İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1198 K.2024/1040

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2022/1198Karar2024/1040Tarih27 Mayıs 2024Okuma12 dk · 2.378 kelime

KÜNYE

T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Mayıs 2024
Dosya no
2022/1198
Karar no
2024/1040
İncelenen kararın mahkemesi
ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/02/2022 (Karar
Numarası
2017/264 Esas, 2022/107 Karar
Dava
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)|Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.378 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %50 pay sahibi olduğunu, 10/04/2017 tarihli genel kurul kararı ile şirketin yönetim kurulu başkanı ..., başkan yardımcısı ...'in müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, bu süreçte şirket müdürü ...'in yönetim kurulu başkanının çift imza kuralına aykırı olarak şirket hesabından para çektiğini, borçlanma yaptığını ve şirketin diğer ortaklarına maaş bağladığının tespit edildiğini, yine şirket yönetim kurulu başkanının ...

İnşaat Taahhüt Nakliyat Mühendislik Harfiyat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi isimli ve ... ve kardeşlerine ait firma üzerinden satış yaptığını, mal sevk ettiğini ve bu sevkiyatlarda tonaj sınırının aşıldığının tespit edildiğini, çift imza kuralına aykırı olarak satışların yapıldığını, işçi alımı yapıldığını ve tüm bu durumların firmayı zarara uğrattığını, son olarak müvekkilinin vekili olan ...'in görüşmek için firmanın işlettiği taş ocağına gittiğini ancak burada şirket müdürü ..., diğer ortaklar, kardeşleri ve firmada çalışan kamyon şoförleri tarafından darp edildiğini, olayla alakalı savcılık soruşturması başlatıldığını,

bu durumda yönetim kurulu başkanının şirket faaliyetlerini ve işlemlerini yerine getirmesinin imkansız hale geldiğini, bundan dolayı şirketin işleyişi, mali yapısı ve borçları hakkında bilgi sahibi olamadıklarını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak şirketin 10/04/2017 tarihli genel kurul kararının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

YEREL MAHKEME KARARI

Mahkemece, "... Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; Somut olayda; davacının davalı şirkette pay sahibi olduğu, 10/04/2017 tarihinde davalı şirketin genel kurul toplantısının yapıldığı, bu toplantının çağrısız olarak düzenlendiği ve tüm ortakların katıldığı, davacının da genel kurul toplantısında vekili sıfatıyla ... sıfatıyla temsil edildiği görülmektedir.

6102 sayılı TTK'nun 414. Maddesinde genel kurulun toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilanla çağrılacağı belirtilmiştir. Aynı yasanın 416.

Maddesinde de bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın genel kurulun toplanabileceği ve bu toplantı nisabı var olduğu sürece karar alınabileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda da davalı şirketin 10/04/2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının çağrısız olarak düzenlendiği, bütün ortakların toplantıya katılım sağladıkları, ortaklardan herhangi birinin çağrısız genel kurul toplantısı yapılmasına yönelik itirazda bulunmadığı anlaşılmakla genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı sonucuna varılmıştır.

6102 sayılı TTK'nun 425. maddesinde pay sahibinin paylarından doğan haklarını kullanmak için genel kurula kendisinin katılabileceği gibi, pay sahibi olan veya olmayan bir kişiyi de temsilci olarak genel kurula gönderebileceği düzenlenmiştir. Buna göre şirkette pay sahibi olan ortak genel kurul toplantısına bizzat katılabileceği gibi, paylarından doğan haklarını kullanabilmek için genel kurula kendisi yerine bir temsilci de gönderebilecektir.

Dava konusu olayda davacının 10/04/2017 tarihli toplantısına bizzat katılmadığı, davacı tarafından düzenlenen yetki belgesine istinaden ... tarafından genel kurulda temsil edildiği, bu temsilcinin genel kurul toplantısında divan başkanı sıfatıyla görev aldığı, alınan kararların oylamasına iştirak ettiği dosya kapsamı ile sabittir.

TTK'nun 446. maddesinde genel kurul kararlarının iptali talebiyle dava açabilecek kişiler düzenlenmiş olup; buna göre toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçiren, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın;

çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin genel kurul kararının iptali talebiyle dava açabilecekleri belirtilmiştir.

Somut olayda ise; her ne kadar davacı genel kurul toplantısına bizzat katılmamış ise de; yetkili kıldığı ... tarafından genel kurul toplantısında temsil edildiği ve divan başkanı olarak görev yapan bu temsilcinin alınan kararlara olumlu yönde oy kullandığı görülmektedir.

Davacının bu şekilde toplantıya katılımının sağlandığı ve alınan kararlara da olumlu oy verdiği değerlendirildiğinde yukarıda belirtilen yasa maddesine göre genel kurul kararının iptali talebiyle dava açma hakkı bulunmamaktadır.

Zira davacı temsilci marifetiyle toplantıda temsil edilmiş, temsilci tarafından genel kurulda alınan ara kararlara olumlu yönde oy kullanılmış ve genel kurulun çağrısız toplanmasına ilişkin yukarıda belirtilen yasa maddesinde ki ön görülen şartlara uyulmuş olup, bu durumda davacı genel kurul kararının iptalini talep edebilecek kişiler arasında bulunmamaktadır.

Her ne kadar davacı 6102 sayılı TTK'nun 446/d maddesine dayanarak işbu davayı açtığını iddia etmiş ise de; davacının yönetim kurulu üyesi olmadığı, bu nedenle kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olabilecek nitelikte yönetim kurulu üyesi sıfatını taşımadığı anlaşıldığından bu fıkra uyarına da davacının genel kurul kararının iptalini talep edebilecek kişiler arasında yer almadığı sonucuna varılmaktadır.

Ayrıca 6102 sayılı TTK'nun 445. maddesinde kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine 446. maddede belirtilen kişiler tarafından karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir.

Buna göre genel kurul kararının iptali talebiyle açılacak olan davada genel kurul toplantısının kanun veya esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırı olduğunun ileri sürülmesi gerekmektedir. Ancak somut olayda davacı, 10/04/2017 tarihli genel kurul toplantısının kanun veya esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırı olduğuna dair herhangi bir iddia veya delil ileri sürmemektedir.

Davacı genel kurul kararlarının iptali talebiyle açmış olduğu işbu davada şirket müdürü ve yönetim kurulu başkanının şirket aleyhine işlemler yaptığını, şirketi zarara uğrattıklarını, şirket mali yapısını ve faaliyetlerini denetlemesine izin verilmediğini ileri sürmektedir. Davacının ileri sürmüş olduğu bu hususlar genel kurul kararının iptalini talep etmesini gerektirecek nitelikte yasada aranan şartları taşımamaktadır.

Zira davacının ileri sürmüş olduğu bu hususlar genel kurul kararının iptalini talep etme hakkını doğurmayıp, başka bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikteki taleplerdir. Genel kurul kararının iptali sebepleri yasada açıkça belirtilmiş olup bu sebepte somut olayda bulunmamaktadır.

Tüm bu nedenlerle davacının genel kurul kararının iptali talebiyle dava açabilecek kişiler arasında yer almadığı, genel kurul kararının iptali sebeplerinin yasada açıkça düzenlendiği, somut olayda bu iptal sebeplerinin yer almadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş olup; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın REDDİNE Dosya kapsamında görevlendirilen kayyımların görevlerine son verilmesine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF İTİRAZLARI

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

TTK'nın 445 ve 446. maddelerinde sayılan iptal sebepleri oluştuğundan Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesine iş bu davayı açtıklarını, müvekkilinin davalı şirkette %50 pay sahibi olduğunu, 10/04/2017 tarihli genel kurul kararı ile şirketin yönetim kurulu başkanı ..., başkan yardımcısı ...'in müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, bu süreçte şirket müdürü ...'in yönetim kurulu başkanının çift imza kuralına aykırı olarak şirket hesabından para çektiğini, borçlanma yaptığını ve şirketin diğer ortaklarına maaş bağladığını tespit ettiğini, yine şirket yönetim kurulu başkanının ...

İnşaat Taahhüt Nakliyat Mühendislik Harfiyat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi isimli ve ... ve kardeşlerine ait firma üzerinden satış yaptığını, mal sevk ettiğini ve bu sevkiyatlarda tonaj sınırının aşıldığının tespit edildiğini, çift imza kuralına aykırı olarak satışların yapıldığını, çek keşide edilip piyasaya sürüldüğünü, işçi alımı yapıldığını ve tüm bu durumların firmayı zarara uğrattığını, yargılama sırasında mahkemece 06/06/2017 tarihli ara karar ile ... ve ...'un kayyım olarak atandığını,

...'nin davalı şirket ile ilgili ticari belgeleri kendilerine veya kayyımlara teslim etmemesi ve şirket müdürü ...'i taş ocağına girdiği sırada darp ederek şirket hakkında bilgi alınmasını zorlaştırmasının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, kayyım heyetine 03/07/2017 tarihli beyanları ile ... ve ...'nin ortakları olduğu ...

İnşaat Taahhüt Nakliyat Mühendislik Harfiyat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne müvekkilinin onayı ve herhangi bir yönetim kurulu kararı olmadan taş ocağından çıkan malın diğer firmalara satılan bedelden daha yüksek satıldığını, çift imza kuralına aykırı olarak verilen çeklerin, satışların olduğu bilgisinin verildiğini, kayyımların 19/07/2017 tarihli savcılık suç duyurusu ile müvekkilinin ortağı ve pay sahibi olduğu şirketten mal kaçırıldığının açıkça ortaya konulduğunu,

ortaklardan ... ve ...'nin davranışları ile yönetimin imkansız hale getirilmesi ve dolayısıyla kayyımlık görevinde kalmalarının bir anlamı olmayacağı gerekçesi ile kayyım ... ve ...'un 20/09/2017 tarihli raporla görevden azillerini istediklerini, taleplerinin aksine mahkemece kanundan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediğini ve yaptıkları savcılık suç duyuruları, elde edilen belgeler, şirket mali tabloları, defter kayıtları, paravan olarak kullanılan ... Ltd.

Şti.'nin nasıl kurulduğu, nasıl ayakta kaldığının, vergi kayıtları gibi yeterli ve gerekli şekilde araştırılmadığını, ayrıca istifa eden kayyımların yerine atanan ... ve ...'nın müvekkilinin gerçekleştireceği pay devrini engelleyerek akabinde aldıkları ani karar sonrası şirketin sermaye artırımına gidilmesi ve dolayısıyla kanun hükümlerine aykırı olarak görevlerini taraflı şekilde icra etmelerinin yerel mahkeme tarafından defatle beyan etmelerine rağmen dikkate alınmadığını, yönetim kurulu kararı ile çift imza ile temsilde yetkilendirilen ve akabinde yönetim kurulu başkan yardımcısı ...'i cebir, hile ile saf dışı bırakarak,

yönetim kurulunda ve müvekkilinin pay sahibi olduğu şirkette tek başına hareket eden ...'nin halen daha davalı şirkette yönetimde olduğunu, müvekkiline TTK'dan doğan pay sahipliği haklarını kullandırmayarak söz konusu pay sahibi olunan şirketin sermayesini kendi şirketi için kullandığını, müvekkilinin maddi açıdan telafisi olmayan zararlara katlanmak durumunda kaldığını, açıkladıkları nedenlerle ...'yi yönetim kurulu başkanı olarak belirleyen Erzurum ...

Noterliği'nin 30/12/2016 tarih ve ...yevmiye numaralı karar defteri sayfa no:.... karar sıra no:.. ve 10/04/2017 tarihinde alınan kararın iptalinin gerektiğini, mahkeme gerekçesinin aksine davanın açıkça yasada sayılan şartları taşıdığının aşikar olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Anonim şirket genel kurul kararının iptali ile şirkete bağımsız denetçi tayini istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekili dava dilekçesinde 10/04/2017 tarihli genel kurul kararı ile şirketin yönetim kurulu başkanı ..., başkan yardımcısı ...'in müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, şirket yönetim kurulu başkanının ...

İnşaat Taahhüt Nakliyat Mühendislik Harfiyat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi isimli ve ... ve kardeşlerine ait firma üzerinden satış yaptığını, mal sevk ettiğini ve bu sevkiyatlarda tonaj sınırının aşıldığının tespit edildiğini, çift imza kuralına aykırı olarak satışların yapıldığını, işçi alımı yapıldığını ve tüm bu durumların firmayı zarara uğrattığını, müvekkilinin vekili olan ...'in görüşmek için firmanın işlettiği taş ocağına gittiğini ancak burada şirket müdürü ..., diğer ortaklar, kardeşleri ve firmada çalışan kamyon şoförleri tarafından darp edildiğini, olayla alakalı savcılık soruşturması başlatıldığını,

bu durumda yönetim kurulu başkanının şirket faaliyetlerini ve işlemlerini yerine getirmesinin imkansız hale geldiğini, iddia ederek 10/04/2017 tarihli genel kurul kararının iptalini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı;

10/04/2017 tarihinde davalı şirketin genel kurul toplantısının yapıldığı, bu toplantının çağrısız olarak düzenlendiği ve tüm ortakların katıldığı, davacının da genel kurul toplantısında vekili sıfatıyla ... sıfatıyla temsil edildiği, davalı şirketin 10/04/2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının çağrısız olarak düzenlendiği, bütün ortakların toplantıya katılım sağladıkları, ortaklardan herhangi birinin çağrısız genel kurul toplantısı yapılmasına yönelik itirazda bulunmadığı, bu haliyle genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı;

Davacı temsilcisinin genel kurul toplantısında divan başkanı sıfatıyla görev aldığı, alınan kararların oylamasına iştirak ettiği, TTK'nun 446. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali talebiyle dava açabilecek kişiler düzenlenmiş olup; buna göre toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçiren, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın;

çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin genel kurul kararının iptali talebiyle dava açabilecekleri, somut olayda ise; her ne kadar davacı genel kurul toplantısına bizzat katılmamış ise de;

yetkili kıldığı ... tarafından genel kurul toplantısında temsil edildiği ve divan başkanı olarak görev yapan bu temsilcinin alınan kararlara olumlu yönde oy kullandığı, davacının bu şekilde toplantıya katılımının sağlandığı ve alınan kararlara da olumlu oy verdiği değerlendirildiğinde yukarıda belirtilen yasa maddesine göre genel kurul kararının iptali talebiyle dava açma hakkı bulunmadığı;

Davacı 6102 sayılı TTK'nun 446/d maddesine dayanarak işbu davayı açtığını iddia etmiş ise de; davacının yönetim kurulu üyesi olmadığı, bu nedenle kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olabilecek nitelikte yönetim kurulu üyesi sıfatını taşımadığı anlaşıldığından bu fıkra uyarına da davacının genel kurul kararının iptalini talep edebilecek kişiler arasında yer almadığı;

Ayrıca 6102 sayılı TTK'nun 445. maddesinde kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine 446. maddede belirtilen kişiler tarafından karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açılabileceği, buna göre genel kurul kararının iptali talebiyle açılacak olan davada genel kurul toplantısının kanun veya esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırı olduğunun ileri sürülmesi gerektiği, somut olayda davacı,

10/04/2017 tarihli genel kurul toplantısının kanun veya esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırı olduğuna dair herhangi bir iddia veya delil ileri sürmediği davacı genel kurul kararlarının iptali talebiyle açmış olduğu işbu davada şirket müdürü ve yönetim kurulu başkanının şirket aleyhine işlemler yaptığını, şirketi zarara uğrattıklarını, şirket mali yapısını ve faaliyetlerini denetlemesine izin verilmediğini ileri sürdüğü, davacının ileri sürmüş olduğu bu hususların genel kurul kararının iptalini talep etmesini gerektirecek nitelikte yasada aranan şartları taşımadığı,

davacının ileri sürmüş olduğu bu hususların genel kurul kararının iptalini talep etme hakkını doğurmadığı, anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf aşamasında alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere ... tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1198, K. 2024/1040, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Yerel Mahkeme Kararı
  7. İstinaf İtirazları
  8. Uyuşmazlığın Tespiti, Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1198
Karar No
2024/1040
Tarih
27 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1205 K.2024/520
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1215 K.2024/1016
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1219 K.2024/611
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/1221 K.2024/762
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1221 K.2024/526
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1223 K.2024/527

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.