İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi E.2024/157 K.2024/11

Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili ve davalı ... Hesabı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf…

Esas2024/157Karar2024/11Tarih13 Eylül 2024Okuma10 dk · 2.013 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Eylül 2024
T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/157 - 2024/11
Dosya no
2024/157
Karar no
2024/11
İncelenen kararın mahkemesi
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davanın konusu
TRAFİK KAZASINDAN KAYNAKLI TAZMİNAT
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.013 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili ve davalı ... Hesabı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; ...tarihinde ...İlçesinde gerçekleşen yayaya çarpma şeklindeki kazasında sürücülüğünü davalı .... yaptığı... plaka sayılı aracın kaza tespit tutanağında kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve engelli kaldığını, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan tutanakla da sabit kalmak üzere araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, olayla alakalı Diyarbakır .... Asliye Ceza Mahkemesinde ....

Esas sayılı dosyası ile yargılanarak ceza aldığını, müvekkilinin meydana gelen trafik kazası neticesinde tedavi gördüğünü ve bir dizi operasyon geçirdiğini, bu operasyonlar sonucu kalbinde kötüleşme olduğunu ve başında yaklaşık 15 cm lik kalıcı iz kaldığını, ....

Hesabı'na başvuru yapıldığını ancak hiçbir ödeme yapılmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... ; davaya konu kazanın .... tarihinde meydana geldiğini, davacının müvekkili kuruma ... tarihinde başvuruda bulunduğunu, KTK 109.

Maddesi gereği 2 yıllık zamanaşımı süresinde müvekkiline başvuruda bulunmadığını ve zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafın zararlarının giderilmesi için müvekkili .... .başvurduğunu, ... . .... sayılı cevap yazısında davacı tarafın isteklerini reddetmesi üzerine dosyanın Arabulucuya geldiğini ve ...tarihli arabuluculuk son tutanağında tarafların anlaşamamasıyla sonuçlandığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu,

....'ın ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle herhangi bir özel gereksinimi olmadığı nedeniyle müvekkili...herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün hukuken olmadığını, açıklayarak öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanı reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...davacı ....’ın kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici işgöremezlik zararı bulunmadığı, ancak meydana gelen kaza nedeniyle tarafların kusuru, maddi ve sosyal durumları, elem ve ıstırabın derecesi, hak ve nesafet kuralları dikkate alındığı gerekçesiyle; Davanın KISMEN KABULÜNE;

1-)Maddi tazminata yönelik talebin REDDİNE,

2-)5.000,00-TL manevi tazminatın 02.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin REDDİNE", karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili ve davalı... . vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili.

Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi tazminat açısından davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaza sonucu başında 15 cmlik yara izi kalan 15 yaşındaki müvekkilinin ilerde yapacağı meslek belli olmadığından dolayı alınacak maluliyet raporunda bunun da dikkate alınması gerektiğini, birçok meslek dalında kişinin dış görünüşü ile hayatını ikame ettirdiğini, bu sebeple bu yönde maluliyet raporu alınarak karar verilmesi gerektiğini, mahkemece verilen karar sonucunda 5.000 TL manevi tazminata hükmedildiğini,

her ne kadar manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayacağı yargı kararlarıyla da istikrar kazanmışsa da somut dosyada hükmedilen meblağın çok yetersiz olduğunu, yüksek enflasyon ve paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığını, davalı .... hesabı lehine 5.100 TL vekalet ücretine hükmedilmişse de bu kararın hatalı olduğunu, davalılar aleyhine açtıkları maddi tazminat talebinin 100,00 TL olduğunu, Avukatlık ücret tarifesi gereği hükmedilecek vekalet ücreti bu meblağı aşamayacağını, kanun ve usule aykırı olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; .... .. kapsamında bulunan zorunlu sigortaların sağladığı teminatlara ilişkin bedeni olarak (sakatlık ve ölüm) zarar görenlere kaza sonrasında sakat kalma halinde sakatlık tazminatı, ölüm halinde ise ölenin desteğinden yoksun kalanlara destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini,...Hesabının sigortasız ve tescilsiz araçların karıştığı kazalarda, bu kazalarda zarar gören kişilerin maddi tazminat taleplerini karşıladığını, manevi tazminat taleplerinin güvence kapsamında olmadığını, Yerel Mahkeme istinafa konu kararında davacı tarafın davasını maddi tazminat yönünden reddine,

manevi tazminat yönünden kabulüne karar vererek davayı kısmen kabul ettiğini, Yerel Mahkemenin 12.01.2022 tarihli gerekçeli kararının Hüküm Kısımının 5 no.lu bendinde: "Manevi tazminat yönünden; davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifelerine göre 5.000 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsil alınarak davacıya ödenmesine" denildiğini, müvekkil kurum aleyhine olacak şekilde karşı taraf vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin maddi tazminat açısından müvekkili kurumun sorumluluğuna karar vermediğini,

yargılama harç ve giderleri ile arabuluculuk ücreti yönünden müvekkili kurumu sorumlu tutmasının yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;

Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamına göre; davanın başlangıçta Diyarbakır .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasında açıldığı, Mahkemece 08/09/2021 tarihinde dosyanın Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sırasına kayden yargılamaya devam edilerek istinafa konu kararın verildiği görülmüştür.

(i) Davanın Ticarî Dava Olup Olmadığı Hususunun Değerlendirilmesi:

6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:

(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.

(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.

(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.

Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir.

Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.

Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davalı .... tarafından kullanılan....plaka sayılı aracın çarpması sonucu yaralanan davacı ....'ın kazadan kaynaklı olarak birçok cerrahi operasyon geçirmesine rağmen engelli kalması üzerine eldeki davanın açıldığı, davada.... Hesabının da taraf olduğu, 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a hükmünde “TTK'da öngörülen” hususlardan kaynaklanan hukuk davalarının mutlak ticarî davalar arasında sayıldığı, sigorta hukukuna ilişkin hükümlerin de TTK’nın 6. Kitabında m. 1401 vd. hükümlerinde düzenlendiği, bu nedenle TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukundan kaynaklanan hukuk davaları mutlak ticarî dava olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.

(ii) Davanın HSK'nın Ticaret Mahkemelerinin Yargı Çevresini Belirleme Kararı Kapsamında Değerlendirilmesi:

5325 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun

un m. 5/1 ve m. 7 hükümleri ile 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanununun m. 4(1)-a ve 7(2)-f hükümleri çerçevesinde HSK 1. Dairesinin 08/07/2021 tarihli ve 568 sayılı kararı ile Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2021 tarihi itibarıyla faaliyete geçirilmesine karar verilmiştir.

HSK'nın 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararında (RG-08/07/2021-31535) Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Diyarbakır ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine ve kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilmiştir. Bu nedenlerle, 01/09/2021 tarihinden itibaren Diyarbakır il merkezi ve ilçelerinin yer itibariyle yetkili olduğu bütün ticarî davalar, adı geçen mahkemede görülecektir.

HSK'nın yukarıda anılan yargı çevresi belirleme kararında, 01/09/2021 tarihinde önce açılan davaların yeni kurulan mahkemelere devredilip devredilmeyeceği konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.

Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve 5. Hukuk Dairesi tarafından 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında verilen uyuşmazlığın giderilmesi kararlarında; davanın açıldığı tarih itibariyle görevli olan asliye hukuk mahkemelerinin, derdest dava dosyalarını HSK'nın 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararıyla yeni kurulan veya yetki çevresi genişletilen ticaret mahkemelerine devir ya da görevsizlik kararı ile gönderemeyeceği, HSK'nın söz konusu kararı öncesinde asliye hukuk mahkemesinin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların görülmeye devam edilmesi gerektiği kabul edilmiştir (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 25/03/2022 tarihli ve 2022/509 E., 2022/2410 K. sayılı; Yargıtay 5. HD'nin 21/02/2022 tarihli ve 2022/1073 E., 2022/2686 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararları).

Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili hukuk dairelerinin içtihatları da, uyuşmazlığın giderilmesi kararına benzer gerekçelerle, davaların ilk açıldığı asliye hukuk mahkemelerinde asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiği yönündedir (Bkz. Yargıtay HGK'nın 07/02/2024 tarih ve 2023/6-604 E., 2024/70 K. Sayılı. 29/11/2023 tarih ve 2023/6-893 E., 2023/1166 K. sayılı. Yargıtay 11. HD'nin 14/03/2022, 2022/500 E., 2022/1830 K..

Yargıtay 4. HD'nin 11/04/2022, 2022/2384 E., 2022/7144 K.. Yargıtay 5. HD''nin 21/03/2022, 2022/4258 E., 2022/5003 K. tarih ve sayılı kararları). 6100 sayılı HMK m. 22 hükmü uyarınca Yargıtay'ın yargı yeri belirleme hususunda yüksek görevli merci olması nedeniyle, yukarıda anılan HGK kararlarındaki, uyuşmazlığın giderilmesi kararlarındaki ve diğer özel daire içtihatlarındaki çözüm çerçevesinde uygulama birliğinin sağlanması gerekli olmuştur.

Bu hukuksal çerçevede somut olayın değerlendirilmesinde. HSK Genel Kurulunun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararıyla 01/09/2021 tarihi itibariyle Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirildiği ve davanın 08/02/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. HSK'nın ilgili kararında 01/09/2021 tarihinden önceden açılmış ve derdest olan davaların devrine ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir.

Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkeme, uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olan Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemeleri olup, dava tarihinden sonra kurulan ve faaliyete geçirilen Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesince davaya bakılması olanaklı değildir.

Bu durumda, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yargılamaya devam edilerek esas hakkında kararı verilmesi gerekirken, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine gönderme kararı verilmesi hatalı olduğu gibi. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı yerine uyuşmazlık hakkında karar verilmesi de yerinde olmamıştır.

Sonuç olarak Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesince, mahkemenin kurulup faaliyete geçtiği 01/09/2021 tarihinden önce açılmış olan eldeki davanın yargılamasına Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-3 ve m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile, ilk derece mahkemesince davanın görev yönünden reddi ile 6100 sayılı HMK m. 20(1) hükmündeki usûl izlenerek dosyanın görevli Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine, kararın kaldırılma nedenine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-) Davacı ve davalı .... vekilinin istinaf isteminin, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi yönünden re'sen KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-3 ve 355 maddeleri uyarınca esası incelenmeksizin KALDIRILMASINA, 2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-) Kararın kaldırılma nedenine göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden davacı ve davalı ....na İADESİNE, 5-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı ve davalı ....tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada verilecek hükümdeki yargılama giderleri ile birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE,

6-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-c-g hükümleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/09/2024

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/157, K. 2024/11, 13 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/157
Karar No
2024/11
Tarih
13 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/157 K.2024/657
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/157 K.2024/630
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/157 K.2024/855
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/157 K.2024/676
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/158 K.2024/501
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/159 K.2024/662

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.