KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1099
- Karar No
- 2025/1000
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/03/2025 (Ara Karar
- Numarası
- ... Esas
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- G.karar yazım tarihi
- 05/06/2025
Karar Metni
1.039 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil, davalı aleyhinde Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün ...
E. numaralı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı taraf takibi durdurmak amacıyla takip talebine mesnetsiz iddialarla, kötü niyetli olarak 17/09/2024 tarihinde itiraz etmiş söz konusu icra takibi 18/09/2024 tarihinde durdurulduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari bir uyuşmazlık olduğundan müvekkil tarafından arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak yapılan görüşmeler sonucunda bir anlaşmaya varılamadığını, davalı taraf vekilinin itiraz dilekçesinde ''müvekkilimizin alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır'' iddiası doğru olmadığını, davalı şirketin müvekkil şirketten beton ve mikser/pompa hizmeti satın aldığını,
faturalarını sunmuş olduğu ürünler kendisine teslim edilmiş, faturalar da kendisine gönderilmiş ve fatura içeriğine de davalı tarafından itiraz edilmediğini, kesilen faturalar itibarıyla davalı şirketin müvekkil şirkete ödemesi gereken tutar 7.283.126,94 TL olup davalı borçlu taraf borcunu ödemediğini, davalı şirketin takibe yapmış olduğu itiraz haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirket, davacıya olan borcunu bilmesine ve kabul etmesine rağmen, alacağı sürüncemede bırakmak için kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, bu nedenle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini,
davalı şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptaline, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına kalındığı yerden devamına, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkemenin takdir edeceği teminat mukabilinde yargılama sonuna kadar alacağımızın teminat altına alınması için ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi 07/03/2025 tarihli ara kararında; davacı vekili tarafından dava konusu alacak iddiasının faturaya dayandırıldığı, alacağın miktarı ve varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, davacı tarafın alacağının varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
İİK m.257'de hangi hallerde ihtiyati haciz kararı verilebileceği kesin olarak belirlendiğini, söz konusu kanun metni, sarih ve kesin olduğunu, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcuna ilişkin olarak borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğini, somut olayda rehinle teminat altına alınmayan ve vadesi gelmiş fatura borcu alacağı mevcut olduğunu, ancak ihtiyati haciz taleplerinin yerel mahkeme tarafından hukuka ve kanuna aykırı bir şekilde reddedildiğini,
her ne kadar işbu dava ile itirazının iptali istenen icra takibi faturaya dayalı olsa da davalı borçlunun borcunu ispatlayan başkaca deliller mevcut olduğunu, 03/02/2023 tarihinde taraflar ( ...
Ve ... ) Arasında imzalanmış olan inşaat malzemesi karşılığı daire sözleşmesi (alt yüklenici sözleşmesi)'inde (EK-1) görüldüğü üzere davalı borçlu 2023 yılında müvekkil şirketten 4.500.000,00 (DÖRTMİLYONBEŞYÜZBİNTÜRKLİRASI) değerinde beton tedarik ettiğini, karşılığında ise sözleşmede belirtilen dairenin müvekkile devri konusunda anlaşmaya varıldığını, bu süreçte müvekkilin borçluya duyduğu güvenden kaynaklı borçluya beton tedarikine devam edildiğini, ancak davalının borçlu dairenin devrini gerçekleştirmediğini, satın alınan beton ve diğer mal ve hizmetlerin ödemesini de yapmadığını,
akabinde davalı şirket söz konusu dairenin bitirilemediği gerekçesiyle müvekkile 10/04/2024 ve 10/05/2024 vadeli iki adet senet (EK-2) verdiğini ve fakat bu senetlerin de vadesi geçmiş olmasına rağmen ödenmediğini, İİK'nın 258/1.
Maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmediğini, yaklaşık ispat için delil sunulmasının yeterli olduğunu, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesinin aranmadığını, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas 07/03/2025 tarihli ara kararının kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, beton ve mikser/pompa hizmetine ilişkin davacı tarafça davalı adına kesilen faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibinde vaki davalı itirazının iptali için açılan davada ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine göre ve özellikle dava dilekçesi ekinde sunulan delillerin ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat ölçüsünde kanaat oluşturmadığı, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği kanaatiyle ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1099, K. 2025/1000, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama