KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/760
- Karar No
- 2024/1738
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- ..
- Karar no
- ...
- Başkan
- .... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ....
- Numarası
- ....
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ... & Av. ...
- Davalılar
- 1-... - ... .
- Vekilleri
- Av. ... & Av. ...
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- Av. ... & Av. ...
- Davalılar
- 1-...
Karar Metni
1.414 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
2-... - ... 3-... - ... 4-... - ...
VEKİLLERİ
Av. ... & Av. ... 5-.....
DAVANIN KONUSU
Alacak (Banka GKS'den Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : .... YAZIM TARİHİ :....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalılar vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
ASIL DAVA
Davacı...... vekili, müvekkili banka ile davalı......kapsamında diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, asıl borçlunun borcu ödememesi üzerine hesabın kati ile ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ..... tarihinden itibaren işleyecek ....... oranında temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı ....... vekili, müvekkili banka ve davalı ... . arasındak... kapsamında diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, asıl borçlunun borcu ödememesi üzerine hesabın kati ile ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla... tarihinden itibaren işleyecek ... oranında temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, hesap kat ihtarnamesine yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, müvekkillerinden "faizin diğer vergisi" gibi birtakım feri alacakların istenemeyeceğini, ayrıca davalıların bankaya ipotek verdiğini ve verilen teminatlara başvurulmaksızın doğrudan dava açılmasının hukuken doğru olmadığını beyanla davanın reddi ile.. tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece,..... tarihli rapor uyarınca ... tarihi itibari ile asıl borçlu şirketin toplam .... TL ve dava tarihi itibari ile.... TL toplam borcu olduğu, diğer davalıların sözleşmeye ....
TL kredi limiti ile kefaletlerinin olduğu, ihtarnamenin asıl borçlu şirket ile diğer davalılara keşide edildiği, sözleşmenin 4.2 maddesi gereğince .... temerrüt faizi işletilmesinin uygun olduğu, çek karnesi yönünden diğer davalıların kefaletinin olmaması nedeniyle davalılardan çeklerden dolayı depo talebinin yerinde olmayacağı, birleşen dosya yönünden alınan...... tarihli bilirkişi raporu uyarınca, asıl borçlunun... kat tarihi itibariyle toplam...... dava tarihi itibariyle .. borcunun olduğunun tespit edildiği,
kefaletten kaynaklı diğer davalılar ..., ... ve ...nin sözleşmede....... kredi limiti ile kefaletlerinin olması ve hesap kat edildiğinde asıl borçlu ile birlikte davalılara da keşide edilmesi olması nedeniyle ... tarihinde temerrüde düşürüldüğünden asıl borçlu şirketin borcunun tamamından sorumlu olduklarını sözleşmenin .. maddesi gereğince.... temerrüt faizi işletilmesinin uygun olduğu, taraflar arasındaki hüküm ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın hesap kat işleminin yerinde olduğu,
kat ihtarının .... tarihinde tebliğ edildiği ve . gün süre verildiği nazara alındığında ...... tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, dava tarihi itibariyle asıl alacağın ..
TL olduğu kabul edildiği, ayrıca faiz talep tarihinin..... olarak belirtilmesi nedeniyle ve bununla bağlı kalınarak temerrüt tarihine... esas sayılı dava dosyası bakımından ....... belirtilen dosyası dosyamız ile birleştirilmiş ise de, asıl borçluların farklı olduğu ancak yeniden tefrik kararı vermenin usul ekonomisine uygun olmayacak olması nedeniyle yeniden tefrik kararı verilmediği,... tarihinde hesabın kat edildiği, hesap katın .... tarihinde tebliğ edildiği,.... tarihinde temerrüde düştükleri, rapor uyarınca dava tarihi itibariyle....
TL asıl alacak ve buna taleple bağlı kalınarak .... tarihinden temerrüt tarihine.......oranında temerrüd faizi uygulanması gerektiği belirtilerek asıl davanın kısmen kabulü ile ....
TL asıl alacak ve buna ... tarihinden..... tarihine kadar işleyecek.... oranında akdi faiz, .... tarihinden itibaren işleyecek....oranındaki temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine; birleşen .... sayılı davanın kabulü ile.....TL asıl alacak ve buna.... tarihinden .... tarihine kadar işleyecek... tarihinden itibaren işleyecek ..... oranındaki temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili; davalıları farklı dosyaların birleştirilmeleri hukuken mümkün olmadığından dosyaların tefriki gerektiğini, birleşenlerden asıl dava.... sayılı davada davalılardan ... ile ..., birleşen . .....
