KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/582
- Karar No
- 2025/622
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...-...
- Davalı
- ...-...
- Vekili
- Av. ...-...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- G.karar yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.721 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı-borçlu hakkında ... Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emirlerinin borçluya tebliğ edilmesini müteakip borçlunun yasal 7 günlük süre içerisinde borca ve ferilere itiraz ettiğini, vaki itirazlar sebebiyle icra müdürlüklerince icra takiplerinin durdurulduğunu ve itiraz dilekçelerinin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini belirterek, ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalının asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin asılsız ve yersiz iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davalının yetkilisi olduğu iş yeri hakkında kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tespit tutanağı düzenlendiğini ve ayrıca da müvekkili hakkında borç tahakkuk ettirildiğini, öncelikle davacı şirket tarafından oluşturulan kaçak elektrik tespit tutanaklarını kesinlikle kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın sadece kaçak elektrik tespit tutanaklarına dayanarak müvekkili şirketin kaçak elektrik kullandığının sübuta erdiği şeklindeki asılsız ve yersiz zorlama yorumlarını da kesinlikle kabul etmediklerini,
zira kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı hususunun ayrıca bir araştırma yani yerinde bilirkişi incelemesi, keşif ve sair işlemleri ile aydınlatılması gerektiğinin ortada olduğunu, müvekkili şirket aleyhine bu denli ciddi bir iddianın ileri sürüldüğü ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla, neticesinde cezaya hükmedilebileceği ihtimali düşünüldüğünde, bu hususta sadece kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılmasının yeterli olmayacağı sonucuna ulaşılacağını, kaldı ki,
ortada açılmış bir ceza davası dahi olmadığı gibi müvekkilinin davaya konu işletmeyi belediyeden kiraladığı ve işletmenin bulunduğu alanda başka başka bina veya kiralanın başka mecurlarda ve işletmecilerinde bulunduğu ve abonelerin elektriklerini sağlıksız panodan gelişigüzel dağıtım yapıldığı ve başka başka kişilerinde dışarıdan panoya müdahale edebileceği başkalarının da bahsi geçen işlemleri yaparak müvekkiline zarar vermeyi amaçladığı ve bu şekilde dağıtımının sağlıksız şekilde herkesin zarar verme kastıyla da hareket etmiş olabileceği hususu dikkate alındığında müvekkilinin yapmadığı bir eylem nedeniyle tazminat ödemek zorunda
kalacağının ortada olduğunu, bunun yanında müvekkiline ait işletme adına davacı kurum tarafından kesilen elektrik faturalarına yansıyan olağanüstü herhangi bir durumun bulunmadığı, söz konusu aboneliğin ilk tesisinden bu güne kadar kw. cinsinden sarfiyat oranlarının alt alta sıralandığında çok büyük farkların bulunmadığı, özellikle ilk tesisten bugüne kadar davalı kurum görevlileri tarafından gerek kontrol gerekse de mühürleme şeklindeki denetimlerin zamanında yapıldığı,
iş yeri hakkında mühür bozma (fekki) iddiasının da bulunmadığının sübuta ereceğini, müvekkili şirket nezdinde hiçbir şekilde işletmede kaçak elektrik kullanılmadığı gibi, kaçak hat çektirmediği, iş yerinde ilk elektrik çekildiğinden bu yana herhangi bir usulsüzlük yapılmadığından usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarına dayanarak müvekkili aleyhine soyut gerekçelerle çıkartılan borcun da yersiz olduğunun ortada olduğunu, icra dosyasına yapmış oldukları itiraz dilekçelerinde de ileri sürdükleri üzere,
müvekkili şirketin davacı yana borcu bulunmadığı gibi hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanmadığından söz konusu tutanakların hukuka aykırı olarak oluşturulduğu kanaati ile, davacı yan tarafından haksız ve kötüniyetli olarak bir şekilde icra takibi açıldığını savunarak, işbu haksız ve yersiz davanın tüm ferileri ile birlikte reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı adına kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, kaçak elektrik tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, davalının kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği ticarethanede faaliyet gösterdiğinin sabit olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sayaca müdahale edilmek suretiyle ayrı bir hat çekerek kaçak elektrik kullanıldığı, kaçak elektrik tüketim bedelinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu ve kaçak elektrik tüketim bedelinin 244.688,80 TL olarak hesaplandığı,
mahkemece hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek davalının kaçak elektrik tüketim eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının .... Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu vaki itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına; davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talepte bulunması, geçerli bir icra takibi yapılmış olması, geçerli bir itirazın olması, süresinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerektiğini, somut olayda, alacağın haksız fiilden kaynaklanıp tespitinin yargılamayı gerektirir olması nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmediği şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin yetkilisi olduğu iş yeri hakkında kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tespit tutanağı düzenlendiğini ve ayrıca da müvekkili hakkında borç tahakkuk ettirildiğini, davacı şirket tarafından oluşturulan kaçak elektrik tespit tutanaklarını kesinlikle kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın sadece kaçak elektrik tespit tutanaklarına dayanarak müvekkili şirketin kaçak elektrik kullandığının sübuta erdiği şeklindeki asılsız ve yersiz zorlama yorumlarını da kesinlikle kabul etmediklerini,
kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı hususunun ayrıca bir araştırma yani yerinde bilirkişi incelemesi, keşif ve sair işlemleri ile aydınlatılması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine bu denli ciddi bir iddianın ileri sürüldüğü ve kabul anlamına gelememek kaydıyla, neticesinde cezaya hükmedilebileceği ihtimali düşünüldüğünde, bu hususta sadece kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılmasının yeterli olmayacağını, ortada davacı şirket tarafından savcılığa yapılmış bir suç duyurusu dahi bulunmadığını,
dolayısıyla aynı kaçak elektrik kullanma hırsızlığı iddiasına dayalı yapılmış bir suç duyurusu ve akabinde bu konuda açılmış bir ceza davası dahi bulunmadığını, bu halde mahkemenin aşamalarda asla kaçak elektrik kullanmadıklarına yönelik bizzat elektrik panosu üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ilgili taleplerine göre araştırma istemesine rağmen, başta kabul edip ancak sonraki duruşmada ara karadan dönerek,
taleplerinin dosyaya yenilik katmayacağı gibi bir gerekçe ile vazgeçmesinin dahi başlı başına bozma gerekçesi olduğunu, müvekkilinin davaya konu işletmeyi belediyeden kiraladığı ve işletmenin bulunduğu alanda başka başka bina veya kiralanın başka mecurlarda ve işletmecilerinde bulunduğu ve abonelerin elektriklerini sağlıksız panodan gelişigüzel dağıtım yapıldığı ve başka başka kişilerinde dışarıdan panoya müdahale edebildiği gibi başkalarının da bahsi geçen panoya müdahale ettiği ve yine müvekkiline zarar verebilecek herkesin bu panolara müdahale edebildiği hususunun araştırılmadığını,
burada en önemli hususun kaçak elektrik kullanımına konu elektrik panosunun sadece müvekkilinin tasarrufunda olmadığı ve başka başka abonelerin ve belediyenin panoya müdahale ettiği hususunun hiç bir şekilde araştırılmadığını, diğer taraftan davacının, elektriği en güvenli şekilde perakende olarak kullanıcısına sunmak zorunda olduğu gerçeğini ve gereğini yapmak durumunda olmasına rağmen neden olumsuzluğun bedeli müvekkiline ödetilmek istendiğini, iddiaları arasında olan davacı şirketin hiç bir şekilde değerlendirmediği,
