KÜNYE
T.C. Bursa İstinaf Başvuru Tarihi
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1250
- Karar No
- 2024/1638
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Karar tarihi
- 31/03/2023
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- B.a.m. karar tarihi
- 19/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 23/09/2024
Karar Metni
1.597 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ve davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın 15/11/2016 tarihinde ...Plakalı ticari aracıyla yaya ...'e çarparak ölümüne sebep olduğunu, Müvekkilinin, merhum ...'nin annesi olduğunu, merhum ...'nin müvekkilin tek çocuğu olduğunu, ...'nin vefat ettiğinde on sekiz yaşında olduğunun, hayatta olsaydı annesine sağlayacağı destekten müvekkilinin tamamen mahrum kaldığını, müvekkilinin yapmak zorunda kaldığı cenaze ve defin masraflarından da davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davanın kabulü ile,
1.000TL destekten yoksun kalma tazminatı ve maddi tazminatın kaza tarihi olan 15/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacının talep edebileceği tutarın yargılama sırasında tam ve kesin olarak belirlenmesi durumunda fazlaya ilişkin hakları ve taleplerini arttırma hakları saklı kalmak kaydı ile her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacının yaşadığı elem ve üzüntünün bir nebze giderilmesi için 100.000 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 15/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..AŞ. vekili cevap dilekçesinde, davanın zaman aşımına uğradığını, müteveffa ...'in yaya kaldırımdan yürümek yerine, ortadan bölünmüş 3'er şeritli yolun sağ şeridi üzerinde dikkatsizce yürüdüğü ve davalı sigortalı sürücünün orta şeridine doğru aniden çıkıp, sigortalı aracın fren yapmasına zaman kalmadan çarpması sonucu kaza meydana geldiğini davalı murisinin tamamen kendi hatasından kazanın oluştuğu, sigortalı aracın kusuru bulunmadığı için talebin teminat dışı olduğunu beyanla hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü, 227.430,51 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... yönünden 169.051,20 TL kısmının kaza tarihi olan 15/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, bakiye ...
TL kısmına ıslah tarihi olan 02/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, diğer davalı ...A.Ş. yönünden ise 169.051,20 TL kısmını, 06/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, bakiye 58.379,31 TL kısmını ıslah tarihi olan 02/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
(davalı ...'nin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına ) davacı tarafın cenaze gideri alacağına yönelik maddi tazminatın reddine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde; hükümdeki (davalı ... Aş'nin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına) şeklindeki ek cümlenin yeni bir hukuki ihtilafın doğmasına neden olacağını, ıslah öncesi ve ıslah sonrası şeklinde iki ayrı faiz başlangıç tarihine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihinin 21.08.2019, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15.11.2016 olduğunu, sigorta şirketinin cevap yazısının tarihi olan 06.11.2019 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, manevi tazminatın tamamının kabul edilmesi gerektiğini, cenaze gideri talebinin reddinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili istinafa başvuru dilekçesinde; davacının 2. ıslah talebinin reddi gerektiğini, müteveffanın babasının İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasında açtığı dava ile birlikte inceleme yapılması ve poliçe limitin aşılıp aşılmadığının incelenmesi gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, sürücünün kusurunun bulunmadığını, müteveffanın 21 yaşında askere gideceği ve 6 ay askerlik yapacağı kabulü üzerine hesaplama yapıldığını, 20 yaşında askere gideceği ve 9 aylık askerlik süresinin hesap edilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarına göre erkek çocuğun 18 yaşında gelir elde edeceği, 20 yaşında askere gideceği, 25/06/2019 tarihinde yeni düzenleme gereği 9. ayında terhis edileceği,
asker dönüşü 2 yıl sonra 25/06/2021 tarihinde (23 yaşında) evleneceğinin kabul edilmesi gerektiği halde evlenme yaşının 27 olarak kabulünün hatalı olduğunu, cenaze giderlerinin teminat kapsamında olmadığını, destek zararı belirlendikten sonra yetistirme giderinin düsülmesi daha sonra ise kusurun indirilmesi gerektiğini, hesaplama yapılırken anne ve babaya fazla pay ayrıldığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece verilen hükümde, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti uyarınca sorumlu olacağı belirtilmiş olmasına rağmen, poliçe limitinin ne miktarda olduğunun belirtilmemesi hatalı olup, davalı ... AŞ vekilinin bu yöndeki istinafı yerindedir.
Haksız fiilde faizin haksız fiil tarihinden itibaren başlatılması gerekmekle birlikte davacının ıslah idelin miktara ıslah tarihinden itibaren faiz talebi gözetilerek ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmayıp, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde değildir.
2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, davacının sigorta şirketine başvuru tarihi araştırılmadan Sigorta şirketinin cevabına göre talebin reddine ilişkin karar tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olup, davacının sigorta şirketine başvurusuna ilişkin belgenin tebliğ tarihine göre sigorta şirketi yönünden faizin 22.08.2019 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerindedir.
Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının ölene yakınlığı, davalının kusur durumu, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, 4721 sayılı MK 4 maddesindeki hakkaniyet ölçüleri gözetildiğinde; Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde değildir.
Cenaze giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan ve ölenin dini ile sosyal ve ekonomik durumuna uygun giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsar. Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereği davalı taraf, davacı tarafın meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarının tazmini ile sorumlu olup davacı tarafın kendi milli değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değildir.
Davacı vekilinin cenaze gideri talebinin reddine yönelik Mahkemenin detaylı gerekçesi gözetilerek davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından maddi tazminat talebi HMK 107 maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. İlk bilirkişi raporunun ibrazı üzerine fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak sunulan ilk dilekçenin davanın belirli hale getirme dilekçesi, 2. Bilirkişi raporu üzerine sunulan dilekçenin ise ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesinin gerektiği anlaşılmakla 2. kez ıslah söz konusu olmadığından davalı...A.Ş. vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen ATK, ATK Üst Kurulu ve İTÜ öğretim üyeleri tarafından düzenlenen raporlarla uyumlu tarafları eşit kusurlu kabul eden rapora göre karar verildiğinden kusura yönelik davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Açık lise öğrencisi olan murisin askerlik çağı ile ilgili tespit ve ilk evlenme yaşının TÜİK verilerine göre belirlenmesi yerinde olup, davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. (Yargıtay 4 HD. 2021/5958 Esas 2021/7760 Karar )
Destek zararı hesabında önce yetiştirme giderinin düşüldüğü, sonra kusur indirimi yapıldığı ve destek hesabında anne ve babanın paylarının doğru hesaplandığı anlaşılmakla davalı ...A.Ş. vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
2918 sayılı KTK 96 maddesi, garameten ödeme ilkesi gereğince, bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını öngörülmektedir.
Zarar görenlerin birden fazla olması halinde, bunlar arasında eşitlik esasını dikkate alan bu ilkenin, zarar sigortası olan kasko sigortalarında da dikkate alınması gerekmektedir. Birden fazla kişi zarar görmüşse sigortacı, poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağından zarar gören üçüncü kişiler oranlama yoluyla (garameten-oranlı eşit paylaştırma esasına göre) tazminat isteyebileceklerdir.
Müteveffanın babası tarafından İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında açılan dava sonucu beklenilmeli, garame hesabı yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, davalı...A.Ş. Vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerindedir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Katip ... · ¸(e-imzalıdır)
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1250, K. 2024/1638, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama