İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/2304 K.2025/191

Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde…

Esas2024/2304Karar2025/191Tarih13 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.279 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Şubat 2025
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/2304 - 2025/191
Dosya no
2024/2304
Karar no
2025/191
İncelenen kararın mahkemesi
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.279 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet gösteren, ticari itibarı yüksek bir ticaret şirketi olduğunu, müvekkili şirket sahibi ve yetkilisi.....'un çevresinde güven duyulan, tanınan, ticari yaşamı da düzgün olan bir ticaret erbabı olduğunu,...'un 7-8 yıldan beridir tanıdığı...e'nin ( Davalı ..... Ve Tic. Ltd.

Şti.'nin sahibi ve müdürü) kendi çeklerinin alacaklıları tarafından kabul edilmediğinden ve müvekkilinin de ticari itibarı yüksek bir şirket olmasından dolayı müvekkili şirketin çeklerini, alacaklılarının kabul edeceğini öğrenmesini beyan ederek hatır çekine ihtiyaç duyduğunu ancak ödeme günleri gelmeden,

çeklerin de bankaya ibraz edilmeden kendi borçlarını ödeyeceğinden müvekkili şirkete ait çekleri geri getireceğini müvekkili şirketin yetkilisine belirtmesi üzerine müvekkili şirketin olay tarihinden daha evvel de .....'ye hatır çeki vermiş ve gerçekten de önceki çeklerin olay tarihine kadar da muhatap bankaya ibraz edilmemesine istinaden .....'ye duymuş olduğu güven dolayısıyla Veysel İnce'nin istemiş olduğu 5 adet çeki (.... - Seri No: ....numaralı - ...keşide tarihli #.....TL# tutarlı çek (.....

San. Dış Tic. Ltd. Şti.), ...- Seri No: ....numaralı - ... keşide tarihli #....TL# tutarlı çek (.... Ürn. San. Dış Tic. Ltd. Şti.), ... - Seri No: ...numaralı - ... keşide tarihli #....TL# tutarlı çek (..... Ürn. San. Dış Tic. Ltd. Şti.), ... - Seri No: ... numaralı - ... keşide tarihli #....TL# tutarlı çek (..... Ürn. San. Dış Tic. Ltd. Şti.), ...- Seri No: .... numaralı - ... keşide tarihli #...TL# tutarlı çek (..... Ürn. San. Dış Tic. Ltd.

Şti.) imzalı ancak yazısız bir şekilde hatır çeki olarak verdiğini, işbu çekler üzerindeki yazıların müvekkili şirketin yetkilisine ait olmamakla birlikte .... tarafından yazıldığının düşünüldüğünü, müvekkili şirketin yetkilisi ...'un; ...'nin aracılığıyla çeklerde yazılı lehtar olan davalı .... Ürn. San. Dış Tic. Ltd.

Şti.'nin yetkilisi ... isimli kişi ile tanışmış ve bu çeklerin ...'ye geri getirmesi kaydıyla hatra binaen verilmiş olduğunu, kendisinin ve şirketinin esasen hiçbir suretle borçlu olmadığını, çeklerde yazılı miktarların .... tarafından ödeneceğini ve kendisinin yahut şirketinin herhangi bir sorumluluk kabul etmediğini belirttiğini, davalı ..... Ürn. San. Dış Tic. Ltd.

Şti. tarafından işbu çeklerin hatır çeki olarak borçlu ....'ye verilmiş olduğunun bilindiğini, müvekkili ile davalılar arasında dava konusu çeklere ilişkin bir ticari ilişkinin, fatura, irsaliye yahut makbuzun bulunmadığı hususunun da açıkça ortaya çıkacağını, Davalı .... Ürn. San. Dış Tic. Ltd. Şti.'nin işbu 5 adet çeki ciro etmiş olduğu davalı ... ve Tic.

A.Ş.'nin yetkilisi .... ile İstanbul'da görüşerek yine müvekkilinin, ....'e de bu çeklerin hatır çeki olduğunu,....'nin iade etmek üzere kendisinden çekleri aldığını ve kendisinin ya da şirketinin esasen hiçbir suretle borçlu olmadığını, çeklerde yazılı miktarları ...'nin ödeyeceğini ve kendisinin yahut şirketinin herhangi bir sorumluluk kabul etmediğini belirttiğini, bu görüşmelerin üzerinden kısa bir zaman geçtikten sonra Veysel İnce'nin,

müvekkili şirketin yetkilisi olan ....'un yanına gelerek yine geri getirmek kaydıyla (davalı) ....Yapı İnşaat Nakliyat Otomotiv Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi'ne olan borçlarından dolayı 3 adet daha hatır çeki vermesini istediğini, yine çeklerin bankaya ibraz edilmeden bahse konu borçlarını ödeyeceğinden ve müvekkili şirketin çeklerini geri getireceğinden bahisle 3 adet (...- Seri No: ..numaralı - ...keşide tarihli #....TL# tutarlı çek ....Yapı İnş. Nak. Oto. San. Tic. Ltd.

Şti, ... - Seri No: ... numaralı - ....keşide tarihli #....TL# tutarlı çek ... Yapı İnş. Nak. Oto. San. Tic. Ltd. Şti., ... - Seri No: ... numaralı - ..keşide tarihli #....TL# tutarlı çek ...Yapı İnş. Nak. Oto. San. Tic. Ltd.

Şti.) hatır çekini imzalı ancak yazısız bir şekilde aldığını ve yine çek üzerinde bulunan yazıların, müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını, 3 adet çekin, aynı çek koçanı içerisinde olup art arda kesilmiş çekler olduğunu, tüm çeklerin, bedelsiz bir şekilde ...'ye hatır çeki olarak imzalı ve boş bir şekilde verildiğini ve bu durumun tüm davalıların malumunda olduğunu, müvekkili şirketin yahut müvekkili şirketin yetkilisi ile davalılar arasında dava konusu çeklere dayanak herhangi bir ticari ilişki, sözleşmesel ilişki, alım-satım yahut başkaca bir ticaret de bulunmadığını,

dava konusu çeklere ilişkin müvekkili şirkete kesilmiş bir fatura, irsaliye, makbuzun da söz konusu olmadığını, çeklerin verilme tarihinin üzerinden 4 ay gibi uzun bir süre geçmesine rağmen iade kaydıyla verilen işbu çeklerin müvekkilinin tüm ısrarlarına rağmen halen geri getirilmediğini, 10/06/2023 tarihinde; müvekkilinin boş ve imzasız şekilde vermiş olduğu 5 adet çekten davalı ..... Ürn. San. Dış Tic. Ltd. Şti.'nin lehtar olarak yazıldığı çekin her nasılsa ..... Ürn. San.

Dış Tic. Ltd.

Şti. tarafından ciro edilip muhatap bankaya ibraz edilmesi üzerine müvekkili ....TL tutarlı işbu çeki borcu olmadığı halde çek bedelini ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin .... ile görüştüğünü ve .....nin çekleri borçlarından dolayı kendisinin yazıp imzaladığını bu şekilde diğer 4 adet çeki de borçlu olduğu firmalara verdiğini ancak ödeme günlerinden önce hepsini ödeyeceğini söylediğini ve yazmış olduğu diğer çeklerin görüntülerini 13/06/2023 tarihinde müvekkili şirketin sahibi-yetkilisi ...'a whatsapp üzerinden gönderdiğini, muhafaza kaydıyla kendisine emaneten bırakılan çekleri Veysel İnce'nin,

müvekkilinin bilgisi dışında ve rızası hilafına doldurup imzalamak suretiyle kendisine yarar sağladığını ve zilyetliğin devri amacı dışında tasarruflarda bulunarak TCK kapsamında güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğini, neticeten müvekkili şirketin davaya konu 9 adetten ibaret ve toplamda ...TL tutarındaki çeklerden dolayı bedelsizlik nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: .

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; kambiyo senedine dayalı takibe karşı açılan menfi tespit davasında sahtecilik iddiasında bulunulması halinde uygulanacak hüküm, 2004 sayılı İİK’nın 72. maddesi olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 209. maddesinin söz konusu uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığı, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde çek fotokopilerinin, dava dışı ... ile bir sayfadan ibaret ve çek görüntülerini içerir Watsapp iletisinin sunulduğu,

ayrıca davalılardan ...Yapının internet sitesine ait ekran görüntülerinin eklendiği anlaşılmakla, sunulan bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat eder nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, bu aşamada davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edilemediği, talebin yargılamayı gerektirdiği, yalnızca davacı tarafın beyanlarının yaklaşık ispat olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle talebin 28/07/2023 tarihli ara karar ile reddine karar verilmiştir.

Ara kararına karşı, davacı (ihtiyatî tedbir isteyen) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; dava konusu çeklerin hatır çeki olarak verildiğini, dava konusu 2 adet çekin de sahte olarak düzenlendiğini, sunulan belgelerden, anlatılan hususların yaklaşık olarak ispat edildiğini, sunulan whatsap kayıtlarından ve ekran görüntülerinden iddianın yaklaşık olarak ispat edildiğini, davalılarının ticari kayıtlarının istenmesi gerektiğini, İstanbul 3. ATM’nin vermiş olduğu tedbir kararı da haklılıklarını ispatladığını, dava konusu çeklerde temel borç ilişkisi mevcut olmadığını, henüz yasal ibraz sürelerinden evvel .... keşide tarihli çekler açısından ihtiyati tedbir talebinin ve ödemeden men kararı verilmesi talebinin reddine dair kararın ivedilikle kaldırılmasını beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ("İİK") m. 72 hükmü uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hatır çeki olarak verildiği iddia edilen çekin bedelsiz olduğu iddia edilen çek nedeniyle açılan menfî tespit davasında, çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve açılması muhtemel icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyatî tedbir kararı verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346).

Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.

Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfî tespit davasında amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.

Keşideci temel ilişkide borçlu olmadığını, örneğin satılan malın teslim edilmediğini ya da aldatıldığını öne sürerek muhatap bankanın lehtara çek bedelini ödemesini engelleyemez. Muhatap banka keşideci ile lehtar arasındaki temel borç ilişkisini araştırmak zorunda olmadığı gibi, çekin bedelsiz olduğunu bilse bile kendiliğinden ödemeyi durdurma yetkisini haiz değildir.

Keşideci de çekle işleyen hesabındaki parasını çekerek hukuken kendisini koruma olanağına sahip bulunmamaktadır. Çünkü, bu durumda kendisi karşılıksız çek çekmenin bütün sonuçlarına maruz kalır.

Keşidecinin yapacağı yegane şey, çekin bankaya ibrazından önce mahkemeye başvurarak muhatap banka tarafından çek bedelinin lehtara ödenmesini önleme hususunda ihtiyatî tedbir kararı verilmesini istemek ve bu taleple birlikte, ya da tedbir kararından sonra ihtiyatî tedbiri tamamlayan merasime ilişkin süre içinde menfî tespit davası açmaktır (Bkz.

Türk, Ahmet: Kambiyo Senedi Borçlusu Tarafından Açılan Bedelsizliğe ve Hükümsüzlüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 7 Özel Sayı, 2005, s. 327). Aksi takdirde bedelsiz olduğu iddia edilen çek banka tarafından lehtara ödenecek ve keşideci bundan zarar görecektir.

Başka bir koruma yolu da bulunmadığına göre, bu hususta ihtiyatî tedbir kararı verilebileceği kuşkusuzdur (Reisoğlu, Seza: Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 2. Bası, Ankara 1998, s. 97).

Ayrıca, 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinde geçici hukukî himayenin bir türü olan ihtiyatî tedbirlere ilişkin düzenleme genel nitelikte olup; 2004 sayılı İİK m. 72 hükmünde menfî tespit davaları hakkındaki tedbirlerin özel olarak düzenlenmiş olması, bu davada, 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.

Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri, ispat ölçüsüdür. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Oysa, 6100 sayılı HMK m. 390(3) hükmünde, ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. Madde gerekçesinde ise, HMK m. 390(3) hükmündeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.

Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;

Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin hatır olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.

Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu çeklerin davalı .. yapı ... Ltd.Şti.'ye hatır çeki olarak boş verildiğini, dava konusu çek karşılığı, iş ve hizmet alınmadığını, davalı ...yapı sahibi ...'ninde diğer davalıları lehdar olarak yazarak çekleri davacı keşideci adına onlara verdiğini, bu sebeple çeklerin bedelsiz olduğunu iddia etmektedir. Bu çerçevede çekin ödeme vasıtası olması nedeniyle hatır olarak verildiğinin davacı tarafça 6100 sayılı HMK m. 200 hükmündeki ispat kuralları uyarınca ispat edilmesi gerektiği, bu itibarla dosya mevcuduna yansıyan delillere göre yaklaşık ispat olgusunun somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

Ayrıca, Davalı ..Yapı ... A.Ş. Aleyhine İhtiyatî Tedbir Kararı Verilip Verilmeyeceği Yönünden:

Yukarıda detaylı olarak ifade edildiği üzere; keşidecici, temel ilişkide borçlu olmadığını, örneğin çeklerin hatır çeki olduğunu öne sürerek muhatap bankanın lehtara çek bedelini ödemesini engelleyemez; bu konuda yapabileceği yegane şey, çekin bankaya ibrazından önce mahkemeye başvurarak muhatap banka tarafından çek bedelinin lehtara ödenmesini önleme hususunda ihtiyatî tedbir kararı verilmesini istemektir.

Ancak, davacı keşideci, dava konusu çekin hatır çeki olarak verildiğini, bu sebeple çeklerin bedelsiz olduğunu iddia ederek eldeki çek lehtarı ile birlikte çek hâmiline de husumet yöneltmiştir.

Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı TTK m. 687 anlamında bir kişisel def’idir. Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan keşideci (düzenleyen) tarafından, kural olarak, ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir.

Ancak borçlu, hâmilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir. Bu maddede öngörülen borçlunun zararına bile bile hareket ve kötü niyetin ise yasa koyucu herhangi bir yazılı ispat şeklinden söz etmediğinden, tanık dâhil her türlü delille ispat edilebileceğinin kabulü gerekir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu çekin lehtar .... Ltd. Şti. tarafından ..Yapı ...

A.Ş.'ye, ciro edildiği, buna göre davalı .Yapı ... A.Ş.'nin çekleri temlik cirosu ile iktisap ettiği, dosyaya sunulan evraklardan hâmilin dava konusu çekleri iktisap ederken bile bile davacının (borçlunun= keşidecinin) zararına hareket ettiğine dair yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, adı geçen davalı yönünden ihtiyatî tedbir talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.

Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin ara kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-) 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilâm harcından davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın MAHSUBUNA, bakiye 345,55 TL’nin davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,

3-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-f hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2025

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2304, K. 2025/191, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  5. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2304
Karar No
2025/191
Tarih
13 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2024/2314 K.2025/211
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2024/2320 K.2025/172
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2323 K.2025/289
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/2323 K.2025/167
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/2325 K.2025/418
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/2331 K.2025/194

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.