dağıtımının sağlıklı olmadığı müvekkilinin işletmeyi kiraladığı alanda başka başka kullanıcılar tarafından da aynı panodan elektrik kullandırıldığı gibi işin mantığına ve müvekkiline kusur atfeden sonuca açıkça aykırı bir durumun bilirkişi tarafından yerinde incelenmesi ve mevcut durumun rapora dökülmesi taleplerinin kabul görmemesinin hukuka açıkça aykırılık oluşturduğunu,
önce taleplerini kabul ederek ara karar kuran yerel mahkemenin sonraki karar duruşmasına nasıl ve ne şekilde esasa etkisi bulunmadığına karar vererek ara karardan dönülerek esasa dair karar verilmesinin her şeyden evvel artık kamu kurumu olmayan özel şirket statüsü ile çalışan ...in tek taraflı tutmuş olduğu kaçak elektrik tespit tutanağı ile müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı kanaati oluşturulmasının hakkaniyete aykırılık oluşturduğu hususunun hiç bir şekilde dikkate alınmadığını,
şayet iddiaları arasında olan ve davaya konu kaçak elektriğe konu panodaki dağınıklık düzeltildikten sonra müvekkilinin daha az elektrik parası ödediğine dair güncel yani güya pano düzeltildikten sonra davacı şirket tarafından kesilen faturaları dahi incelemeden karar vermenin mahkemenin kararının en basit anlatımla eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini ortaya koyduğunu, bu şekilde eksik incelemeye konu araştırma sonucu müvekkilinin hiç bir zaman kaçak elektrik kullanmadığı halde davacı kuruma cezai şarta dayalı para ödemek zorunda kalacağının ortada olduğunu,
müvekkiline ait işletme adına davacı kurum tarafından kesilen elektrik faturalarına yansıyan olağanüstü herhangi bir durumun bulunmadığı, söz konusu aboneliğin ilk tesisinden bu güne kadar kw. cinsinden sarfiyat oranlarının alt alta sıralandığında çok büyük farkların bulunmadığı, özellikle ilk tesisten bugüne kadar davalı kurum görevlileri tarafından gerek kontrol gerekse de mühürleme şeklindeki denetimlerin zamanında yapıldığı,
iş yeri hakkında mühür bozma (fekki) iddiasının da bulunmadığının sübuta ereceğini, yerel mahkemenin her ne kadar bilirkişi raporu doğrultusunda karar tesis etmiş ise de, bilirkişi raporunda hiçbir şekilde teknik değerlendirme yapmaksızın daha çok davacı kurumun belirlediği veya soyut prensip ve standartları tekrarlamaktan öteye geçmeyen ve sadece hesaplamalar yer aldığını, dolayısıyla müvekkilinin kaçak elektrik kullanıp kullanmadığına dair hiç bir değerlemenin raporda yer almadığını, dolayısıyla yerel mahkemenin,
sadece genel geçer yönetmelik ve kaçak elektrik bedelini belirleyen genel kurallara göre bir alacak hesabı yapmış olan eksik ve hatalı bilirkişi raporunu kabul ettiğini ve hiçbir şekilde taleplerine itibar etmediğini, bilirkişi raporuna karşı 01/11/2024 tarihli taleplerinin dikkate alınmadığını, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadığını ve ek rapor düzenlenmediğini, söz konusu panonun belli bir aboneye ait değil, sanki bir dağıtım panosu gibi konuşlandırıldığı, bu işletmelerin tamamının belediyeye ait olduğu ve belediye tarafından da usulsüz olarak başka başka kişilere kullandırıldığı,
kişilerin elektrik ihtiyaçlarının karşılandığı ya da elektrikli cihaz bağlanarak kullanıldığı, hatta abonesiz elektrik kullanan aynı alan içerisinde başka iş yerlerinin bulunduğunun müvekkili tarafından bildirildiğini, keza dosyada tanık olarak dinlenen tanık ... ve tanık ...'ın beyanlarından da anlaşılacağı üzere elektrik panosunun koruma altında olmadığı, herkesin erişebileceği pozisyonda olduğu,
bu iş yerini davalı müvekkili şirketin başkasından devraldığının yer aldığını, dolayısıyla yerel mahkemenin dosyadaki eksiklikler giderilmeden, eksik ve hatalı tesis edilen ve davacı tarafın tek taraflı tuttuğu tutanak üzerinden aldırılan bilirkişi raporunu esas alarak vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımdan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, abonelik sözleşmesi devam ettiği sürece, abonenin sayacın korunmasından sorumlu olmasına, 3. kişilerin sayaca müdahalesinin dahi davalının abonelik sözleşmesinden kaynaklı sorumluluğunu etkilemeyeceğine, tespit tutanağında davalının da imzasının bulunmasına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/582, K. 2025/622, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama