KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/119
- Karar No
- 2024/775
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Dosya no
- ......
- Karar no
- ...
- Başkan
- .......
- Üye
- .......
- Üye
- .......
- Katip
- .......
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ....
- Numarası
- .....
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av......
Karar Metni
1.201 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU :....
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ... YAZIM TARİHİ : ....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı . . . . ile imzalanan..... ve kredilerin geri ödeme planlarını müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, Asıl borçlunun kredi borcunu ödeyememesi üzerine anılan kredi kat edildiğini, asıl borçlu ile davalı/müteselsil kefillere ......Yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek davalılara tebliğ edildiğini, davacı . ... ve İİK’nın kendisine vermiş olduğu yükümlülükleri yerine getirdiğini ve kredi müşterisinin hesapları kat edildiğini ve,
asıl kredi borçlusu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefillere ....... tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek hesaplarının kat edildiğini bildirildiğini ve .....ve . ...
Sözleşmelerinden kaynaklanan muaccel hale gelen borcu ödemeleri ihtar edildiğini, Borçlu gönderilen ihtarnameye rağmen borçlarını ödememişler ve alacağın tahsili için...... sayılı takip dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibine başlandığını, davalı/borçlular icra dairesine vermiş olduğu dilekçe ile icra takibine itiraz ettiklerini ve takibimiz durduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının .......
Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile iptaline ve takibin devamına, Davalının alacak miktarının ......sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf kendisine dava dilekçesi ile tensip zaptı ekli ve gerekli şerhleri içerir davetiye tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "....Yine icra takibinde davacı banka tarafından tüm davalılardan çek depo talebinde bulunulmuştur. Bakıldığı zaman anılan depo talebi nakde dönüşmüş değildir. Dayanak genel kredi sözleşmelerinde kefillerin gayri nakdi kredilere yönelik depo sorumluluğu bulunduğuna dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak ...... Karar sayılı ve...
Tarihli ilamında "...Taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ve eki niteliğinde olan kefalet sözleşmesinde kefillerin gayri nakdi kredilere yönelik depo sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmaktadır.Ancak yargılama sırasında bazı teminat mektuplarının tazmin edildiği ve böylece tazmin edilen kısım yönünden davacı bankanın talep hakkı bulunduğu görülmektedir.
Bu durumda mahkemece tazmin edilen teminat mektubu belirlenerek takibin bu alacak için tazmin tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle devamına , depoya ilişkin talebin ise reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda da çek depo talebi bakımından davalı kefilin sorumlu olmadığına kanaat getirilmiş ve hüküm bu doğrultuda tesis edilmiştir.
Öte yandan davacı vekili icra takibinde kadar masraf talebinde bulunmuş ve masraf makbuzunu dosyaya ibraz etmiştir. Hal böyle olunca masraf alacak kalemi bakımından da davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca burada her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de kabul edilen kısım bakımından alacak likit nitelikte olup ayrıca davalı da itirazında haksızdır.
Bu haliyle de davacı lehine . sayılı İİK m.67/2 hükmünde öngörülen şartlar oluştuğuna kanaat getirilmiş ve kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine ....... nispetinde icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul kısmen reddine ...." karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın müvekkilin herhangi bir kusurundan dolayı değil, davacı bankanın müvekkile uyguladığı hukuka aykırı işlem sonrası ile müvekkilin mağdur olmasından dolayı açıldığını, ancak yargılama aşamasında bahsi geçen ödemenin zamanında yapılmış olduğunu Mahkemeye beyanda bulunduklarını, bu ödeme işleminin ilgili bankaya sorularak doğrulanmasının hukuka uygun olacağını belirttiklerini, ancak ilk derece mahkemesinin bunu dikkate almadan işbu hukuka aykırı kararı verdiğini,
müvekkile başlatılan icra takibi öncesi taraflarına gönderilen ......yevmiye numaralı ihtarnamede de cevap olarak da belirttikleri üzere böyle bir borçlarının bulunmadığını, ..kullanılmış olan tüm ürünlere dair ödemelerin eksiksiz yapıldığını, . .. yapılan ödemelere ilişkin ve borcun kapandığına dair o dönemde alınmış ilgili yazıların bulunduğunu, ancak uzun yıllar öncesi olması sebebiyle bu aşamada temin edilmekte güçlük çekildiğini, bankadan bunun doğrulanması gerektiğini, yargılama aşamasında gelinen noktada, dosyada henüz tamamlanmamış eksik hususlar olduğunun görüldüğünü,
ödeme işleminin yapıldığının doğrulanması gerektiğini ve bu durum ile davanın konusuz kalacağını, bu yöndeki beyanlarının mahkemece yok sayıldığını ve hukuka aykırı bu kararın verildiğini, müvekkilinin bu süreçte davacı tarafça mağdur edildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hakları, talepleri, itirazları ve dava açma haklarının saklı kalması şartıyla, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, tüm yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; icra takibinde davacı banka tarafından tüm davalılardan çek depo talebinde bulunulduğu, anılan depo talebinin nakde dönüşmediğ, dayanak genel kredi sözleşmelerinde kefillerin gayri nakdi kredilere yönelik depo sorumluluğu bulunduğuna dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak ......Karar sayılı ve......
Tarihli ilamında "...Taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ve eki niteliğinde olan kefalet sözleşmesinde kefillerin gayri nakdi kredilere yönelik depo sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmaktadır.Ancak yargılama sırasında bazı teminat mektuplarının tazmin edildiği ve böylece tazmin edilen kısım yönünden davacı bankanın talep hakkı bulunduğu görülmektedir.
Bu durumda mahkemece tazmin edilen teminat mektubu belirlenerek takibin bu alacak için tazmin tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle devamına, depoya ilişkin talebin ise reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denildiği, çek depo talebi bakımından davalı kefilin sorumlu olmadığı, öte yandan davacı vekilinin icra takibinde masraf talebinde bulunduğu ve masraf makbuzunu dosyaya ibraz ettiği, masraf alacak kalemi bakımından da talebin yerinde olduğu,
her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de kabul edilen kısım bakımından alacak likit nitelikte olup ayrıca davalı da itirazında haksız olması nedeniyle davacı lehine 2004 sayılı İİK m.67/2 hükmünde öngörülen şartların oluştuğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, davalıların taşıyıcı veya taşıyıcı yardımcısı olduklarının ispatlanamadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/119, K. 2024/775, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama