İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/247 K.2024/234

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2024/247Karar2024/234Tarih26 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.206 kelime

KÜNYE

T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/247
Karar No
2024/234
Karar tarihi
26 Aralık 2024
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
İncelenen kararın mahkemesi
—
Tarihi
—
Numarası
—
Davacı
... -...- ...
Vekili
Av. ...-
Davalılar
1 -...
Vekili
Av. ...
Davanın konusu
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
G.karar yazım tarihi
27/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.206 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde.

18.06.2020 tarihinde, sürücü dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ... ilçesi istikametinden ... ilçesi istikametine doğru seyrederken, karşı istikametten gelmekte olan maliki ..., sürücüsü ... olan .... plakalı aracın karşılıklı olarak çarpışması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında .... plakalı araçta yolcu olan müvekkili ...'ın yaralandığını, kaza neticesinde; müvekkili ...'ın çalışma gücünü %14 oranında kaybettiğini, öte yandan, meydana gelen kaza sebebiyle ....

Cumhuriyet Başsavcılığının .... Soruşturma numaralı dosyası uyarınca yapılan soruşturma sonucunda şüpheli-davalılardan ... aleyhine taksirle yaralama suçundan iddianame düzenlenerek ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyası uyarınca kamu davası açıldığını, ilgili davanın yargılamasının devam ettiğini, 09.11.2020 ve 16.02.2022 tarihli bilirkişi raporlarında .... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın kural ihlalleri yapmış olduğu; ... plakalı kamyonet sürücüsü ... ise kazanın oluşumunda herhangi bir ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini, ....

A.Ş 'ye yapılan başvuruya ilişkin; mezkur kaza, davalı ...Ş 'nin ... poliçe numarası ile ZMMS 'sini temin ettiği ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kusuru ile meydana geldiğini, davalı ... tarafından başvuru sonrası, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin çalışma gücünde meydana gelen kaybın tespiti amacıyla pandemi şartları sebebiyle ancak başvuru sonrası temin edilebilen sağlık kurulu raporu sunularak davalı ... şirketine PTT KEP sistemi üzerinden 24.05.2021 tarihinde tekrar başvuru yapıldığını, ancak davalının 1 numaralı sigorta şirketi tarafından taraflarına kanuni süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını,

müvekkilinin, meydana gelen kaza sonrası iyileşme sürecinde tamamen, iyileştikten sonra ise %14 oranında çalışma gücü kaybına uğradığını, bu sebeple müvekkilinde meydana gelen çalışma gücü kaybına bağlı oluşan zarardan , davalı ... şirketleri her birinin ayrı ayrı vefat-sakatlık teminatları ile sorumlu olduğunu, müvekkilinin bakıma muhtaç olduğundan bakıcı gideri taleplerinin bulunduğunu, bakıcı giderinin tedavi giderlerinden ve ayrı teminat limiti kapsamında olduğundan davalı ... şirketinin de limiti oranında karşılamakla yükümlü olduğunu, kaza nedeniyle, müvekkilinin sağ ve sol ayak bileklerinde kırık oluştuğunu,

yüzünde de yara izleri oluştuğunu, kaza sonrası belirli bir süre başkasının bakımına muhtaç duruma düştüğünü ve yürüyemediğini, arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davalarının kabulü ile, müvekkili ...'ın çalışma gücünü kaybetmesi sebebiyle uğranılan zararın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK 107.

Maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı giderleri, 100,00 TL tedavi masrafları toplam 400,00 TL 'sının sigorta şirketinden teminat miktarları ile sınırlı olmak üzere 2 ve 3 no’lu davalılar için kaza tarihinden başlayarak tahsile kadar işleyecek yasal faizi ile,

1 no’lu davalı ... için, temerrüt tarihinden itibaren tahsile kadar işleyecek ... kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkillerinin manevi zararının tazmini için, ... için 50.000,00 TL'sı manevi tazminatın 2 ve 3 no’lu davalılardan, kaza tarihinden başlayarak tahsile kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesi, bedel artırım dilekçelerinin ve davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 22.380,45-TL geçici iş göremezlik, 1.033.120,96-TL sürekli iş göremezlik, 8.829,00-TL bakıcı gideri, 18.000,00-TL SGK kapsamı dışında kalan tedavi gideri tazminatının davalılar ..., ... ve ...

A.Ş.'den, davalı ... yönünden kaza tarihi itibariyle güncel poliçe limitleri dahilinde, davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan, kaza tarihinden başlayarak tahsile kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenini ...