Esas sayılı dosyasında davalı olarak yer almadığını, bu iki davalının, birleştirilen diğer dosya ile hiç bir ilgisinin olmadığını, buna karşın birleşen ...... sayılı dosyasında davalı ...'in ise asıl dosyayla bağlantısı olmadığını, üstelik durumun yerel mahkemece de fark edildiğini ve kararın . sayfasında konuya ilişkin ayrı bir paragraf açılarak, asıl borçluların farklı olduğu,
ancak yeniden tefrik kararı vermenin usul ekonomisine uygun olmayacağı gerekçe gösterilerek tefrik kararı verilmediğinin belirtildiğini, takipten önce bankanın müvekkillere yaptığı ihtarnamelere karşılık cevab-i ihtarnameleri dosyaya sunmalarına rağmen mahkemece değerlendirilmediğini, takipte "kredi kullanım operasyon masrafı, devre sonu operasyon hizmet masrafı, çek istihbarat masrafı" gibi isimler adı altında müvekkillerinden haksız ödemeler talep edildiğini, bilirkişinin bu hususlara değinmediğini, faizin diğer vergisi gibi bir takım fer'i alacak kalemlerinin de
istenemeyeceğini, faiz oranları, tarihi ve türü belirsiz olduğu gibi müvekkillerinin temerrüte düşürülmediğini, takipte faiz başlangıç tarihi ve oranının belirtilmediğini, yabancı para alacağının takip tarihinde .. uyguladığı efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmesi gerekirken alacaklının bunu yapmayıp uygulanan kur ile ilgili ödeme emrinde açıklamaya yer verilmiş ise de belirtilen kurun doğruluğunu teyit eder bir belge ödeme emrine eklenilmediğini, müvekkillerinin verdiği ipotek teminatlarına gidilmediği gibi kefillerin sorumluluk miktarı belirsiz olduğundan kefaletlerin de geçersiz olduğunu,
ayrıca TBK'nın 583. maddesi gereği kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış ibare bulunmadığından kefalet geçersiz olduğunu, bunlardan ayrıca teminat senetleri de bankaya verilmiş olup bunların akıbetlerinin belli olmadığını, herhangi bir mahsup işlemi yapılıp yapılmadığının netleştirilmediğini, hükmolunan .akdi faiz ve .. temerrüt faizi infazı kabil olmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar hukuki niteliği itibariyle, .. kapsamında ödenmeyip kat edilen bakiye borcun asıl borçlu ve kefillerden tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Asıl dava ve birleşen dava dosyaları incelendiğinde .. göre kredi borçlusu davalı şirketlerin birbirinden farklı olduğu, davalı kefiller içinde de farklılıklar bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda birleştirme kararı verilmişse de dosyaların birleştirilmesinin sonuca etkili olmadığı, tekrar ayırma kararı verilmesi durumunda yargılamanın uzaması ve gereksiz masraf yapılacak olması nedeniyle bu durumun HMK m. 30 usul ekonomisine aykırı olacağı anlaşılmakla dosyaların ayrılması yönündeki davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı asıl borçluların .. nedeniyle davacı bankaya borçlarının bulunup bulunmadığı, kefillerin kefaletinin geçerli olup olmadığı konusundadır.
Davalı taraf, davacı bankanın müvekkilleri aleyhinde öncede icra takibi başlattığını belirtmişse de dosya kapsamında buna ilişkin bir bilgi yer almamaktadır. Davalı vekili tarafından HMK m. 25 taraflarca yerine getirilme ilkesine göre icra dosya numarası da bildirilmemiştir.
Davalı taraf, müvekkillerinin dava konusu borca ilişkin olarak ipotek verdiklerini belirtmişse de hangi davalının hangi taşınmazı hakkında ipotek verdiğini somutlaştırmamıştır. Gerek dava dilekçesinde gerekse de banka kat ihtarında da ipotekli taşınmazlardan bahsedilmemiştir. Bu nedenle gerek icra dosyası gerekse ipotek verildiği yönündeki istinaf gerekçeleri dikkate alınmamıştır.
Taraflar arasında yapılan..... oranında akdi faiz belirlendiği, belirlenen bu faiz oranının ......oranında temerrüt faizi kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık ticari niteliktedir. Bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizi hesabının genel hükümlere oranla özel hüküm niteliğindeki TTK'nın 8. maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerekmektedir. Anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olup, nakdi kredi alacağının tespitinde, temerrüt halinde uygulanacak temerrüt faizi oranı ticari mahiyetteki .... hükümlerine göre tespit olunmalıdır. Dolayısıyla, akdi ve temerrüt faiz oranlarını sınırlayan TBK m. 88 ve 120 maddeleri somut olayda uygulanmaz.
Yapılan bu açıklamalar kapsamında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin vaki istinaf başvurusunun esastan reddi cihetine gidilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/760, K. 2024/1738, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama