KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/226
- Karar No
- 2024/1540
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ....
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ....
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Fatura Alacağına Dayalı
- İstinaf kararının karar tarihi
- ...
- Yazım tarihi
- ....
Karar Metni
1.550 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lojistik ve taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğini, davalının ithalat ve ihracat işi ile uğraştığını, müvekkilinin davalının ithal ve ihraç edeceği ürünlerinin taşınması ve bu amaçla lojistik, konteyner ve araç ayarlanması amacıyla davalı ile anlaşma yaptığını, anılan anlaşmaya istinaden müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı tarafa verilen hizmete istinaden.. adet faturanın kesildiğini, davalının faturaya dayalı olan borçlarını ödemesi için iyi niyetli olarak beklediğini, ancak davalı tarafın herhangi bir ödeme yapmadığını,
davalı aleyhine .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip dosyasından çıkarılan ödeme emrinin davalıya....tarihinde tebliğ edildiğini, davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili tarafından arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı tarafın itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz edildiğini, taraflara ait ticari defterlerin incelenmesinde itirazın ödemeden kaçma amacıyla yapılmış olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalının haksız olarak yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,
davalının üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri kaçırma olasılığı olduğundan teminatsız veya teminatlı olarak ihtiyati haciz işlemi uygulanmasına, haksız yere borcunu inkar eden davalının %.'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, "...Mahkememizce davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür.
Davacının ticari defterlerinin ve taraf .. formlarının incelenmesinden, taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmakta ise de, davacının BS ve davalının BA formunda belge adet ve tutarı birbiri ile uyumlu olmak üzere ..-TL olarak görülmekte ve bu miktar davacının talep ettiği faturalar ve toplam alacak tutarı ile uyuşmamaktadır.
Takibe konu alacağın dayanağının fatura olması ve faturanın tek başına alacağın varlığını ispatlamaması karşısında davacının faturaya konu malın teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça dosya kapsamında malın teslim edildiğine dair delil ibraz edilmediği gözetilerek davacı tarafa.... tarihli celsede yemin delili hatırlatılmış, davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile yemin deliline dayanacaklarını bildirmiş ise de ....tarihli celsede yemin delilinden feragat etmiştir.
Davacı tarafça takip dayanağı faturalara konu malın teslim edildiğini ispata yarar bir delil sunulmadığı, bu anlamda davacının iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilerek davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıya verilen hizmete istinaden beş adet faturanın kesildiğini, davalı tarafa ödeme hususunda ihtarnamenin gönderildiği, ancak cevabın alınamadığını, davalı tarafın davaya cevap vermediğini, ihtaratlı ve muhtıra ekli davetiyeye rağmen ticari defterlerini sunmadığını, yerel mahkemenin yemin teklifi sunmak için taraflarına süre verildiğini, taraflarınca yemin deliline dayanmaktan feragat edildiğini, sonuç olarak davanın reddedildiğini, anılan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
yerel mahkemenin ispat külfetinin hangi tarafa düştüğü hususunda yanılgılı gerekçe ile hüküm kurulduğunu, bir davanın sonucunun ispat yükü üzerine düşen tarafın iddia ettiği vakıayı ispat edip edememesine göre değiştiğini, bu nedenle ispat yükünün diğer davalarda olduğu gibi itirazın iptali davasında da önemli olduğunu, itirazın iptali davasında davacının alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmeli, ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükünün yer değiştirebileceğini, itirazında borcun varlığını kabul edip ödeme savunmasında bulunan borçlunun bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini,
davalı tarafın takibe..... tarihinde itiraz ettiğini, davalının bu beyanı ile akdi ilişkiyi kabul ettiğini, davalının davaya cevap vermediğini, faturaya da yasal 8 günlük süre de itiraz etmediğini, davalının hizmeti almadığını iddia etmediğini, akdi ilişkinin kabulü durumunda, itirazın iptali davasında ispat külfetinin davalı borçluya düştüğünü, yerel mahkemece ispat külfeti hususunda hataya düşüldüğü gibi somut vakaya uygulanacak hukuk kurallarında da hataya düşüldüğünü, kararın gerekçesinde yazılanın aksine müvekkilinin herhangi bir emtia satmadığı,
aksine hizmet sunduğunu, gerekçeye yazılan....... kitabından alıntı yapılan kısım sonunda konunun anlaşılması için verilen örnek somut uyuşmazlıkta uyuşmadığını, mahkemece somut uyuşmazlığa uygulanamayacak şekilde borçlunun itiraz iradesinin yorumlandığını, yerel mahkemece yapılması gereken davayı aydınlatma görevi kapsamında davalı/borçluya itirazın hangi kısma ilişkin olduğunu sormak ve yargılamaya cevaba göre devam etmek iken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlunun itiraz beyanı ile akdi ilişkiyi kabul ettiği ancak itiraz ettiğini rakamı bildirmediğini,
mahkemece müvekkilinin ticari defterlerinin incelendiği ve ... tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında müvekkili firmanın davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkemece taraflarınca sunulan delillerin incelenmediği gibi dosya içerisine alınan ve resmi kurumlardan gelen müzekkere cevaplarının da yanlış yorumlandığını, göz ardı edildiğini, müvekkili firmanın lojistik işiyle uğraştığı kimi zaman bu işleri kendi adına kimi zaman ise taşeron olarak yaptığının belirtildiğini, ilk olarak takibe konu edilen faturaların davalı tarafça ...
Ülkelerine yapılan ihracatlara ilişkin konteyner numaralarının yazıldığını, ..... sayılı cevabi yazısında faturaya konu olan konteyner ve navlun sözleşme numaralarına ilişkin olarak ihracatın gerçekleştiğinin anlaşıldığını, davalının...... tarihlerinde.....
Ülkelerine ihracatını icraya konu edilen faturalara yazılı konişmento ve konteyner numaraları ile gerçekleştirdiğini, bu kapsamda yerel mahkeme kararının gerekçesinin aksine davalı tarafın müvekkilinden hizmet aldığının anlaşıldığını, delil dilekçesinin ekinde ki belgelerin incelenmeksizin hüküm kurulduğunu, mahkemece yanılgıya düşülen ve gerekçeye yansıyan bir diğer hususun ise .. formlarının takip miktarı ile örtüşmemesi olduğunu, bu konuda da mahkemece hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm kurduğunu,
davaya konu olan icra takibinde takip dayanağı olan faturaların elektronik ortamda düzenlendiğinden .. bildirimlerinin yapılmadığını, taraflarınca yemin metninin sunulduğu ancak yemin teklifinden vazgeçildiğinin belirtildiğini, ispat külfetinin davalı borçluya düştüğü, yemin teklifinin ispat yükü kendisine düşen tarafın yaptığını, ispat külfetinin kendisine düşmeyen tarafa yemin teklif edilemeyeceği, yemin teklif edilmesinin hatta karşı tarafın yeminini eda etse dahi hükme alınamayacağını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava hukuki niteliği itibariyle; fatura alacağına dayalı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 222. maddesinde, "...1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.....
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.." düzenlemesi karşısında mahkemece davalı tarafa ticari defterlerini sunması için muhtıra tebliğ edildiği, davalı tarafın HMK'nın 222. maddesine uygun olarak uyuşmazlık dönemlerini kapsayan ticari defter ve kayıtlarını sunması için sonuçları da hatırlatılarak kesin süre verildiği halde defterlerini sunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde davalıya yapılan satışların karşılığında ... düzenlendiği bu faturalar karşılığında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça defterlerin ibraz edilmemesi ile birlikte davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması itibariyle ticari defterlerin davacı lehine delil olma vasfını taşıdığı açıktır.
Dolayısı ile bilirkişi raporu denetime elverişli ve hüküm kurmaya elverişlidir. ....e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle alacağını kanıtladığının kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, likit alacak ve haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/226, K. 2024/1540, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama