KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2443
- Karar No
- 2025/2128
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/09/2025 (Ara Karar
- Numarası
- ... Esas
- Davacı
- ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.969 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
... Av. ...
DAVALI
.... -....- ...
VEKİLİ
Av. ...- ....
DAVANIN KONUSU
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle: Müvekkil banka ticari kredi sözleşmesine istinaden davalıya kredi kullandırdığını ancak davalının borcunu ödemediğini, müvekkil bankanın, ticari kredinden kaynaklı alacağına istinaden karşı tarafa .... Noterliği'nin 13.10.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ettiğini ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkil bankanın alacağına istinaden davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas sayılı dosyasıyla takibe geçtiğini, ancak taraflarınca başlatılan bu takibe davalının; asıl alacağa, borca, işlemiş ve işleyecek faize v.s. tüm ferilerine borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının borçlu müvekkil bankaya herhangi bir borcu olmadığını belirttiğini ve asıl alacağa, borca, işlemiş ve işleyecek faize v.s. tüm ferilerine itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkil bankadan ticari kredi kullandığını ancak kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödemediğini, bu durumun banka kayıtları ile de sabit olduğunu,
borçlunun her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediğini, dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden banka kayıtlarından anlaşılacağı üzere borcun varlığının sabit olduğunu, bu nedenle öncelikle dava sonunda alacaklarının tahsilinin zor olması, dava sürecinde davalının mal kaçırma ihtimaline binaen tensiben ihtiyati haciz kararı verilmesini, davaya konu icra takibi üzerinden Uyap sisteminden takbis, banka ve araç sorgusunun yapılarak malvarlıklarına ihtiyati haciz şerhi konulmasına, haklı davalarının kabulüne, ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına haksız itirazlarının iptaline, icra takibinin devamına, asıl alacak miktarının %20’den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle: Dava dosyasında davalı vekilinine 08.08.2025 tarihinde gönderilen tebligatta belge asıllarının sunulması için bir haftalık kesin süre verildiğini, mahkeme tarafından verilen kesin süre içerisinde bahse konu evrakların dava dosyasında sunulmadığını, davacı vekilinin Mahkemenizin tensip zaptı 8. maddesi uyarınca onaylı belge suretlerini sunması için 08/08/2025 tarihinde tebligat çıkartıldığı, tebligatın 13/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği,
davacı vekilinin 19/08/2025 tarihli üst yazı ile belgeleri kargoya verdiğine ilişkin beyan dilekçesi sunduğu ve fiziki evrakların 21/08/2025 tarihinde dosyaya ibraz edildiğinin anlaşıldığını, mahkeme tarafından kurulan ara kararda evrakların mahkeme tarafından verilen kesin süre içerisinde sunulmadığı açık olduğunu, bu nedenle dava dosyasında ihtiyati haciz karar kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca kargo ile dava dosyasında sunulduğu belirtilen evraklar dava dosyasında uyap taranmadığı için söz konusu evrakların incelenme durumu olmadığını,
bahse konu evrakları havale tarihi de görünecek şekilde uyap taranmasını talep ettiklerini, davacı tarafa bu hususta yeniden süre verilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından kesin süre içerisinde ara karar geriğinin yerine getirilmemiş olmasından dolayı tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dosyasında dava konusu olan husus hakkından mahkemenin nihai hüküm sonucunu doğuracak şekilde tedbir karar verilmesi mümkün olmadığını, dava dosyasında verilen ihtiyati haciz karar deliler toplanmadan karar verilmiş olup söz konusu ihtiyati haciz karar kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiğini,
ayrıca dava konusu hakkında nihai hüküm sonucunu doğuracak şekilde tedbir kararı verilmesi yada ihtiyati haciz kararı verilmesi yargılama yapmadan deliler toplanmadan bilirkişi raporu almadan mahkemenin görüşünü açıklama şeklinde olacağından dolayı tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiğini, talep sonucu hakkında tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını,
