İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/347 K.2025/1039

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca…

Esas2025/347Karar2025/1039Tarih14 Temmuz 2025Okuma10 dk · 2.013 kelime

KÜNYE

T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Temmuz 2025
Dosya no
2025/347
Karar no
2025/1039
İncelenen kararın mahkemesi
ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/01/2025 (Karar
Numarası
2023/628 Esas, 2025/11 Karar
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.013 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ...

Et Entegre A.Ş. ortakları olduğunu, 1985 yılından itibaren .... ilinde faaliyetlerine devam eden şirketin konkordatoya başvurularak devredildiğini, konkordatoda gösterilen nedenlerin sorumlusunun ... ... olduğunu, ... ...'ın 2013 yılından şirketin devredildiği zaman kadar şirket yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, kendisine bu süre zarfında şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkisi verildiğini ancak bu temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını,

sunmuş olduğu karar defterlerinden anlaşılacağı üzere kararların altındaki imzaların müvekkili başta olmak üzere diğer şirket ortaklarına ait olmadığını ve bu kararlara sahte imzalar atıldığını, ... ...'ın şirkette hissesi olan kardeşi ... ...'ın hisselerini 02.04.2021 tarihinde usulsüz bir şekilde devraldığını, ... ...'ın 2019 yılında ...

Et ve Et Ürünleri ve Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda İnşaat Taahhüt Ticaret Sanayi Şirketini kurduğunu, müvekkillerinin ortağı olduğu şirkete ait olan, ... ... Avm'de bulunan ...isimli satış mağazasının ... ... tarafından kardeşi ... ...'a usulsüz bir şekilde devredildiğini, devir sonrası 2019 yılında isim değiştirilerek .... ismiyle ... ... tarafından işletme açıldığını, ...isimli mağazanın tüm mallarının davalı ... ... tarafından ...

Avm deposunda muhafaza edildiğini ve davalı ... ... tarafından dava dışı ...'a satılarak şirket muhasebecisi ... tarafından 50.000,00 TL tutarında ...isimli banka aracılığıyla 21.01.2022 tarihinde davalı ... ...'a malzeme karşılığı gönderilerek ödeme yapıldığını, ayrıca geri kalan bakiyenin de 26.03.2022 tarihinde ... tarafından davalı ...'a çek keşide edilerek ödendiğini, bundan başka 31.03.2022 tarihinde ... tarafından 50.000,00 TL çek keşide edilerek davalı ...'a bu çeklerin verildiğini, ...

Et Entegre A.Ş.'nin, ... Et ve Et Ürünleri ve Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda İnşaat Taahhüt Ticaret Sanayi Şirketi tarafından usulsüz bir şekilde borçlandırıldığını, ... Et Entegre A.Ş muhasebesince, ...

Et ve Et Ürünleri ve Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda İnşaat Taahhüt Ticaret Sanayi Şirketi'ne 239.000,00 TL ödendiğini, bu ödemenin neden yapıldığı müvekkili ... tarafından sorulunca davalı ... ...'ın fatura nedeniyle olduğunu söylediğini, ödemenin 2021 yılının Ekim ayında yapılmasına rağmen faturaların 2022 yılının Ocak ayında toplu olarak getirildiğini, şirketin konkordatoya gitmesi için müvekkilleri ve diğer ortaklara baskılar yapıldığını ancak ortakların maddi baskılara dayanamayıp hepsinin ibra sözleşmesini imzaladığını, birinci konkordato mühletinden sonra konkordato dosyasına ... adına çek verilmiş olup,

mal kaçırma şüphesiyle konkordato talebinin reddedildiğini, yine aynı şahsın ....'nin şirketin önünde tartıştıklarına müvekkilinin şahit olduğunu, ... ...'ın şirket adına kredi kullandığını söyleyerek davalı ... ... için 1 adet daire satın aldığını, yine ... ... tarafından şirket adına 2 çek düzenlenerek 2 daire satın alındığını, davalıların bireysel harcamaları ve kendi şirketlerine fayda sağlamak amacıyla şirket ve müşteri çeklerini kullandıklarını, şirkete ait araçların davalılarca usulsüz şekilde kullanıldığını, şirketin borçlarının güncel durumunun hissedarlara söylenmediğini,

konkordato durumundan dahi son dakika haberdar ediklerini ve baskıyla kabul ettirdiklerini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan tazminat talepli davanın, davacılar tarafından Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının usule aykırı olduğunu, huzurdaki davanın, Bk 49. ve 51. Maddelerine dayanılarak açılmış olduğundan görevli mahkemenin genel esaslara göre Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerekliliği nedeni ile görev itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde, davalı olarak gösterilen müvekkillerinden ... ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, davalı müvekkilinin bir dönem ...

Et Entegre Tesisleri A.Ş.'nin pay sahibi hissedarı olmasına rağmen hiç bir dönemde şirket yönetim organlarında yer almadığını, uzunca bir süre önce hissesini devretttiğini, bu sebeple davada davalı olarak gösterilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacı tarafça sunulan kararlara bakıldığında, davacılardan ...'ın 2013 yılından itibaren şirket yönetim kurulunda yer aldığı, davalı müvekkilleri ... ... ile aynı yönetimde başkan yardımcısı sıfatı ile fiilen görev aldığı, müvekkili ... ...

4 dönem boyunca dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, 2013 yılından itibaren her 3 yılda bir yeniden seçilerek başkanlık görevini ifa ettiğini, 4 dönem boyunca yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan müvekkilinin, her seçim dönemi sonunda genel kurulca güven tazelediği ve yeniden seçilerek görevine devam ettiği göz önüne alındığında , dava dilekçesinde ileri sürülen ''görevini kötüye kullanarak şirketi idare ettiği'' iddiası da son derece mesnetsiz olduğunu, müvekkili .... ...'ın yönetim kurulu üyeliği yaptığı her dönem sonunda, diğer yönetim kurulu üyeleri ile birlikte pay sahiperince ibra edildiğini,

ibraya ilişkin olarak müvekkil lehine oy kullanan davacıların dava açma hakkını kullanması dürüstlük kuralına aykırı olup, kabul edilemez nitelikte olduğunu, dava hakkının ibra tarihinden itibaren altı aylık hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebi ile süresinde açılmamış davanın reddi gerektiğini, müvekkillerince sebebiyet verildiği iddia olunan zararın.

TTK gereği olsa olsa dolaylı zarar olacağını, mahkemece bir zararın varlığı kabul edilecek olursa dahi bu zararın dolaylı zarar olması sebebi ile taktir edilecek tazminatın şirket lehine hükmedilmesi gerekeceğini ve davacıların kendi lehine tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... sayılı dosyası incelendiğinde konkordato şartları şirket için hukuki ve fiili zeminde alınması gerekli ve zorunlu bir karar olduğunu ve usulünce verildiğini, davacının sadece şirketin devrini sağlamak ve bu amaca hizmet etmek için konkordato yoluna gidildiği iddiasının doğru olmadığını,

önemli bir adı ve marka değeri olan işletmenin, tüm alacaklıları ve kamuoyu nazarında onu sıkıntıya sokacak bir eylemsel karar olan konkordato yoluna gitmesinin, bu kararın ne derece elzem olduğunun ispatı olduğunu, davaya sunulan vakıalarda bahsedilen olaylardan dolayı davacı tarafın nasıl bir zarara uğradığının anlaşılamadığını, kredinin alımı esansında bizzat kefil olarak imzası olan davacı tarafların bu kredinin ne amaçla alındığı ve kullanıldığı konusunda açık bilgi sahibi oldukları ve hatta yönetim kurulu üyesi olan ... 'ın tüm süreçten haberdar olduklarını, ... ...'ın, yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemler boyunca,

tüm yönetim kurulu üyelerine, kendisini temsil etme ve başkanlık yetkilerini kullanma noktasında tam yetkiyi içeren vekaletname verdiklerini, dava dışı şirketin, konkordato kesin mühleti içerisindeyken, kaynak üretimi çeşitli alternatifler geliştirilerek yeni ortak çözümü için 3. kişilerle görüşmeler yapıldığını, bu süreçte davacıların içinde yer aldığı tüm hissedarların ortak hareket ettiğini, hissedarlarla toplantılar yapıldığını ve en nihayetinde hisse devri konusunda, pay sahiplerinin tamamı ile ortak karar verilerek devir gerçekleştirildiğini,

tüm bu nedenlerle öncelikle haksız açılan davanın öncelikle usüle ilişkin itirazları nedeniyle usulden reddine, her halükarda açılan davanın esasa yönelik itirazları nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş şekline göre davacılar, davalıların kötü yönetiminden ve hukuka aykırı işlemlerinden ötürü dava dışı şirketi zarara uğrattıklarından bahisle şirket paylarını gerçek değerinin altında devretmek durumunda kaldıklarını ve buna bağlı uğradıkları zararın tazminini talep etmektedirler.

Nitekim, dosya kapsamından ve dava dilekçesindeki açıklamalardan, davalıların şirket yönetimine dair usulsüz iş ve işlemlerde bulundukları, buna bağlı olarak şirketi zarara uğrattıkları, bu durumdan şirket ortağı olarak kendilerinin de zarara uğradıkları ve buna bağlı olarak yapmış oldukları pay devrinin zararla yapılmış olduğu iddia edilerek 28.12.2023 günlü ön inceleme duruşmasında taraflarca imza edilen duruşma tutanağına göre de uyuşmazlık konusunun, "14.09.2022 tarihli hisse devri sözleşmesinde hisse paylarının değerinin altında bir miktara devredilmesinden kaynaklı zarar talepli" olarak belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Yine, davadan evvel yapılan arabuluculuk başvuru evrakındaki kayda göre de arabuluculuk başvurusunun, "Şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan zarar sebebi ile tazminat istemidir." şeklinde yapıldığı görülmektedir.

Hâl böyle olunca, mahkememizce, davanın hukuki temelinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 553/1. maddesi uyarınca, "Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu" nedeniyle tazminat isteğine ilişkin olduğu değerlendirilmiş ve dava bu çerçevede ele alınmıştır.

Bu doğrultuda ele alınan davanın yasal dayanağını oluşturan 6102 sayılı TTK'nın 553/1. maddesi uyarınca; kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.

Buna göre 6102 sayılı TTK'nın 553/1. maddesi uyarınca şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istekli davaların ancak kanunda sayılan kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları aleyhine açılması gerekir.

Yine, pay sahipleri tarafından açılacak davada tazminatın ancak şirkete ödenmesi istenebilir (6102 sayılı TTK md. 555/1).

Somut uyuşmazlıkta ise, aşamalarda dosyaya katılan ticaret sicili kayıtlarına ve Erzurum Ticaret Sicili Müdürlüğünün 02.11.2023 havale tarihli yazısına göre davada husumetin yöneltildiği davalı ...'ın, dava dışı ... Et ... A.Ş.'de şirketin kurulduğu günden bu yana hiçbir dönemde ne kurucu sıfatı ne de yönetici sıfatı olduğu, buna göre adı geçen davalıya husumet yöneltilmesinin kanuni bir dayanağının olmadığı anlaşılmaktadır.

Bunun yanında, 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesi gereği şirket yöneticilerine karşı sorumluluk davası açma hakkı aynı Yasa'nın 555/1. maddesi gereği şirket ve şirket ortağına tanınmış olup, dava ve hüküm tarihi itibariyle ve dahi hüküm kesinleşinceye kadar ortaklık sıfatının var olması ve korunması gerekmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 22.02.2023 T. 2021/6358 E. ve 2023/1044 K.).

Buna göre, 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesi uyarınca şirket yöneticilerine karşı açılacak sorumluluk davasında davacının ya da davacıların şirket veya şirket ortağı olması, davanın türü itibariyle özel bir dava şartı niteliğinde olup, bu husus, davanın her aşamasında; ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir (6100 sayılı HMK md. 115/1).

Oysa dosya kapsamından, davacıların, dava dışı ... Et ... A.Ş.'deki hisselerini 14.09.2022 tarihi itibariyle devretmiş oldukları ve dava tarihi itibariyle bir hisselerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Hâl böyle olunca, davanın konusu itibariyle kurucu ya da yönetici olmayan ortak davalı ...'a husumet yöneltilmesi bakımından davanın dinlenmesi hukuken mümkün olmadığı gibi esasen davacıların, dava dışı ... Et ... A.Ş.'deki hisselerini 14.09.2022 tarihi itibariyle devretmiş oldukları ve dava tarihi itibariyle bir hisselerinin bulunmadığı ve buna göre eldeki davayı açamayacakları değerlendirildiğinden işin esası hakkında bir değerlendirme yapılmaksızın davanın usulden reddi cihetine gidilmiş" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şeklen yönetim kurulu üyesi olmamakla birlikte fiilen bu yetkiyi kullanan kişilerin sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ...'ın şeklen yönetim kurulu üyesi olmasa bile şirkette karar alma yetkisi olduğunun açıkça ortada olduğunu, bu sebeple husumet yokluğunun davalı ... için söylenemeyeceğini, dava dilekçesinde detaylı olarak açıklanan olguların şirketin devredilmesi ile birlikte ve sonrasında öğrenildiğini, ayrıca diğer davalı ... ...'ın, şirketteki payların diğer paydaşlar tarafından devredilmiş olmasına rağmen şirkette payı artarak ortak olarak kalmaya devam ettiğini,

bu sebeplerle müvekkillerinin şirket ortağıyken işbu davayı açmalarının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, ilk derece mahkemesinin kararının hatalı ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin ... Et Entegre Tesisleri A.Ş.'nin ortakları olduğunu, davalı şirket yöneticilerinin usulsüz eylemleri nedeniyle müvekkillerinin hisse paylarını değerinin çok altında bir miktarda devrettiklerini, bu sebeple uğradıkları zararın tazminini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile şirket yöneticisi olmayan davalı ...'in pasif husumet ehliyetinin olmadığı gibi, davacıların dava tarihinden önce şirket hissesini devretmesi nedeniyle eldeki davayı açamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş, karara karşı davacılar vekilinin istinaf yasa yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.

İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,

dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 644 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 553 üncü maddesi gereği şirketin yöneticilerine sorumluluk davası açma hakkı aynı Kanun'un 555 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereği şirket ortağına tanınmış olup ortaklık sıfatının açılan davada hüküm kesinleşinceye kadar korunması gerektiği, davacı ortakların dava tarihi itibariyle hisselerini devretmiş olduğu, davacıların şirket ortağı olmamaları sebebiyle dava açma hakkı ve aktif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından,

davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf başvurusu aşamasında yeteri kadar harç alındığından harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf yoluna başvuran taraflar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 14/07/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/347, K. 2025/1039, 14 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Tartışılması, Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/347
Karar No
2025/1039
Tarih
14 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/347 K.2025/465
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/348 K.2025/545
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/348 K.2025/476
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/348 K.2025/674
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/348 K.2025/592
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/348 K.2025/471

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.