KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Dosya no
- 2022/299
- Karar no
- 2024/1144
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/12/2021 (Karar
- Numarası
- 2020/223 Esas, 2021/450 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı tarafın müvekkili şirketten ürün alan firma olduğunu, davalı tarafın almış olduğu bu ürünler nedeniyle bakiye borcunu ödemediğini, davalı tarafın borcunu ödemediği için Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2019/...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın bu takibe itiraz ederek takibin durdurulmasına sebep olduğunu, davalı tarafın itiraz dilekçesinde yetki itirazına bulunduğunu ancak icra müdürlüğünün bu hususta bir karar vermediğini, bu itirazın yersiz ve mesnetsiz olduğunu,
söz konusu alış verişin yapıldığı dava konusu satışın yapıldığı ürünlerin çıkış yerinin Erzurum olduğunu, yine ürünlere ilişkin kesilen faturaların Erzurum iline ait olduğunu, yetkili resmi kurumların Erzurum olduğunu, davalı tarafa icra takibi başlatılmadan önce Erzurum ..
Noterliğinin 26/03/2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini ve bakiye borcunun ödenmesinin istenildiğini, ancak davalı tarafın ihtarnameye cevap vermediğini ve ödeme yapmadığını, bu nedenlerle Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2019/...
Esas sayılı dosyasında takibin durdurulmasına ilişkin verilen kararın kaldırılmasına, davalı tarafın kötü niyetli olarak takibin durmasına sebep olduğu için %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ile yargılama masrafları ve mahkeme vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin tarafına tebliğ edilmediğini, geçersiz tebligat yapılması sebebiyle dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilerek yargılamada dilekçeler aşamasına dönülmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda. "Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura dayanak yapılarak başlatılan icra takibi nedeniyle davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Takip konusu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine dair herhangi bir delil sunulmadığından, tarafların ticari defterleri üzerinde HMK'nin 222.maddesi kapsamında inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz'ce tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, davacının yasal defterlerinin dayanak belgeler ile uyumlu olmadığı, eksik kayıt yapıldığı ve yasal defterlerin kapanışından sonra defterler üzerinde haricen düzeltme yapıldığı, davalının defterlerinin ise mevzuata ve usulüne uygun şekilde tutulduğu tespit edilmiştir.
Bununla beraber davalı ve davacı defterlerine göre davalının davacıya herhangi bir borcunun olmadığı ancak davalının defterinde davacıya ait alacağı dava dışı ...Gıda Ltd Şti.'ne mahsup ettiği bu tutarın 168.301,87 TL olduğu tespit edilmiştir.
HMK'nin 222/3.maddesi "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." şeklindedir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde dava dışı ...Gıda Ltd. Şti.'ye yapılan mahsubun açıklanması için davalı tarafa süre verilmiş, davalı kendisine verilen sürede dava dışı şirket ile davacı şirketin aralarında organik bağ bulunduğunu bu nedenle söz konusu ödemenin dava dışı şirkete yapıldığını beyan etmiştir. Alacağın devri TBK'nin 183 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK'nin 184.maddesinde, alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekil şartına tabi tutulmuştur. Davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde 168.301,87 TL tutarında borcun dava dışı şirketin borcuna mahsup edildiği kaydı bulunmaktadır ancak davacının bu alacağını dava dışı şirkete devrettiğine dair dosyaya kanunun aradığı şekil şartına uygun yazılı bir delil ibraz edilmemiştir.
Bu nedenle alacağın devrine dair bir belge sunulmadığından davalının usulüne uygun tutulan defterlerine göre davacıya 168.301,87 TL tutarında borcu olduğu kanaatine varılmış"gerekçesiyle " Davanın kısmen kabulü ile. Davalının Erzurum ....İcra Dairesi'nin 2019/...
Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 168.816,47 TL asıl alacak, 29.845,83 TL yasal faiz olmak üzere toplam 198.662,30 TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine,2-Asıl alacağın %20'si oranındaki 33.763,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılmış olan bu davada şu ana kadarki hiçbir tebligatın taraflarına yapılmadığını, yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığını, dilekçe aşamalarının usulüne uygun olarak tamamlanmadığını, bu sebeple yapılan işlemlerin geçersiz olarak sayılıp usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılması gerekirken yargılamaya devam edildiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik inceleme ile verildiğini, davacı şirkete ve müvekkili şirkete ait ticari defterlerin bilirkişi tarafından incelendiği defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiğini,
müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, icra takibinin ve itirazın iptali davasının haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olduğu ortada iken müvekkili şirket aleyhinde hüküm tesis edilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf iddiasının ispatı için incelenen ticari defterlerde yasal defter kapanışından sonra haricen yapılan düzeltmelerin hiçbir hukuki geçerliliği olmaması nedeniyle de davacı tarafın iddiasını ispat edemediğini, davacı tarafın 2017 yılına ait ticari defterleri bu sebeplerle davacı lehine delil niteliğine sahip olmadığını,
davaya konu icra takibine itirazın haklılığı ve davacının iş bu davayı haksız ve kötü niyetli olarak açmış olduğu aşikar iken müvekkili şirket aleyhinde hüküm tesis edildiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bu sebeple davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilerek müvekkili aleyhinde başlatılan icra takibinin iptalinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlu aleyhine Erzuru... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası üzerinden 168.816,47-TL asıl alacak, 29.845,83-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 198.662,30-TL takip çıkışı üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlanıldığı, bu takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması neticesinde davanın kısmen kabulü yönünde karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar icra müdürlüğüne itiraz ederken itiraz dilekçesi eklerine vekaletnameyi sunmuş olduklarını belirttiği, açılan itirazın iptali davasında icra dosyasında yer alan vekaletnamedeki vekillere dava dilekçesinin tebliğ edilmediği, bu nedenle de yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ifade ederek istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de; ilk derece mahkemesince dava dilekçesi, davalı şirketin yetkili elamanına 06/08/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, icra dosyasında yer alan vekaletnamedeki vekil bilgilerine açılan itirazın iptali davasında tebliğ zorunluluğunun bulunmadığı da göz önüne alındığında, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.
Tarafların ticari defter ve belgelerini inceleyerek sunulan bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap üzerinden takip edildiği, 2017 yılı itibariyle cari hesap bakiyelerinin bulunmadığı, her iki tarafın defterinin de usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, 2018 yılındaki hesap hareketlerinden takibe konu meblağın ...Gıda İthalat Maddeleri Ltd.
Şti 'ye mahsuben ödemesi yapılarak borçtan tenzil edildiği,16/02/2021 tarihli bilirkişi raporu ile belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince bu durumun alacağın temliki olarak değerlendirebilmesi için yazılı olarak yapılması gerektiği, dosya kapsamında böyle bir belgenin bulunmadığı bu nedenle, davacıya borcunun baki olduğu ifade edilerek davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353-1-b-1. maddesi gereğince esastan reddi gerekmiş ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/299, K. 2024/1144, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama