KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/368
- Karar No
- 2024/1095
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- .....
- Numarası
- .....
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ..., Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ...,
Karar Metni
937 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Av. ...
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..... YAZIM TARİHİ : ....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin ... fabrikasında vardiyeli olarak çalıştığını, davalı taraf ile herhangi bir tanışıklığının olmadığını, davalı tarafın müvekkiline borç verdiği iddiasıyla kambiyo senetlerine ilişkin olarak ....... esas sayısıyla icra takibi başlatıldığını, ....... esas sayılı dosya ile borca ve imzaya itirazda bulunulduğunu, .......tarafından yapılan incelemede senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, davalının resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan.......esas sayılı dosyasında yargılandığını,
müvekkilinin icrayı durdurabilmek için teminat yatırması sebebiyle birden fazla kişiye borçlandığını, ekonomisinin alt üst olduğunu,..... çekmiş olduğu kredileri ödeyemez hale geldiğini, manevi yönden çok fazla yıprandığını, eşi tarafından terk edildiğini, aile birliği ve düzeni kurgusal bu borç yüzünden büyük zararlar gördüğünü, bu nedenle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, ......esas sayılı takip dosyası ile takibe konulan senetlerin iptaline, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %..'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının iddialarının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının kendi rızasıyla senet imzaladığını, senet üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu, davacının tarafın besicilik işiyle uğraştığını, aralarında ticari ilişki bulunduğunu,......esaslı dosyasında borçlu tarafa usulüne uygun tebligatlar yapıldığını, davacının tamamen kötü niyetli olarak borcunu ödemediğini, davacının tüm iddia ve taleplerinin reddine ve icra takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI
Mahkemece, ...davacı hakkında,...... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının .... düzenlenme.... düzenlenme......TL bedelli senet olduğu, davacının iş bu senetler nedeniyle, borçlu olmadığının tespiti yönünden iş bu davayı açtığı, davacının imza inkarında bulunduğu, kesinleşen icra hukuk mahkemesi ve kesinleşen ceza mahkemesinde alınan raporlar ve kararlardaki belirlemelere göre açık ve net bir şekilde, davaya konu edilen senetler üzerindeki imzanın davacı ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, İİK maddesi 72/5 hükmü.
“Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu Menfi Tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” düzenlemesini içerdiği, bu hüküm uyarınca davacı takip borçlusu lehine kötü niyet tazminatına hükmolunabilmesi, menfi tespit davasına konu takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmasına bağlı olduğu, somut uyuşmazlıkta, kesinleşen ceza mahkemesindeki belirlemeler dikkate alındığında; davaya konu senetlerin iğfal kabiliyetine haiz olmaları, davacı ile davalı arasında herhangi bir görüşme yahut iletişimin mevcut olmadığı,
davalının ....... çalışmakta iken aynı dönemde hastaneye tedavi amacıyla gelen davacıya ait kimlik bilgilerini elde ederek gerçeğe aykırı şekilde düzenlediği suça konu 2 adet sahte bonoyu icra takibine konu yaparak davacı aleyhine giriştiği icra takibi ile davacıya ait araç kaydı üzerine haciz şerhi işlettiği ancak davacının takibe yönelik İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurması üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği,
davalının suça konu aldatma kabiliyeti bulunan sahte 2 adet bonoyu icra takibine konu etmek suretiyle üzerine atılı resmî belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırılıcılık suçlarını işlediğinin kesin olduğu dikkate alınarak takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığının anlaşıldığı, bu sebeple davacının kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili, davacının iddialarının tamamen asılsız ve borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılarak, davanın reddine ve icra takibinin kaldığı yerden devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, menfi tespit talebine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince davalı tarafından icraya konu edilen senetlerdeki imzaların davacı ...'ın elinin ürünü olmadığının tespit edilmesi, davalının resmî belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırılıcılık suçlarından cezalandırılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüştür.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/368, K. 2024/1095, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama