KÜNYE
T.C. Gaziantep Bam 11. Hukuk Dairesi T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Dosya no
- 2023/23
- Karar no
- 2024/191
- Başkan v.
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2022
- Numarası
- 2022/487 Esas, 2022/871 Karar
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... & Av. ...
- Davalılar
- 1-... - ...
Karar Metni
1.553 kelime·8 dk okuma·15 bölüm
2-... - ...
VEKİLİ
Av. ... & Av. ...
DAVANIN KONUSU
Ölüme Bağlı Tasarruf (Tenkis)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
YAZIM TARİHİ : 15/02/2024
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin murisi ....... tarihinde vefat ettiğini, ölümünden sonra geriye altsoyu olarak ........ isimli kişiler ile müvekkilinin kaldığını, murisin 2011 yılında 1995 yılından beri basit usul ile işlettiği işyerini oğulları davalı ...'e (%30), ...'e (%30), kendine (%40) pay ederek ve müvekkiline hak vermeyerek .......'yi kurduğunu, şirketin geriye kalan %40'lık kısmının miras bırakanın vefatı ile .......... sayfasında da ilan edildiği üzere mirasçılar arasında eşit oranda paylaştırıldığını,
sonrasında ise ....... tarihli ...... sayfasında ilan edildiği üzere davalılar ... ve ... müvekkili ve annesi ....... %10'arlık kısım olan hisselerini devraldığını, muris ....... sağladığı imkanlar ile hayatını sürdüren ve belirli bir seviyede hayat yaşayan davalılardan, müvekkili şirketteki %60'lık kısımdaki hakkını talep etmesine rağmen bu hakkı alamadığını belirterek şirketin tüm malvarlığı terekeye iade edilip, mirasın yeniden tanzim edilmesini denkleştirmeye karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili; murisin davalı müvekkilleri ile beraber kurduğu şirketteki payının değerinin ......... TL olduğunu, bu paydaki davacının %10'luk payı da kendisinin de kabulüyle ....... TL olarak ödendiğini, ödenmeye devam edilmekte olduğunu, ...... TL'nin ise davalı müvekkillerince şirkete, şirket ana sözleşmesi kurallarına göre getirilmiş ortaklık payı olduğunu, bu payın muris ...'le hiçbir ilgisi bulunmadığını ve miras malı olmadığı, tenkise veya denkleştirmeye tabi tutulamayacağının da açık olduğunu, dolayısıyla davacının herhangi bir hakkının olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
YEREL MAHKEME İLK KARARI
Mahkemece; anılan şirketin ... tarihinde ...... yevmiye numarası ile tescil edildiği, tescil edilmeden önce şirketi kuran kişilerden olan muris ...’ın kendisine ait şahsi firmasının öz sermaye tespitini yaptırdığı, ........ karar sayılı dosyasında yapılan incelemede, murisin şahıs şirketinin öz sermayesinin .........
TL olarak tespit edildiği, murisin sermaye olarak bu bedeli koyduğu, davalıların ise ..........er TL sermaye koymayı taahhüt ettikleri, anılan şirket kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen ...... tarihli asıl, ........ tarihli ek raporlara göre; anılan şirketin ...... tarihinde .......... yevmiye numarası ile tescil edildiği, tescil edilmeden önce şirketi kuran kişilerden olan muris ...’ın kendisine ait şahsi firmasının öz sermaye tespitini yaptırdığı,..........karar sayılı dosyasıyla murisin şahıs şirketinin öz sermayesinin ........
TL olarak tespit edildiği, murisin sermaye olarak bu bedeli koyduğu, davalıların ise ........’er TL sermaye koymayı taahhüt ettikleri, taahhüt edilen sermaye bedellerinin ...... tarihinde her iki davalı tarafından 5.000’er TL olarak nakden, kalan kısımlarının ise ....... tarihlerinde banka vasıtasıyla ödenerek, sermaye taahhütlerinin yerine getirildiği, bu ödemelerin şirket kayıtlarına girdiği, şirket kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin olduğu, banka aracılığıyla yapılan ödemelerin şirketin Akbank’taki hesabına yatırılmış olduğu, bu şekilde şirket kayıtları ile banka kayıtlarının uyumlu bulunduğu,
yine şirketin 2011-2013 arası karlılık durumunun olduğu, ancak ortaklara kar payının dağıtılmadığının bildirildiği, bu şekilde davalıların şirket kuruluşundaki sermaye koyma borçlarını yerine getirdiklerinin gerek şirket kayıtları, gerek ise de banka kayıtları ile doğrulandığı, anılan bedellerin muris tarafından yatırıldığına dair bir verinin olmadığı gibi, davacı tarafça bu yönde de bir delilin dosyaya sunulmadığı, muris ...’ün malvarlığından davalılara karşılıksız kazandırma yaptığı açık, şüpheye yer bırakmayacak delillerle ispatlanamadığı dolayısıyla denkleştirme talebinin yerinde olmadığı,
yine tenkis istemi yönünden de açıklandığı üzere; murisin ölüme bağlı bir işlemle veya sağlar arası yaptığı bir işlemle kazandırmada bulunmasının gerektiği, detayları anlatılan işlemlerde ve bilirkişi raporunda murisin davalılar lehine şirket hisselerine yönelik bir kazandırmasının bulunmadığı, dolaysıyla tenkis isteminin de şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN İLK KALDIRMA KARARI
Dairemizin ......... tarihli kararıyla; ... 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 ve 115. maddelerine göre görev, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
Dava konusu uyuşmazlık; limited şirket hisse devrine ilişkin olup, bu hisselerin devrinin ne şekilde yapıldığı ve yapılması gerektiği, muris ile diğer davalı arasında yapılan hisse devrinin geçerli olup, olmadığı, muvazaa nedeniyle iptali gerekip, gerekmediği hususlarında 6102 sayılı TTK'daki ilgili hükümler de gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. (....... karar sayılı ilamı) Bu durumda, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine girdiği dikkate alınarak mahkemece, göreve dair dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi kararı ile verilmesi gerekirken,
davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf isteminin esasa ilişkin diğer nedenler incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının, HMK nın 353/1-a/3 maddesi uyarınca kaldırılmasına şeklinde karar verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI YEREL MAHKEME KARARI
Mahkemece, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, 6100 sayılı HMK 20/1 maddesi gereğince kararın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş olması halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren; Kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içerisinde başvurulduğu takdirde dosyanın görevli ve yetkili ........ gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN KARARI
Dairemizin.......... tarihli kararıyla; ...dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın görev yönünden usulden reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
GÖREVLİ YEREL MAHKEME KARARI
Mahkemece, şirket kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen ...... tarihli asıl, ....... ve ........ tarihli ek raporlara göre; anılan şirketin ..... tarihinde, ....... yevmiye numarası ile tescil edildiği, tescil edilmeden önce şirketi kuran kişilerden olan muris ...’ın kendisine ait şahsi firmasının öz sermaye tespitini yaptırdığı......... karar sayılı dosyasıyla murisin şahıs şirketinin öz sermayesinin ......
TL olarak tespit edildiği, murisin sermaye olarak bu bedeli koyduğu, davalıların ise .......’er TL sermaye koymayı taahhüt ettikleri, taahhüt edilen sermaye bedellerinin ..... tarihinde her iki davalı tarafından .......’er TL olarak nakden, kalan kısımlarının ise....... tarihlerinde banka vasıtasıyla ödenerek, sermaye taahhütlerinin yerine getirildiği, bu ödemelerin şirket kayıtlarına girdiği, şirket kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin olduğu, banka aracılığıyla yapılan ödemelerin şirketin .........’taki hesabına yatırılmış olduğu, bu şekilde şirket kayıtları ile banka kayıtlarının uyumlu olduğu,
yine şirketin 2011-2013 arası karlılık durumunun olduğu, ancak ortaklara kar payının dağıtılmadığının bildirildiği, bu şekilde davalıların şirket kuruluşundaki sermaye koyma borçlarını yerine getirdiklerinin gerek şirket kayıtları, gerek ise de banka kayıtları ile doğrulandığı, anılan bedellerin muris tarafından yatırıldığına dair bir verinin olmadığı gibi, davacı tarafça bu yönde de bir delilin dosyaya sunulmadığı, muris ...’ün malvarlığından davalılara karşılıksız kazandırma yaptığı açık, şüpheye yer bırakmayacak delillerle ispatlanamadığı, dolayısıyla denkleştirme talebinin yerinde olmadığı,
yine tenkis istemi yönünden de açıklandığı üzere; murisin ölüme bağlı bir işlemle veya sağlar arası yaptığı bir işlemle kazandırmada bulunmasının gerektiği, anlatılan işlemlerde ve bilirkişi raporunda murisin davalılar lehine şirket hisselerine yönelik bir kazandırmasının bulunmadığı, dolaysıyla tenkis isteminin de şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin miras bırakanı olan ...'ün 15/03/2017 tarihinde vefat ettiğini, ... vefat etmeden önce davalılar lehine müvekkili aleyhine sağlar arası kazandırmalar yaptığını, yapılan kazanımlar nedeniyle müvekkilinin miras hakkının zedelendiğini, 4172 sayılı TMK'nın 669. maddesi gereğince söz konusu kazandırmaların terekeye iade edilip, mirasın yeniden tanzim edilmesi gerektiğini, ancak mahkemenin eksik ve yetersiz araştırmalara dayanarak hüküm kurduğunu, mezkur kazandırmaların muvazaalı olup, mirastan mal kaçırma amacına muaf bulunduğunu,
muris ...'ün uyuşmazlık konusu şirkete davalılarla birlikte ortak olma ihtiyacının olmadığını, davalıların zaten halihazırda çalışıyor olduklarını, ortaklıktan önce de sonra da şirketteki tek söz sahibinin murisin kendisi olduğunu, şirketin statüsünün değiştirilerek davalıların ortak yapılmasının yalnızca mirastan mal kaçırma amacına mutaf olduğunu, mahkeme tarafından gerekli araştırmanın yapılmadığını, davalıların ve murisin muvazaalı işlem yaparak müvekkilinden mal kaçırdığını, delillerin ve iddiaların eksik değerlendirilmesinin adil yargılama hakkının ihlali olduğunu,
bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle; ölüme bağlı tasarruf (tenkis) istemine ilişkindir.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine, davalıya ait söz konusu şirket hisselerinin bedelinin tarafların ortak murisi tarafından ödendiği ispat edilemediğine göre, denkleştirme ve tenkise tabi olacak muris ...’ün malvarlığından davalılara karşılıksız kazandırma yapıldığının ispatlanamadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/23, K. 2024/191, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama