KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/35
- Karar No
- 2024/605
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Dosya no
- .....
- Karar no
- ......
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ......
- Numarası
- ......
- Davacı
- ... - (...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - (...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- ....
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ....... Karar sayılı dosyasında verilen..... tarihli kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; açmış oldukları menfi tespit davasında arabuluculuğun dava şartı olmadığı yönünde .... kesin kararı olduğunu, davalının davacıya karşı ... TL bedelli bonoya istinaden ..... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü icra takibi yaptığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki veya ticari ilişkinin bulunmadığını, bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığının çıplak gözle bile anlaşıldığını ileri sürerek davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının alacağın %...'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde öne sürdüğü tüm iddiaların gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu icra takip dosyalarında yer alan bonolardaki imzaların davacıya ait olduğunu, davacı tarafından borca itiraz davası açıldığı,
davanın süre aşımından reddedildiğini, kıymetli evrakın doğumuna neden olan asıl hukuki ilişkinin mücerretlik ilkesi gereği kıymetli evrakı etkilemediğini, bononun da kıymetli evrak mahiyetinde olması nedeniyle illetten mücerret bir evrak olduğunu, asıl borç ilişkisinin gerçekleşmemesi geçersiz olması yada sonradan ortadan kalkmasının kambiyo senedindeki borcun geçerliliğini etkilemediğini belirterek davanın reddine, davacının kötü niyetli olmasından dolayı %...'den aşağı olamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, "...Her ne kadar davacı tarafça dava açılırken dava değeri .... TL olarak bildirilmiş ise de borçlu olunmadığının tespiti talep edilen .... takip nolu dosyalarının UYAP sisteminde eklenerek yapılan incelemesinde her iki takip dosyasında toplam icra takip çıkışının.... TL olduğu anlaşıldığından davanın reddine ilişkin hüküm ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilirken dava değerinin .....
TL olduğu kabul edilerek bu bedel üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde...... tarihli rapor ile bono altındaki imzaların davacı ...'a ait olduğu hususu tereddüte yer vermeyecek şekilde ispat edilmiş olduğundan davanın reddine dair hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Ayrıca davalı tarafça cevap dilekçesi ile birlikte kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de mahkememizin ... tarihli ara kararına istinaden davaya konu icra takiplerinde icra veznesine giren paranın davalı alacaklıya ödenmesi yönü ile tedbir kararı verilmiş ise de davacı tarafça mahkememizce hükmedilen teminat miktarı yatırılmadığından tedbir kararı fiilen uygulanmamış ve bu durumda davalı alacaklının İİK madde .....de düzenlenen zararının oluşmadığı değerlendirilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun denetine elverişli olmadığını, bono ile mukayese imzalar arasında farklılık olduğunun açık bir şekilde anlaşılması karşısında bu hususta raporda açıklama yapılmadığını, raporu düzenleyen uzmanların grafolojik ve grafometrik konusunda uzman olmadıklarını, raporda mukayeseye esas alınan bir kısım belgelerin fotokopi olduğunu, senedin düzenlenme tarihinden önceki imzaların toplanmadığını, yerel mahkeme tarafından düzenlenen rapora karşı yargılama sırasında yasal süresi içerisinde itirazda bulunmalarına rağmen dikkate alınmadığını,
mahkemece dava konusu bonolar üzerinde sadece imza incelemesi yapıldığını, dava dilekçesinde yazı itirazında da bulunduklarını, yazı hususunda inceleme yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, imzalarının sahte olduğu ileri sürülen dava konusu......
TL bedelli iki adet bono altındaki keşideci imzalarının davacıya ait olduğunun ....... düzenlenen.......arihli uzmanlık raporu ile tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tespit edildiği, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, ispatlanamayan davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/35, K. 2024/605, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama