İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2026/117 K.2026/103

Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince ihtiyatî hacze itirazın reddine dair verilen ara kararının istinaf incelemesi, davalı (aleyhine ihtiyatî haciz istenen) vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince…

Esas2026/117Karar2026/103Tarih22 Ocak 2026Okuma10 dk · 1.993 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Ocak 2026
T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2026/117 - 2026/103
Dosya no
2026/117
Karar no
2026/103
İncelenen kararın
—
Mahkemesi
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar yazım tarihi
22/01/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.993 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince ihtiyatî hacze itirazın reddine dair verilen ara kararının istinaf incelemesi, davalı (aleyhine ihtiyatî haciz istenen) vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı (ihtiyatî haciz talep eden) vekili Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/204 D.

İş sayılı dosyasındaki talebinde; müvekkili banka ile dava dışı ... arasında 07/02/2024 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında ilgili şahsa nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, aleyhine ihtiyatî haciz talep edilenin ise söz konusu kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullandırılan kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine kredi hesabının 26/12/2024 tarihinde kat edildiğini ve hesap kat tarihi itibariyle 3.135.588,57 TL olan borcun tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi hususunun borçlulara ....

Noterliğinin .... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle bildirildiğini, talep tarihi itibaryla alacak tutarı 3.315.931,17 TL olup hakkında ihtiyatî haciz talep edilen Halil Yıldız'ın borcun 2.299.425,00 TL'lik kısmından sorumlu olduğunu beyan ederek; boçlunun menkul ve gayrimenkul malları, maaş, ikramiye ve ücretleri ile üçüncü kişilerdeki tüm istihkak, tazminat, hak ve alacaklarının 2.299.425,00 TL'lik kısmı hakkında ihtiyatî haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA AŞAMALARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince 04/03/2025 tarih ve 2025/204 D. İş, 2025/206 D. İş K. karar ile; talebin kısmen kabul kısmen reddi ile; ihtiyatî haciz talep eden vekilinin dayanak belgesine göre 2.000.000,00 TL alacağının varlığı, alacağın vadesinin geldiği ve alacak için bir rehnin bulunmadığından 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesi gereğince karşı tarafın gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının 2.000.000,00 TL'ye yetecek miktarının ihtiyatî haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın %15’i tutarında 300.000,00 TL teminat gösterildiğinde ihtiyatî haciz kararının infazına karar verilmiştir.

Söz konusu karara, aleyhine ihtiyatî haciz istenilen vekili tarafından verilen 05/03/2025 tarihli dilekçe ile itiraz edilmesi üzerine, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/204 D. İş sayılı dosyasında 2004 sayılı İİK m. 265/4 hükmü uyarınca itiraz duruşmalı olarak incelenerek 20/03/2025 tarihli duruşmada alınan ek karar ile ihtiyatî haciz kararına itirazın reddine karar verilmiş ve bu hususta gerekçeli ek karar yazılmıştır.

20/03/2025 tarihli ek karara karşı, davalı (aleyhine ihtiyatî haciz istenen) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 04/06/2025 tarih ve 2025/795 E., 2025/728 K. sayılı kararı ile özetle (i) öncelikle 6100 sayılı HMK m. 394(2) hükmü uyarınca aleyhine ihtiyatî haciz istenenin itirazının işbu değişik iş dosyası üzerinden mi, yoksa esas hakkındaki dava dosyası üzerinden mi değerlendirileceği hususunun netleştirilmesi,

(ii) itirazın işbu değişik iş dosyası üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşılması hâlinde ise rehne konu taşınmaz hakkında tesis edilen ipoteğe ilişkin ipotek resmî senedi ve akit tablosu ile taşınır rehnine ilişkin belgeler getirtilip incelenerek, öncelikle 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesindeki "alacağın rehinle temin edilmemiş olması" koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmek, bundan sonra ihtiyatî haczin diğer koşulları tartışılarak hâsıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/204 D.

İş sayılı dosyasında verilen 20/03/2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Dairemizce verilen kaldırma kararından sonra, İlk Derece Mahkemesince, ihtiyati hacze itirazın esas hakkındaki itirazın iptali davası olan 2025/412 E. sayılı dosya üzerinden değerlendirilerek verilen 10/07/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. 10/07/2025 tarihli ara kararına karşı, davalı (aleyhine ihtiyatî haciz istenen) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı (aleyhine ihtiyatî haciz istenen) vekili.

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, dosyanın asıl borçlusu olan ....'nun ihtiyatî haciz isteyen bankaya .... mahallesi, .... numaralı bağımsız bölümde bulunan taşınmazı ve .... model traktörü rehin olarak verdiğini, ihtiyatî haciz talep eden taraf lehine rehinli taşınır ve taşınmaz mallar olduğu hâlde kredi sözleşmesinin kefili olan müvekkili aleyhine ihtiyatî haciz talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, 2004 sayılı İİK m. 257 hükmü uyarınca alacağın rehinle temin edilmiş olduğunu,

müvekkili aleyhine ihtiyatî haciz kararı verilebilmesi için talebe konu kredi sözleşmesindeki rehinli teminatların bedelinin alacağı karşılayıp karşılamadığının tespiti gerektiğini, rehinli taşınmaz ve taşınır malların bedelinin bu alacağı karşılamaya yeterli olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Talep, 2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca ihtiyatî haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyatî haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır.

Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır.

Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.

2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir.

Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.

Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Öte yandan, 2004 sayılı İİK'nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki takip hükümleri saklıdır. Aynı Kanunun 257. maddesi uyarınca da ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. 2004 sayılı İİK'nun anılan maddesine göre aleyhine ihtiyati haciz istenenin lehine verilmiş bir rehin söz konusu ise alacaklının rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehne başvurması gerekir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 586. maddesine göre: "(1) Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (2) Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir."

Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (Uygur, Turgut.

6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, 6098 sayılı TBK'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmamaktadır.

Bu itibarla, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerekmektedir (Yargıtay 11. HD'nin 2016/11919 E., 2016/8568 K. sayılı kararı). Asıl borçluya kat ihtarının tebliği yeterli olup kefil için kat ihtarının tebliği aranmaz.

Önemle ifade edilmelidir ki, tesis edilen ipoteğin müteselsil kefilin borcunun da teminatı olması hâlinde 6098 sayılı TBK'nun 586/2. ve 2004 sayılı İİK'nun 45. maddeleri uyarınca müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez. Ancak; ipoteğin müteselsil kefilin borcunun teminatı olarak verilmemesi hâlinde, 6098 sayılı TBK'nun 586/1. maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilmeden kefiller hakkında takip yapılmasına hukuken bir engel yoktur (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 16/02/2016 tarih ve 2016/1380 E., 2016/1661 K. sayılı; 11/01/2016 tarih ve 2015/14592 E., 2016/97 K. sayılı vb. ilamları).

Somut olayda, dosya kapsamından; davacı (ihtiyatî haciz isteyen) alacaklı ile dava dışı asıl borçlu ...... arasında akdedilen 07/02/2024 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen Halil Yıldız'ın ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ..... Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere hesap kat ihtarının gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefil aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir.

Aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafından, 05/03/2025 tarihli ihtiyatî hacze itiraz dilekçesinde alacaklı banka lehine, asıl borçlu Vahit Türkoğlu'nun Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, Köşkler mahallesi, 987 ada 12 parsel 8 numaralı bağımsız bölümde bulunan taşınmazı üzerine ipotek ve ..... plakalı traktörü üzerine rehin tesis edilmiş olduğu iddia edilmiştir.

Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde.

Yenişehir Tapu Müdürlüğünün 14/06/2023 tarihli ve 10433 yevmiye numaralı ipotek belgesinin ve resmi senedinin incelenmesinden, .... parsel üzerine 5.000,000,00 TL bedelli 2. dereceden fekki bildirilinceye kadar geçerli ipotek tesis edilmiş ise de ipotek verenin asıl borçlu ..... olduğu, ipotek resmi senedinin 1. maddesinde açıkça ipoteğin asıl borçlu ...'nun bankaya karşı doğmuş ve doğacak kredi borçları nedeniyle tesis edildiği, yine .....model traktör üzerindeki 2.500.000,00 TL2lik rehnin de asıl borçlu ....'nun bankaya karşı kredi borçları nedeniyle tesis edildiği,

taşınmaz ipoteğinin ve taşınır rehninin müteselsil kefilin kefaletini temin etmek üzere tesis edilmediği, asıl borçlunun borçlarını teminen tesis edildiği de göz önünde bulundurulduğunda, müteselsil kefil hakkında yasada aranan diğer şartların varlığı ihtiyati haciz kararı verilebilir (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 14/02/2014 tarih ve 2014/1089 E., 2014/2611 K. sayılı kararı).

Ayrıca, asıl kredi borçlusu Vahit Türkoğlu'nun kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ifada geciktiği anlaşıldığından, alacaklı bankanın asıl borçluyu takip etmeden de kefile başvurabileceği yönündeki açık yasa hükmü karşısında, alacaklı bankanın kefil hakkında ihtiyati haciz talep etmesinde ve mahkemece borçlu kefil hakkında ihtiyati haciz kararı vermesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, karşı taraf/borçlu vekilinin ara kararına karşı yaptığı tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından,davalı (aleyhine ihtiyatî haciz istenen) vekilinin 10/07/2025 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-) Davalı (aleyhine ihtiyatî haciz istenen) vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan 10/07/2025 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar harcından 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalı (aleyhine ihtiyatî haciz istenen) taraftan alınarak Hazineye İRAD KAYDINA,

3-) İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde BIRAKILMASINA,

4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davacı (ihtiyati haciz isteyen) yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-f hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

22/01/2026

Bu evrak 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/117, K. 2026/103, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Yargılama Aşamalarının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/117
Karar No
2026/103
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/117 K.2026/9
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/119 K.2026/135
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/119 K.2026/95
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/120 K.2026/125
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2026/121 K.2026/129
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/121 K.2026/171

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.