izah edilen nedenlerle kesin süre içerisinde mahkeme ara karar gereğinin yerine getirilmemesi ve mahkemenin yargılama konusu hakkında tedbir karar ihtiyati haciz karar vermesinin Adil yargılamaya aykırı olduğundan dolayı tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince 21/08/2025 tarihli ara kararı ile; Davalı ...'a kullandırıldığı ileri sürülen kredilerden dolayı 222.451,48-TL yönünden dosyaya ibraz edilen sözleşme ve ihtarname örneklerine göre yaklaşık ispat şartının sağlandığı gerekçesiyle; "1)- Talebin KABULÜNE, a)-2004 sayılı İİK.nun 257 vd. maddeleri gereğince karşı taraf/borçlu ....(TC:...)'ın 222.451,48-TL bedel üzerinden %15 oranında (33.367,73-TL teminat bedeli) teminat mukabilinde 222.451,48-TL borcuna yetecek kadar menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA," dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça itiraz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu 10/09/2025 tarihli ara karar ile; ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itiraz gerekçeleri İcra İflas Kanunu'nun 265. maddesinde tahdidi olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmadığı gibi ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam bir ispat aranmayıp yaklaşık ispat koşullarının sağlanmasının yeterli olduğu, ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalının kefalet sözleşmesinde sorumluluğunun 220.000,00-TL ile sınırlı olarak belirlenmiş olduğu gerekçesi ile.
"İhtiyati hacze itiraz talebinin KISMEN KABULÜ ve KISMEN REDDİ ile. Mahkememizce verilen 21/08/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının yalnızca 2.451,48-TL yönünden KISMEN KALDIRILMASINA, BAKİYE KISIM YÖNÜNDEN İHTİYATİ HACZİN DEVAMINA, Bakiye kısım yönünden yapılan itirazın REDDİNE," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Dava dosyasında davalı vekilinine 08.08.2025 tarihinde gönderilen tebligatta belge asıllarının sunulması için bir haftalık kesin süre verilmiş olup Mahkeme tarafından verilen kesin süre içerisinde bahse konu evrakların dava dosyasında sunulmadığını, dava dosyasında dava konusu olan husus hakkından mahkemenin nihai hüküm sonucunu doğuracak şekilde tedbir karar verilmesinin mümkün olmadığını, dava açılırken tevzi formunda dava değeri 45.000,00 TL olarak belirtilmiş olup dava değerinden daha yüksek miktardan ihtiyati haciz kararı verilmesinin de kanuna aykırı olduğunu,
kesin süre içerisinde mahkeme ara karar gereğinin yerine getirilmemesi ve mahkemenin yargılama konusu hakkında tedbir karar ihtiyati haciz karar vermesi Adil yargılama aykırı olduğundan dolayı tedibir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava her ne kadar Ticaret Mahkemesinde açılmış ise de iş bu dava dosyasında müvekkili tüketici olup davanın Tüketici Mahkemesinde açılması gerektiğini, görev itirazlarının bulunduğunu, dava dosyasında dayanak olan alacağın zaman aşımına uğradığını, icra takibine müvekkil tarafından itiraz edilmiş ve iş bu dava ise dava açma süresinin geçmesinden sonra açıldığını,
icra dosyasında takip ekinde sunulmayan belgelerin iş bu dava dosyasında delil olarak sunulamayacağını, ayrıca müvekkile noter ihtarı tebliğ edilmediğini, borcun muaccel olmadığını, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Yerel mahkemeye sundukları belgelerin süresi içerisinde ibraz olunduğunu, davalının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, ihtiyati haciz için dosyada yeterli delil bulunduğunu, müvekkili bankanın mahkemeye sunduğu belgelerle alacağını ispatladığını, davalının ayrıca görevsizlik ve zamanaşımı itirazının da reddine karar verilmesi gerektiğini, bu itirazını neye göre yaptığını delillendiremediğini, bu nedenlerle davalı tarafından yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kefalet borçlularına yönelik ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
Mahkemece, davacının ihtiyati haciz talebi 21/08/2025 tarihli ara karar ile teminat karşılığında kabul edilmiş; karara davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine 10/09/2025 tarihli ara karar ile itirazın kısmen kabulü ile davalının sorumluluğunun kefalet miktarı ile sınırlı tutularak ihtiyati haciz kararının 2.451,48 TL yönünden kaldırılmasına karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Somut dava dosyasında, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... İth. İhr. San. Tic. Ve Ltd. Şti arasında 13/04/2015 tarihli 220.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup; davalının ise bu kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak 220.000,00 TL ile sorumlu olmayı aynı tarihte kabul ve taahhüt ettiği, bu hususta kefalet miktarına ilişkin el yazısı ile beyanının alındığı,
kefalet sözleşmesinin 2.3.maddesinde "Kefillerin sözleşmede yazılı adresleri ikametgah olarak seçtiği, adres değişikliklerini noter kanalı ile derhal ihbar etmeyi, aksi takdirde işbu sözleşmede yazılı adrese yapılan veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacak hertürlü tebligatın geçerli olacağı ve şahıslarına yapılmış sayılacağı," hususunun düzenlendiği; davalının sözleşmedeki adresi ile sözleşmenin imzalandığı tarihteki mernis adresi aynı olup, ilgili adrese bankaca çıkarılan kat ihtarına ilişkin tebligatın muhatabın adreste tanınmadığından bahisle iade olunduğu anlaşılmaktadır.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir.
Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır.
Müeccel alacaklarda ise kural olarak ihtiyati haciz istenemeyecek ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK'nın 265/1. maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararına, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Somut olayda; ihtiyati hacze dayanak sözleşme genel kredi sözleşmesi olmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu; dava değeri takip çıkışı olan 222.451,48 TL olmakla eksik harcın davacı tarafça tamamlandığı; sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan TBK'nun 583. maddesi uyarınca kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girildiğinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin kefaletin geçerlilik koşulu olduğu, talebe dayanak sözleşmede bu şartların sağlanmış olduğu;
muacceliyet için hesabın kat edilmesinin yeterli olup, ayrıca ihtarın tebliği şartı aranmayacağı; asıl borçluya gönderilen ihtarın, borçlunun temerrüdünün yanı sıra, 6098 sayılı TBK’nın 586'ncı maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından da gerekli bir unsur olduğu; bu itibarla, yukarıda da açıklandığı üzere, kat ihtarının alacağı muaccel hale getirdiği ve ayrıca ihtarın tebliğinin gerekmediği,
TBK'nın 586. maddesine göre de asıl borçluya gönderilen kat ihtarnamesinin sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefiller hakkında da ihtiyati haciz talep edilebileceği, somut olayda asıl borçluya kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilememiş ise de; asıl borçlu ve davacı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 5.3.
Maddesinde "Müşteri ve kefiller, aşağıdaki isim ve imzalarının yanında yazılı yerin kanuni ikametgah kabul edildiğini, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde ticaret sicili dosyalarındaki son adreslerinin ve/veya adrese dayalı kayıt sisteminde (MERNİS) yer alan adreslerinin kanuni ikametgah kabul edilerek, Tebligat Kanunu hükümleri doğrultusunda veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağını ve şahıslarına yapılmış sayılacağını kabul ve beyan ederler." hükmünün düzenlediği,
buna göre asıl borçlunun sözleşmede bildirilen adresi ile kat ihtarının tebliğe çıkarıldığı adresin aynı adres olup taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmüne göre asıl borçluya tebligatın yapılmış sayılacağı, buna göre müteselsil kefil olan davalının takibinin yasal şartlarının oluştuğu.
Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da benimsendiği üzere, ihtiyati hacze konu alacağın kesin olarak ispatı gerekmeyip yaklaşık ispatın yeterli olduğu, davalının diğer itiraz sebeplerinin asıl davada incelenecek hususlar olup yasada düzenlenen ihtiyati hacze itiraz sebepleri arasında yer almadığı; bu itibarla, dosya mevcuduna göre dosyada sunulan belgelerin alacağın varlığı hususunda kanaat uyandırıcı ve yaklaşık ispata yarar nitelikte olduğu,
dolayısıyla 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararı ve ihtiyati haciz kararına itirazın kısmen reddine dair ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, aleyhine ihtiyati haciz istenen davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2443, K. 2025/2128, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama