İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/1331 K.2025/728

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi,

Esas2023/1331Karar2025/728Tarih8 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.156 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Mayıs 2025
T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1331 - 2025/728
Dosya no
2023/1331
Karar no
2025/728
İncelenen kararın mahkemesi
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davanın konusu
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
İstinaf karar tarihi
08/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.156 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

"Müvekkiline ait .... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine .... poliçe numarası ile trafik sigortalı..... plakalı kamyon arasında ..... tarihinde ..... yolu arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, taraflar arasında düzenlenen maddi hasarlı kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere davalı şirket tarafından trafik sigortalı ..... plakalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, kaza sonrası onarıma giren araçta birçok parçanın değişimi gerektiğini,

parça değişimi ve onarım giderleri sigorta şirketince karşılanmışsa da orijinal parça yerine eşdeğer veya ikinci el değişen parçalar takılmış olduğunu, bu sebeple müvekkiline ait aracın onarımı ile değişen parçalar hasar fark bedeli oluşturduğunu,kaza sonrası müvekkiline ait araçta ağır hasar meydana geldiğini, kaza sonrası müvekkiline ait aracın değer kaybına uğradığını,davalı sigorta şirketinin taleplerine karşılık 5.000 TL ödeme yaptığını ancak ödenen bu tutarın yetersiz olduğunu,

bakiye alacak için davalı sigorta şirketine tekrar başvuru yapılmışsa da taleplerine ilişkin herhangi bir cevap verilmediğini,davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,müvekkiline ait .......plakalı araçta meydana gelen değer kaybı için 100 TL ve hasar fark bedeli için 100 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; değer kaybı alacağı yönünden 100 TL'lik ilk talebi 9.900 TL artırarak 10.000 TL yükselttiklerini bildirdiklerini, dava dilekçesindeki değer kaybı talep miktarının bu haliyle kabul edilerek olay tarihinden işleyecek ticari faiz ile birlikte davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

B) DAVALININ SAVUNMASI

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ; "dava dilekçesinde bahsi geçen 14.09.2021 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ..... plakalı aracın,müvekkil şirkete ..... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ..... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti maddi zararlarda araç başına 41.000-TL olduğunu, teminat limitini bildirmenindavayı kabul anlamında olmadığını,kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde ....... nolu hasar dosyası açıldığını,

01.11.2021 tarihinde davacı tarafa 7.500-TL maddi hasar tazminatı 04.01.2022 tarihinde 5.000-TL değer kaybına ilişkin tazminat ödendiğini ayrıca tedarikçi firmalara 22.11.2021 tarihinde .....' ye 1.115,71-tl ve........ne 13.704,23 tl, 1.090,72-tl......'e 1.123,02-TL tazminat ödemeleri yapıldığını,yapılan bu ödemeler ile müvekkil şirketin sorumluluğunun sona ermiş olduğunu, bu nedenle de başvuru sahibinin söz konusu talebinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumluluğu doğacak ise, ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılarak söz konusu ödemenin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini,

haksız davanın reddi ile aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür.

C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ....

Kararı ile; ".....tarihinde davalı şirket tarafından ZMMS kapsamında..... poliçe numarası ile sigortalanan.... plakalı aracın davacıya ait araç ile trafik kazasına karışarak davacıya ait aracın hasarlandığı buna ilişkin kaza tespit tutanağının bir suretinin mevcut olduğu, söz konusu kazada davacının kusursuz, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsün tam kusurlu olduğu, alınan hukuki denetme elverişli bilirkişi raporunda da araçta 15.000,00TL değer kaybı oluştuğunun sabit olduğu,

davalı sigorta şirketinin bu kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybı tazminatından poliçe kapsamı itibari ile sorumlu olduğu ve poliçe miktarı nazara alındığında davalı şirketin yapılan ödemeler düşüldüğünde 10.000 TL miktarın kaldığının anlaşıldığı, kullanılan malzemelerdeki fark bedeli konusunda ise kullanılan parçaların tamamen eşdeğer olarak değerlendiği,

ancak yapılan araştırmada eksper tarafından belirtilen parça fiyatların orijinal parça fiyatları olarak belirtildiği ve onarım için kullanılacak parçada ıskonto uygulanarak eşdeğer parça kullanıldığının tespit edildiği dolayısı ile de arada hasar fark bedelinin doğmadığının anlaşıldığı sonuç olarak belirtilen nedenlerle ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını değer kaybı tazminatı yönünden ispat ettiği kanaatine varılarak talep miktarı nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği,

faiz başlangıç tarihi olarak 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olduğunu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekmekte olduğu,

davacının sigorta şirketine başvurduğuna dair evraklar incelendiğinde 02/11/2021 tarihinde başvuru evraklarının davalı sigorta şirketine ulaştığı anlaşılmakla bu tarihe 8 iş günü eklendikten sonra temetrüde düştüğü tespit edilerek bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiş,

(Her ne kadar kısa karar kurulurken sehven kesin olarak hüküm tesis edilmiş ise de 24/11/2022 tarihli resmi gazetede yayınlanan tarifenin 2023 yılı itibari ile uygulanacağı anlaşılmakla ve bu hususun kısa karar gerekçeli karar arasında çelişkiye mahal vermeyeceği kanaati ile gerekçeli kararda istinaf yolu açılmak suretiyle dair kısmı düzeltilmiştir.) davanın kısmen kabülü ile;10.000,00 TL değer kaybı tazminatının 15/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının hasar fark bedeline ilişkin talebinin reddine," karar verilmiştir.

D) İSTİNAF NEDENLERİ

Hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinafında özetle; yerel mahkemenin hasar fark bedeli yönünden verdiği kararın hatalı olduğunu, yerel mahkemenin red edilen talepleri yönünden gerekçe olarak bilirkişi raporundaki bu ifadeleri yanlış yorumladığı kanaatinde olduklarını, mevcut durumda orjinal olmayan parçaların kullanımıyla hasarı giderilen aracı kullanan müvekkil ciddi risklere maruz bırakıldığını, emsal kararların olduğunu, araç hasarlarının parça değişimi gerektirdiği durumlarda orijinal parça kullanılması gereği aksi durumda da monte edilen parça ile orijinal parça arasındaki fiyat farkının tazmin edilmesi gereği açıklandığı,

ancak davaya konu araçta orijinal dışı parçalar kullandığı açık olsa da müvekkili bu husustaki tazmin hakkının yok sayıldığını, bu sebeple yerel mahkeme kararının yasaya aykırı olduğunu, Faiz başlangıç tarihinin yanlış hesaplandığını, tazminat hakkı poliçe limiti ile sınırlandırılamadığını, teminatın 34.641,57 TL'sinin ödendiği ifade edildiğini, bu meblağ kadar ödeme yapılmadığını, 7.500 TL müvekkil tarafından onarımı yapan servise ödendiğini, kararın hasar fark bedeli talepleri ve faiz başlangıç tarihi yönünden istinaf incelemesi sonucunda bozulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalı vekili istinafında özetle; müvekkil şirketin daha önce yapmış olduğu ödemeler hatalı olarak tespit edilmiştir. itiraza konu kararda hükmolunan tazminat miktarı, yapılan ödemeler nedeniyle poliçe teminat tutarını aşmakta olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olduğundan dolayı hatalı hükmün kaldırılmasını talep ederiz. itiraza konu kararda müvekkil şirketin ödemiş olduğu tazminat miktarı hatalı olarak tenzil edildiğinden, hükmolunan tazminat miktarı poliçe teminat limitini aştığını, hatalı ve eksik incelemeye dayalı kararın istinaf sebeplerimiz uyarınca kaldırılması gerekmekte olduğunu, kararın kaldırılmasına müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibinin durdurulması için tehiri icra kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür.

E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve hasar bedeli yönünden tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede;

Davacı vekili 14/09/2021 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda müvekkiline ait ...... plaka sayılı aracın hasar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketince müvekkiline ait aracın eş değer parça kullanılarak tamir edildiğini, orjinal parça kullanılmaması sonucu müvekkilinin gerçek zararının giderilmediğini, meydana gelen kaza sonucu oluşan değer kaybı yönünden sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden 5.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yersiz olduğunu beyanla tazminat talebinde bulunmuş olup,

davalı vekili cevap dilekçesinde söz konusu poliçede teminat limiti maddi zararlarda araç başına 41.000-TL olduğunu, teminat limitini bildirmemiz davayı kabul anlamında olmadığını, konu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde ..... nolu hasar dosyası açılmış olduğunu, 01.11.2021 tarihinde davacı tarafa 7.500-TL maddi hasar tazminatı 04.01.2022 tarihinde 5.000-TL değer kaybına ilişkin tazminat ödenmiş olduğunu, ayrıca tedarikçi firmalara 22.11.2021 tarihinde ....' ye 1.115,71-tl ve .....ine 13.704,23 tl, 1.090,72-tl ...'e 1.123,02-TL tazminat ödemeleri yapılmış olduğunu, hasar aşamasında yapılan ödemeler,

poliçe tanzim tarihi itibariyle amir Genel Şartlar’a uygun olarak hesaplanmış olduğunu, yapılan bu ödemeler ile müvekkil şirketin sorumluluğunun sona ermiş olduğunu, bu nedenle de başvuru sahibinin söz konusu talebinin reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece taraflarca bildirilen deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup 11/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu ... plaka sayılı, siyah renginde, A3 Sportback 1.4 TFSI S Tronıc (125) tipinde AUDİ marka, 2010 model, .... şasi numaralı 207.148 Kilometrede hususi aracın dosya incelemeleri neticesinde, dava konusu aracın yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda, aracın sol arka ve yan kısımlarda hasar oluştuğunu, 34 adet parça için ekspertiz işlemi yapıldığını, yedek parça ve işçilik giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu ve Yargıtay 17. Hukuk dairesi ....

K. Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamında hasarlanan aracın ihtilafa konu trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farkı reel değer kaybı olarak kabul edilmiş olduğunu, dava dosyasında bulunan belgeler (raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda;

yapılan araştırmalar dikkate alınarak aracın hasarsız haldeki 2. el bedeli 157.000,00 TL bedel ile temin edilebileceği, aracın hasarı onarıldıktan sonra emsal aracın ise 142.000,00 TL temin edile bilineceği, aradaki farkın ise değer kaybını belirteceğinden (157.000,00-142.000,00)= 15.000,00 TL değer kaybı oluşacağı, sigorta kuruluşu tarafından ödenen 5.000,00 TL tenzil edildiğinde (15.000,00-5.000,00) = 10.000,00 TL bakiye değer kaybı miktarının ödenmesi gerekeceği görüş ve kanaatinde olduğunu belirtmişlerdir.

Mahkemece rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

- Davacı vekili hasar bedeli yönünden aracın orjinal parçalar yerine eşdeğer parça kullanılarak tamir edilmesi dikkate alındığında müvekkilinin zararı doğduğundan bahisle mahkemece bu alacak kalemi yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla istinaf talebinde bulunmuş olup. Aracın onarımında gerçek zarar, tamamen orjinal parçalar kullanılmak suretiyle tespit edilmelidir.

Değer kaybının tespiti ise, kaza nedeniyle oluşan hasarın nitelik ve niceliği, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) olarak hesaplanmalıdır.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarının, B.2. tazminat ve giderlerin ödenmesi başlıklı maddesinde; "(Değişik:RG-4/12/2021-31679) Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça,eşdeğer ile değiştirilir. Bu fıkra kapsamında hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmadığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışımeydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez". hükmü düzenlemiştir.

Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere eksper tarafından belirtilen parça fiyatların orijinal parça fiyatları olarak belirtildiği ve onarım için kullanılacak parçada ıskonto uygulanarak eşdeğer parça kullanıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında davacının hasar gören parçaların eş değer parçalar ile değiştirilmesine onayının olup olmadığı anlaşılmamaktadır.

Bu durumda mahkemece yapılması gereken kazaya ilişkin tüm tamir ve hasar dosyası celp edilerek davacının hasar gören parçaların eş değer parçalar ile değiştirilmesine onayının olup olmadığı araştırıldıktan sonra onayının olmaması halinde orjinal parça fiyatları dikkate alınarak davacının talep edebileceği hasar bedelinin bulunup bulunmadığı konusunda denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli ek rapor alınması oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin istinaf itirazları bu yönüyle yerindedir.

- Davacı vekili mahkemece faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği gerekçesi ile istinaf talebinde bulunulmuş olup, dosyada mevcut davacının sigorta şirketine başvurduğuna dair evraklar incelendiğinde 02/11/2021 tarihinde başvuru evraklarının davalı sigorta şirketine ulaştığı anlaşılmakla bu tarihe 8 iş günü eklendikten sonra temetrüde düştüğü tespit edilerek bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekir iken faiz başlangıç tarihinin hatalı bir şekilde 02/11/2022 olarak belirlenmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf itirazları bu yönüyle yerindedir.

- Davacı vekilinin sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmadığı yönünde istinaf talebinde bulunmuş olup ; davalı sigorta şirketi zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduğundan davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

- Davalı vekili müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile olduğunu, hasar dosyasında onarım bedelleri ve davacıya yapılan ödemeler dikkate alındığında mahkemece poliçe limitini aşar mahiyette hüküm kurulduğunu beyanla istinaf talebinde bulunmuş olup , dosya kapsamında davalı tarafça sunulan belgelerde eksper raporunda onarım bedelinin 26.264,05 TL olarak hesaplandığı,

yine davacıya 01/11/2021 tarihinde 7.500-TL, 04.01.2022 tarihinde 5.000-TL ödendiği anlaşılmakla mahkemece kazaya ilişkin oluşturulan hasar dosyası ve davalı tarafça yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin tüm belgeler dosyaya kazandırılıp, davacıya yapılan 7.500,00 TL lik ödemenin onarım bedeli içerisinde olup olmadığı irdelendikten sonra poliçe limitinin tükenip tükenmediği netliğe kavuşturulmadan hüküm kurulması hatalı olduğundan davalı vekilinin istinaf sebepleri yerindedir.

Bu itibarla, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle ayrı ayrı kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1)Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle ayrı ayrı kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının yukarıda yazılı gerekçelerle HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Yatırılan peşin istinaf karar ve ilam harcının istek halinde ilgilisine İADESİNE,

4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-Dairemiz kararının taraflara tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Kanunun 362/1-g maddesi uyarınca 08/05/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1331, K. 2025/728, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. A) Davacı Vekilinin İddiası Ve İstemi
  5. B) Davalının Savunması
  6. C) İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. D) İstinaf Nedenleri
  8. E)delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1331
Karar No
2025/728
Tarih
8 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1339 K.2025/557
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1339 K.2025/545
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1342 K.2025/581
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2023/1346 K.2025/888
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1378 K.2025/512
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/1388 K.2025/441

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.