Mahkemelerinde açılması gerektiğini, dava şartı noksanlığı sebebiyle başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuranın emniyet kemerini kullanıp kullanmadığının araştırılması gerektiğini, zira sorumluluğu ve maluliyet raporunu kabul etmemekle birlikte; raporda belirtildiği üzere davacının kazadan sonra yüz bölgesinden darbe aldığını, davacının kendi kendine de zarar vermesi ihtimali göz önünde bulundurularak,

yerleşik Yargıtay uygulaması gereği sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle birlikte %20’den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat taleplerinin şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin hiçbir geçici iş göremezlik tazminatı talebinden, geçici bakıcı masrafı, tedavi masrafı ve sair giderlerinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber,

müvekkili şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacı gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, dava dilekçesinde gelir ile ilgili hiçbir delile dayanmadığını, bu nedenle davanın gelir konusunda delil sunma hakkı olmadığını, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğunun da bu tarihten itibaren başlamış olacağını,

trafik kazası sonucu hak edilen destek tazminatı ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalılar ... ve ... adına usulüne uygun davetiyenin tebliğ edildiği ancak duruşmaya katılmadıkları gibi kendilerini vekil ile temsil ettirmedikleri anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olay tarihi, ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği ve maluliyet oranları, davacının yaşanan kazada kusursuz oluşu meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın verilmesinin uygun olacağı, Davalılar ... ve ...'ın kazaya karışan ve asli/tam kusurlu olduğu değerlendirilen ... plakalı aracın sürücüsü ve maliki olduğundan; ...

2918 sayılı KTK hükümleri uyarınca işleten sıfatıyla, Davalı ... ise aracın sürücüsü olduğundan TBK 49. Maddesinde düzenlenen haksız fiil hükümleri uyarınca meydana gelen tüm zararlardan sorumludur. Haksız fiilden doğan tazminat alacaklarında kural olarak faiz başlangıcı olay tarihidir. Zarar gören, tazminat alacağına zararın doğduğu an hak kazanır.

Haksız fiillerde olayın vuku tarihinde alacağın muaccel olduğu ve dolayısıyla borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmekte haksız fiil failinin temerrüdü için ayrıca alacağı istemeye yönelik ihtar keşide edilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 18/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; başvuru sahibinin 2006 yılında da trafik kazası geçirmiş olup kazalar ve engel oranları arasında illiyet bağı kurulması gerektiğini, maluliyete ilişkin çelişkilerin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, raporda belirtilen yara izinin Yönetmelikte oransal karşılığının bulunmadığını, sağlık kurulu raporunda belirtilen '' takdiri indirim '' ibaresinin tıbbi bir karşılığının bulunmadığını, Yönetmelikte açık ve net bir şekilde yara izlerinin hangi şartlar altında maluliyet oluşturacağının düzenlendiğini,

ilgili yönetmelik ve cetveller doğrultusunda maluliyet oluşturacak boyutta olmayan bir yara izi için " klinik indirim" başlığı altında oran verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamında tanzim edilen sağlık kurulu raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak tanzim edildiğini, Yönetmeliğe aykırı olarak tanzim edilen sağlık kurulu raporu ile müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini, Sağlık Kurulu raporunda uzman hekim değerlendirmesi bulunmadığını, ...

Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 16.01.2024 tarihinde tanzim edilen maluliyet raporu incelendiğinde görüleceği üzere ; rapor 3 Adli Tıp Uzmanı tarafından tanzim edildiğini, ancak dilekçe ekinde sunulan Sağlık Bakanlığı müzekkeresinden görüleceği üzere adli tıp uzmanlarının maluliyet raporu düzenleme yetkisinin bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından maluliyet değerlendirmesi yapılması gerektiğini, kazaya ilişkin olarak verilen ifadeler incelendiğinde de görülecektir ki sigortalı araç sürücüsü dikkatli ve kurallara uygun bir şekilde ilerlerken etki edemeyeceği sebeplerden ötürü kazanın meydana geldiğini,

hal böyle olunca sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesabı yapılacaksa kusur oranlarının şüpheye mahal vermeyecek şekilde tespit edilmiş olması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu en doğru tespitin yapılabilmesi için dosyanın Karayolları Fen Heyetine gönderilmesi gerektiğini, Kusuru ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tespit tutanağında davacı tarafın emniyet kemeri kullanıp kullanmadığı belirsiz olup öncelikle bu durumun tespitini,

daha sonra koruyucu tertibatın takılı olmaması karşısında sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata hükmedilmesi halinde %20’den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, başvuranın maluliyet raporunda tespit edilen maluliyeti yüz bölgesinde oluşan yara izine ilişkin olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket kendisine zorunlu tüm evraklarla başvuru tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğun da bu tarihten itibaren başlamış olacağını, Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin itirazları olduğunu,

hesaplamanın PMF hayat Tablosu ve Progressif Rant yöntemine göre yapıldığını, ancak Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada daha önce de itirazları sunduğu üzere, %1,8 Teknik Faiz Yönteminin kullanılması gerektiğini, hesaplamaya ilişkin olarak SEDD'dan görüş sorulması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi Genel Şartlar’ın iptaline dahi karar vermiş olsa hesaplamaya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi hala daha SEDDK’da olduğundan SEDDK’ya yazı yazılarak hangi hesaplama cetveli ve hangi teknik faiz esas alınması ile yapılan hesaplamanın gerçek zararı gösterir nitelikte olduğuna ilişkin görüş sorulması gerektiğini,

bu nedenle de yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle ilgili gerekçeli kararının bozulmasını, davanın reddine karar verilmesini, talepleri doğrultusunda yeniden yargılama yapılarak inceleme yapılmasını istemiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Her ne kadar istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de; HMK'nın 356. Maddesinde aynı Yasanın 353. Maddesinde belirtilen haller dışında istinaf incelemesinin duruşmalı yapılacağının düzenlendiği ve incelemeye konu dosyanın kapsamından da HMK'nın 353. Maddesi uyarınca duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşıldığından, duruşma talebi yerinde görülmemiş ve istinaf incelemesi dosya üzerinden gerçekleştirilmiştir.

Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının 2006 yılında da bir trafik kazası geçirdiği, dosyada mevcut tıbbi evraklara göre bu kazadan sonra epilepsi tanısı konulduğu ve ilaç kullanmaya başladığı, bu kazadan sonra alınmış ... Devlet Hastanesinin 06.04.2011 tarihli raporuna göre %19 vücut fonksiyon kayıp oranı tespit edildiği, yine dosya arasındaki ... Üniversitesi ....

Dalı Başkanlığının 02/07/2010 tarihli raporuna göre %66 oranında vücut genel çalışma gücünde kayıp oranı tespit edildiği, davaya konu iş bu 18/06/2020 tarihli kazada davacının yüzünde meydana gelen yaralanma ve ayak bileklerindeki kısıtlılık nedeniyle maluliyetinin oluştuğu, ilk olarak dava tarihinden önce alınan ... Üniversitesi ...

Başkanlığının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan 04/05/2021 tarihli raporuna göre kişinin engellilik oranının %14, iyileşme süresinin 270 gün olarak, bu sürenin 90 gününde başkasının bakımına muhtaç olduğunun, SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderlerinin 4.500 TL olarak tespit edildiği, yine dosya arasındaki ...

Hastanesinin 23.02.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda engel oranının 0 olarak göründüğü, ilk derece mahkemesince yargılama sırasında davacının maluliyet oranının tespiti için ...

Hastanesine sevk edildiği, bu kurum tarafından hazırlanan 17/10/2023 tarihli raporda 2020 tarihli dava konusu kazaya ilişkin engel oranının %9 olarak belirtildiği, mahkemece sorulan geçici işgöremezlik süresi, kazadan sonra davacının bakıcı ihtiyacının doğup doğmadığı gibi hususlar bu raporda karşılanmadığından ilk derece mahkemesinin raporu yeterli görmeyerek davacıyı yeniden rapor için .. Üniversitesi ...

Başkanlığına sevk ettiği, anılan kurum tarafından yeniden hazırlanan 16/01/2024 tarihli raporda engel oranının yine %14, iyileşme süresinin 270 gün olarak, bu sürenin 90 gününde başkasının bakımına muhtaç olduğunun, SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderlerinin 18.000,00 TL olarak tespit edildiği, mahkemece bu rapora itibar edilerek bu rapordaki engel oranı ve süreler üzerinden yapılan aktüerya hesabı ile tespit edilen miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, dosyada aynı kaza sonrası alınmış birden fazla raporda aynı yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmalarına rağmen farklı engel oranları tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının engel oranları arasında çelişki olduğu açık olup, mahkemece raporlar arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette Adli Tıp Kurumu’ndan, kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri esas alınarak ve rapora itirazları da karşılar şekilde düzenlenecek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve davacının maluliyet oranı netleştirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ...Ş. vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davalı ...Ş. tarafından yatırılan 7.002,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

6-İstinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine,

7-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361.maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2024

...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/247, K. 2024/234, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/247
Karar No
2024/234
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/247 K.2024/1260
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/247 K.2024/879
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/247 K.2024/791
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/247 K.2024/755
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/248 K.2024/877
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/248 K.2024/1005

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.