İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/805 K.2026/626

... VEKİLİ : Av.... ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... ...

Esas2026/805Karar2026/626Tarih14 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.125 kelime

KÜNYE

T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Esas No
2026/805
Karar No
2026/626
Karar tarihi
14 Nisan 2026
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
DR. ...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
İncelenen kararın mahkemesi
... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/01/2026
Numarası
... Esas ...Karar
İncelenen kararın mahkemesi
.... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
07/11/2025
Numarası
...Esas ... Karar
Davacı
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.125 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

... VEKİLİ : Av.... ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... ...

DAVANIN KONUSU

İtirazın İptali

Taraflar arasındaki davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi ve ....Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Müvekkili ile davalı şirket arasında 15.08.2024 tarihli Sulh ve İbra Protokolü imzalandığını, işbu sözleşmeye göre davalının, davacıya olan borcundan dolayı 30.09.2024 tarihine kadar ödeme yapılacağı hususunda anlaşmaya varıldığını, davalı şirketin, davacının kiracısı olduğunu, davacıya ait taşınmazda imara aykırı yapı yaptığı için ...

Belediyesi tarafından 336.000 TL idari para cezasının davacı adına kesildiğini, bu idari para cezasına sebebiyet veren davalının ise protokol gereği işbu borcu kabul ederek 30.09.2024 tarihinde ödeyeceğini imza altına aldığını, davacının söz konusu idari para cezası bedelini kendisinin ödediğini, akabinde aralarında bu ve diğer alacaklardan kaynaklı protokol imzalandığını fakat davalının protokol hükümlerine uymayarak, söz konusu 336.000 TL lik bedelden 236.000 TL kalan meblağ ödenmeyince ve muaccel hale geldiğinden davalı hakkında ....

İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı 7 örnek icra takibinin başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu, iptalinin gerektiğini, davalının 15.08.2024 tarihli protokole imza atarak,

borcu kabul ettiğini, protokol gereği bir kısım ödemenin yapıldığını fakat kalan bakiye alacağının ödeme günü geçmesine rağmen ödemediğini, taraflar arasında 15.08.2024 tarihli Sulh ve İbra Protokolü'nin imzalandığının sabit olduğunu, davalının ödeme yapmadığı halde itiraz emesinin haksız olduğunu, işbu halde davalının ödeme yaptığını ispat etmesinin gerektiğini, ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, söz konusu protokol ile borcun varlığının kabul edildiğini, söz konusu davada arabuluculuk başvuru şartı olduğundan, davacının arabulucuya başvuruda bulunduğunu ve ...

Arabuluculuk Bürosunun... sayılı dosyası ile arabuluculuk toplantısı yapıldığını, tarafların anlaşmaya varamadıklarını, izah edilen açıklamalar doğrultusunda, davalının itirazında haksız ve sırf borcun ödenmesinin sürüncemede kalması için yaptığı itirazda kötü niyetli olduğunu, itirazın iptalinin talep olunduğunu, izah edilen haklı gerekçeler ışığında, davanın kabulü ile davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, taraflar arasında 15.08.2024 tarihli imzalanan protokol gereği davalının davacıya borçlu olduğunun kabulü ile....

İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini" talep ve dava konusu etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. "Davacı ile davalı müvekkili arasında '... Mah. .... Cad.

No:... .../....' adresinde kain taşınmaza ilişkin 11.03.2024 başlangıç tarihli aylık 18.000-TL bedelli kira sözleşmesi imzalandığını, bu kira sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıklar nedeniyle davacı tarafın davalının tahliyesinin talep edildiği birden fazla icra takibi ve dava ikame ettiklerini, davalının yasal zorunluluklardan ötürü, davacının işyeri nitelikli taşınmazını tahliye ettiğini, bu zorunlu tahliye nedeniyle tarafların aralarında o dönemki dava dosyalarının kapatma işlemlerine ilişkin olarak taraflar arasında davacının öncelikle icra takibine, sonra da davaya konu edilen sulh ve ibra protokolü imzalandığını,

davacı tarafın davalının protokole ilişkin ödeme yapmamış olduğundan bahisle davaya konu icra takibini ikame ettiğini ancak davalının bahsi geçen protokolden kaynaklı olarak borcu bulunmadığından bahisle icra takibindeki ödeme emrinde belirtilen borcun tamamına ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, takip işlemlerinin icra müdürlüğünce durdurulduğunu, huzurdaki davanın sözleşmesel ilişkiden doğduğunu, sözleşmenin tarafı olan davalı tacir olduğundan ticari yargılama usullerine tabi olarak, Asliye Ticaret Mahkemesinde tartışılması gereken bir dava olduğunu, mahkemenin Asliye Hukuk sıfatına sahip olmakla, bilindiği üzere ticari davaların ...

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanında olduğunu, bu nedenle mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, davalı tacir olduğundan davacı tarafça ikame edilen davanın görevinin Asliye Hukuk Mahkemesinde olmamasına sayın mahkemece karar verilmesi halinde dahi, yetkili mahkemenin ...

Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisine de itiraz ettiklerini, davacı tarafın her ne kadar taraflar arasındaki protokol gereği davalının davacıya borcu bulunduğunu beyan etmiş ise de, davalı şirketin protokol gereği banka üzerinden ödemiş olduğu bedeller çerçevesinde, davalının davacıya ödeme yapması gereken bir bedel olmadığının mahkemece anlaşılacağını, kaldı ki, dava çerçevesinde talep edilen bedeller hakkında halen derdest davalar bulunduğunu, davacının eğer taraflar arasındaki sulh ve ibra protokolüne dayanarak işbu davayı ikame ettiyse, anılı derdest davalardan da protokol gereği feragat etmesi gerektiğini,

ancak protokolde feragat edileceği belirtilen davalardan davacı tarafça feragat edilmediğini, bu nedenle davaya ilişkin derdestlik itirazının da bulunduğunu, davacının davalı şirketten paranın talep edilmesine ilişkin bir ihbar ya da ihtarda bulunmadığını, bu hususta bir belirsizlik olduğundan muacceliyetin gerçekleşmediğini, muaccel olmayan borcun dava ile talep edilmesinin mümkün olmadığını, davanın reddinin gerektiğini, hiçbir şekilde davalının davacıya borcu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için davalının borçlu olarak kabul edilmesi ihtimalinde dahi,

bedeli likit olmadığından kira bedeline ilişkin bedellerin yargılamaya muhtaç olduğunun açık olduğunu, kanunun lafzı ile alacağın likit olmadığını, diğer yandan davacı tarafça iddia edilen borcun varlığı halinde, icra takibine konu edilen bedelin mevcudiyetinde ve icra takibine konu edilmesinde davalının herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının anılı bedellere ilişkin davalı şirkete herhangi bir ihtar ve ihbarda bulunmaksızın icra takibine geçtiğini, protokol çerçevesinde bakiye bir meblağın mevcut olması halinde de,

protokolden ayrıca yeni bir hesaplamanın varlığı halinde ortaya çıkan bedele ilişkin bir fatura düzenlenmediğini ve davalı şirkete tebliğ de edilmediğini, tüm bu yasal süreç tamamlanmaksızın davalı şirket aleyhine icra takibi yapılmasının haksız olduğunu, açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle, davalı aleyhine ikame edilmiş haksız ve kötü niyetli davanın öncelikle usul yönünden, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda esas yönünden reddine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacı tarafın davalıya tazminat ödemesine,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ

.... Asliye Hukuk Mahkemesince; "HSK'nun 7/7/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile Ticaret Mahkemeleri kurulması ile mevcut Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine karar verilmiştir. 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan söz konusu kararla ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yargı çevresi ... İli mülki sınırları olarak belirlenmiştir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı bir bütün halde değerlendirildiğinde. HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı ve görevsizlik halinde HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddi ile HMK'nın 19-20 maddeleri gereğince gönderme kararı verileceği dikkate alınarak açılan işbu davada, mahkememizin görevsizliğine, HMK.

115/2 md. uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, Taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde HMK'nun 20/1 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, kararın kesinleşmesi ve süresinde talep halinde dosyanın görevli ...

Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup;

1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK. 115/2 md. uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,

2-Taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde HMK'nun 20/1 maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına,

3-Kararın kesinleşmesi ve süresinde talep halinde dosyanın görevli ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE," dair karar verilmiştir.

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce "Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin "Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi"ne ilişkin 2024/2008 E., 2024/5413 K. Sayılı ve 01.07.2024 tarihli ilamında "Asliye ticaret mahkemeleri, yargı çevresinde bulunan tüm ilçeleri kapsayan ihtisas mahkemesi olup, görevsizlik kararı ile yargı çevresinde bulunan asliye hukuk mahkemeleri yada diğer hukuk mahkemelerine dosyanın gönderilmesi, mahkemece aynı zamanda yetkisizlik kararı verildiği şeklinde yorumlanmamalıdır.

6. Bununla birlikte 6100 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde ve T.C. Anayasası'nın 141 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da ifade edildiği üzere, usul ekonomisi ilkesi gereği, hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.

Bu durumda, aynı yargı çevresinde yer alan ve Alanya ilçesi/ İzmir/ Muğla ili dışında bulunan diğer ilçe mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesinin mümkün olmadığı yönündeki görüş usul ekonomisiyle bağdaşmamaktadır. ..

Ticari dava olduğu düşünülen Alanya, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi veya Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan bir davanın ticari dava olmadığı anlaşıldığında, usul ekonomisi de gözetilerek; mahkemece, ilgisine göre Alanya, İzmir veya Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresindeki başka bir mahkemeye görevsizlik kararı verilebileceğine..." şeklinde karar verildiği, davaya konu icra takibinin ...

İcra Müdürlüğünde başlatıldığı ve usul ekonomisi göz önüne alınarak, Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli Mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş olup;

1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,

2-MAHKEMEMİZİN KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE,

3-6100 sayılı HMK:nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE," dair karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE :

Her iki mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararları ile çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosya HMK 21. maddesi uyarınca re'sen merci tayini için Dairemize gönderilmiştir.

HMK.nın 22 ve 23. maddeleri gereğince Dairemizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır. HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;

Dava, davacı adına kesilen idari para cezası nedeniyle taraflar arasında imzalanan 15.08.2024 tarihli protokol kapsamında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.

Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.

Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.

Dosyada bulunan ...Vergi Dairesi yazı cevabından davacının GMSİ yönünden mükellefiyet kaydının bulunduğu, ticaret şirketi ortağı olmadığı anlaşılmıştır.

Bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında, mutlak ticari dava olarak kabulü gerektiren bir uyuşmazlığın bulunmadığı, nispi ticari dava olup olmadığı yönünden bakıldığında ise tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekli olup davacının tacir olmadığı anlaşılmakla davanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

SONUÇ / HÜKÜM

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca 14/04/2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2026

Dr. ... · Başkan... · Üye... · Üye... · Katip...

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/805, K. 2026/626, 14 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararlarının Özeti
  6. Hükü M
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 14/04/2026
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/805
Karar No
2026/626
Tarih
14 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/806 K.2026/938
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/808 K.2026/793
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/810 K.2026/921
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2026/812 K.2026/1019
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/813 K.2026/775
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2026/815 K.2026/756

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.