakkındaki davanın kısmen reddi yönünden AAÜT'ye10 ve 13 Maddesine göre belirlenen17.900.-TL vekalet ücretinin davacı....' tan alınarak davalıya verilmesine,

ı)Davalı kendisini vekil ile temsil edildiğinden davacı....hakkındaki kısmen davanın reddi yönünden AAÜT'ye 10 ve 13 Maddesine göre belirlenen 17.900.-TL vekalet ücretinin davacı .... ' tan alınarak davalıya verilmesine,

i)Davalı vekil ile temsil edildiğinden davacı .... hakkındaki davanın kısmen reddi yönünden AAÜT'ye10 ve13 Maddesine göre belirlenen17.900.-TL vekalet ücretinin davacı .....' tan alınarak davalıya verilmesine,

j)HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,

3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine,

4-İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 04/06/2024 tarihinde karar verildi.

..... · Başkan · ... ..... · Üye · ... ..... · Üye · ... ..... · Katip · ...

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1014, K. 2024/1243, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Değerlendirme Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1014
Karar No
2024/1243
Tarih
4 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1015 K.2024/492
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1017 K.2024/644
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1017 K.2024/606
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1018 K.2024/618
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1019 K.2024/538
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1021 K.2024/620

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.